December 28, 2012

devrimin d'si, ayakta'nın t'si


vatan gazetesi'nin internet versiyonundan aldım yukardaki fotoğrafı. ses getirmesine, gazetelerde yer bulmasına sevindim. çok kalabalıktık, okulun içinde trafiği durdurduk. sağlık merkezinin önünden geçerken çalışanlar dışarı çıkıp destek verdi, aramızda da vardı okul personeli. hocalar, öğrenciler, mezunlar, hep beraberdik.

yürüyüşten sonra stadyuma girdiğimizde annemle kardeşimi oturmaları için devrim yazısının d'sinin oraya yolladım, telefonları yok, sabit bi yerde durmazlarsa birbirimizi bulamazdık. ben de 2 arkadaşımla "ODTÜ AYAKTA" yazısının T'sinin ucunu oluşturmak üzere sıraya girdim. biz T olurken babam "nerdesiniz?" diye aradı, onu devrimin d'sine yönlendirdim. sonra farkettim ki insanlar oturunca devrim yazısı görünmüyor. sabredin, bi yere varacağım bunları anlatarak ahhahah!

yazıyı oluşturduk, kalktık, annemlerin yanına tırmandım, zira devrimin d'sinin tepesi stadyumun sıralarının en yukarsıdır. sonra da babam d'yi nasıl görecek de bizi nasıl bulacak diye dertlenmeye başladım, o arada program başladı, konuşmalar, şarkılar, türküler. derken babam beliriverdi. ben "oha nasıl buldun ama nasıl buldun, yazı görünmüyor?" diye saçmalarken babam şunu dedi: "devrimin d'sinin nerde olduğunu görmeden de biliyoruz kızım." bi de yukarlardan gelmiş, ne çamura bulanmış, ne kalabalığa girmiş. kendimi çok çömez hissettim.

annem de bozdu bi ara beni, biri sahnede şiir okuyordu. annem dönüp "çok takdir ediyorum bu kadını" dedi. ben kim olduğunu bilmiyordum kadının. şöyle bi cevap aldım: "gülsen tuncer tiyatro sanatçısı ama sen şöyle hatırlayacaksın, aşkı memnu dizisindeki hala rolünü oynamıştı." öyle hatırladım kim olduğunu evet, aşkı memnu hayatımda baştan sona ağlaya ağlaya seyrettiğim tek dizidir, anlaşılan ailem bunu asla unutmayacak.

protesto buluşmasına inci küpelerim ve çiçekli eteğimle, üstüne bi de makyaj yapıp gitmiş olmam da yankı buldu ahhahhaha! çamuru tahmin etseydim kazı botlarımı giyerdim aslında ama gene de pişman değilim. benim için dünkü toplanmamız, daha iyi günlerin geleceğine dair bi kutlamaydı. vesileyle molotof kokteyli yapmaya bi milyon ışık yılı kadar uzak biri olduğumun da altını çizmiş oldum herhalde. böyle suçlayacaksak birbirimizi eğer, ben de bi takım evlerin bahçelerine domuz bağıyla bağlanmış insan gömmeyi nerde öğrettiklerini sorarım. böyle şeyler sormak istemiyorum, böyle soruları kaale almıyorum. ama hatırlıyorum o evleri ve toplu mezarları. çünkü koyun değilim, aptal hiç değilim.

dünden geriye iyi bi his kaldı içimde, bi de biraz burukluk. babamla yanyana konuşmaları dinlerken bi ara ağladığını farkettim. atkısının ucuyla gözlerini siliyordu. babam için 40 yıl sonra aynı yerde, yanında kazık kadar kızıyla oturmanın nasıl bi his olduğunu düşündüm. sonra binlerce insan, hiç tanışamadığımız okul arkadaşlarımız için ayağa kalktık, tek ve gür bi ses olduk, "odtü ayakta, odtü yürüyor, gelenek sürüyor!" diye.

ben odtü'yü yazmaya devam edeceğim sanırım ara ara, marjinal tipler olmadığımızı, silahlı hiç olmadığımızı. sadece değişim görmek isteyen, canına tak etmiş, hakaretten bıkmış insanlar olduğumuzu.

3 comments:

  1. Gözlerim doldu okurken... iyi ki varsiniz... iyi ki variz ve yalniz degiliz.

    ReplyDelete
    Replies
    1. leyla, senin kalbimde yerin çok ayrı!

      Delete
  2. Devrimin D si:)) babaya selam olsun..

    ReplyDelete