February 22, 2013

hoşçakal sucuk!

et yemeyi bırakalı 1 ayı biraz geçti. zaten hiç bi zaman çok iyi olmadı aramız, bari sucuğu salamı da çıkarayım hayatımdan dedim. mızmızlıktan değil, tadını ve kokusunu sevemedim etin, yediğim bütün et mamülleri de baharat doluymuş zaten, sonradan farkettim.

etle olan ilişkimi annem yamulttu aslında. "hiç bi şey yemiyor, bari köfte yesin" diye köfte-inek bağlantısını tamamen sildi kafamdan. ya da hiç kurulmadı o bağlantı. uyandığımda kazık kadardım. çok saftirik bi çocukmuşum allahım.

deniz mahsülü yemedim hiç, arada ayıp olmasın diye yediğim toplam 3-4 balık ve nedense izmir'de değil de ankara'da alıştığım midye dışında. geriye kalanların zaten kaşları, bıyıkları ve antenleri falan var, asla yapamadım.

barbar kocam, tavuk yiyeyim diye önce haşlayıp ardından kızartıp nihayetinde de fırına falan veriyordu. bi de sosa falan bulanınca zaten tavuk olmaktan çıkıyordu. ondan sonra da sofrada yiyiyor muyum diye bakmalar, "yahu yok bunda kemik falan, nerden çıkarıyorsun" demeler, aile saadetimiz söz konusuydu.

sonra bi de hiç aklımdan çıkmayan bi hikaye var. anneannemin çiftlikteki danası. erken doğmuş, kışı çıkaramaz diye evin içine almış annaaanem. sonra da bi kediye dönüşmüş dana, gel'den git'ten anlayıp annanemi çarşıya pazara falan takip etmeye başlamış. sonra nasıl köfte yaparsın bu hayvandan?

bütün bu ahval ve şerait içinde bıraktım et yemeyi sessiz sessiz. dışarda yemek yerken zorlanacağımı düşünüyordum, çok da korkunç değil. her yerde makarna ve hatta erişte falan var. geceleri de mercimek çorbası ve kaşarlı tost var. herkes kokoreç yerken biraz bozuluyorum ama olsun.

16 comments:

  1. herkes söylüyordur ve eminim bıkmışsındır ama aldığın proteine dikkat etmen lazım galba :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. aaa olur mu hiç, tavsiyelere ihtiyacım var :)
      yumurta yiyiyorum ama herhalde takviye bi şeyler almakta fayda var. soya fasulyesi var bi de değil mi?

      Delete
  2. tebrikler Mina! :-) ben de kirmizi etle bir kac defa vedalasmistim, ancak sonuncu vedalasmam gecen sene dahiliyecimin asiri derecede demir eksikligi bulgusu ve haftalarca damardan demir infüzyon tedavisi ile sonlaninca, haftada bir yer oldum yine... aman dikkat et!
    öte yandan insan ne yiyecegini sasiriyor... seker ve beyaz un maalesef uyusturucu ile esdeger derece zararli bulunuyor... tavuklar, yetistirilis tarzi nedeniyle zaten mutant bir tümör deposu, yumurtalari da öyle...baliklarda deniz kirliligi dolayisiyla agir metaller... soya ve misirda agir derecede gdo... süt ve süt ürünlerinin gectigi islemler dolayisiyla insan vücudunda yabanci madde olarak algilanisi vs vs...
    o yüzden mecburen, arada bilinen bir kasaptan minik bir parca et/veya köfte, ve sebze seklinde devam ediyorum... (oysa ne kadar da ikiyüzlü, hic bir hayvani öldürebilecek biri degilim, yüzlerine karsi sevgi dolu dostlariyim, ama kasaba geldiklerinde bir parca da ben aliyorum.... vicdanen hic rahat degilim)
    beslenme sorunsalina bi cözüm bulursan, bizimle de paylas ne olur... 21. yüzyilda bolluk icindeymis gibi görünen hayatlarimizda, acliktan kirilma noktasindaymisiz gibi geliyor bazen..

    ReplyDelete
    Replies
    1. sebze çorbasına dadandım, evde ne varsa, pırasa, havuç, patates, bi avuç mercimek. zeytinyağı koyuyorum biraz, blendırdan geçiriyorum. dün gece köri ekledim, bi de erişte attım içine, hint çorbası diye içtik :)

      pazar günü organik pazara gideyim bi, organik yumurta ve yoğurtla en azından bi hafta idare ederim. unu da ordan alıyorum çoğu zaman, evde ekmek yapmak için.

      çalışacağım biraz bu beslenme rejimi üzerine. gönül ister ki sebzeyi de kendimiz yetiştirelim kimyasalsız, hormonsuz falan.

      Delete
    2. oh ne sahane Ferminacim, ben de herseye bir avuc mercimek atip corba yapar oldum su siralar... zerdecal, tatli kirmizi biber, nane filan da koyuyorum. Bir de körili deniyim bu aksam.
      Et zaten zoraki girmisti gecen sene hayatima, ben de cikarayim kurtulayim bari. Simdiden bir ferahlik rahatlama geldi üstüme...

      Delete
  3. La de get be, ona bakarsan bitkiler de canlı. Kaşı gözü yok diye mi yiyoruz garibanları :)
    Yiyecekle ilgili ne söylerlerse kulağımı tıkayıp bildiğimi okumaya devam ediyorum. Başetmek mümkün değil, son çare zıkkım yemek ama o da zehirli. O yüzden devam et gitsin bildiğin gibi.
    Ha küpe çiçeğinin çorbası da güzel olur. Diyeyim de sen yine de inanma :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. ahhahahha! valla galiba kaşları gözleri yok diye yiyiyoruz :) ya da tarlada falan rahat rahat büyüyorlar diye, et endüstrisi çok çirkin bi endüstri, içim almıyor.
      her şeyle oynadılar ablacığım, haklısın, hangi birinden kaçacağız. ama ben de sinirleniyorum markete gidip de ithal domates falan görünce, buğday ithal ediyormuşuz, inanabiliyor musun? güzelim tohumların anavatanı burası halbuki. kendi çapımda inatlaşıyorum, ayaş domatesi yemek istiyorum, kafam kadar çilekler almak zorunda kalmayayım istiyorum :)
      küpe çiçeği çorbası mesajını aldım, bu dersten geçmem mümkün değil sanırım, artık bütünlemelere bakacağız :)

      Delete
  4. koyunlar ölmesin ama et yiyebilelim :(
    inekler ve tavuklar da :(

    ReplyDelete
    Replies
    1. ya merhametinden bırakacaksın eninde sonunda et yemeyi ya da bilim adamı kuulluğu gelecek üzerine ve düşünmemeye başlayacaksın, bakalım merakla bekliyorum gelişmeleri :)

      Delete
    2. valla ben de çok merakla bekliyorum.

      Delete
  5. Leylak dalı ne güzel özetlemişsin 'yesek bi türlü, yemesek bi türlü' olan hayatımızı.
    Keşke kümesimiz, sebze yetiştirmek için bahçemiz olsa. Yani köyde yaşasak mis gibi.
    Benim de vicdanım rahat değil et yerken, tadını seviyorum ama benim damak tadım şenlensin diye (doyayım diye bile değil) ağzı, burnu, ruhu olan canlılardan vazgeçiyorum. Offf çok kötü :(
    Baklagilleri, pekmezi falan bol yemen lazım sanırım, kolay gelsin...

    ReplyDelete
    Replies
    1. leylak dalı beni serumla beslenmeye davet etmiş :) o yorumu yazan leyla başka bi arkadaşım.
      ağzı, burnu, ruhu olan canlılar, çok sevdim bunu!
      geçen yaz domates ekmeye kalktım, çok acıklı oldu netice, onca tohumdan sadece 2 adet domates hasadı yaptık. saksıda çok zor ya da ben beceremiyorum. (gene açık verdim botanikten!) bu yıl fide almayı deneyeceğiz bakalım.
      eninde sonunda atacağız kapağı şehirden uzak bi yere, hayattaki tek hedefim bu. bi bahçe, meyve ağaçları, az insan, hiç trafik falan.
      çok teşekkür ederim, allahtan her türlü otu yiyiyorum, pekmeze de bayılırım :)

      Delete
  6. tebrikler ve basarilar fermina daza! ben de teoride et yememenin faydalarina katilmakla beraber pratikte cok zayifim! ah o kebaplarin gozu kor olsun..
    teorik arastirmalarimdan bildigim kadariyla baklagiller oldukca kritik, hem protein acisindan hem de pilavdi, makarnaydi yerine gecmesi bakimindan -mideyi bi guzel sisiriyor neticede :) bir de yogurt!
    yogaya da devam ediyorsan eger yakinda dunyanin en saglikli insanlarindan olcaksin :))

    ReplyDelete
    Replies
    1. teşekkür ederim :) ya evet, buraların mutfağı çaktırmadan da et yediriyor insana, mantı mesela :)
      girmem gereken bi check-up var, ne zamandır kaçtığım, o arada sormayı düşünüyorum bu etsiz hayatı. b12 almak lazım diye duydum.
      gittiğimiz yoga salonu insanla dolup taşmaya başladı, kucak kucağa bi hal aldı, neden anlamadım. böyle daha küçük ve sakin bi yer bakınıyorum. ve daha ucuz! spor salonuna devam ama :)

      Delete
  7. Çocukluğumdan beri et yemiyorum, yani sanırım 20 seneyi geçti. Bir o kadar da abim yemiyor. İkimiz de maşallah çok sağlamız. Önemli olan, gerekli şeyleri es geçmemek, mesela bakliyat alman gerekli sık sık. Biz böyle etyemez iki çocuk olduğumuzdan annem her zaman mercimek çorbası bulundururdu mesela dolapta ya da onun muadili şeyler.

    Tavsiye olarak sana bakliyatla ilgili her türlü yemeğin izini sürmeni öneririm. Çünkü mesela mercimek köftesiydi, felafeldi, çorbaydı derken bunlara katılanlarla sebze ihtiyacın da güzel gideriliyor. Bir de Ender Saraç var hani doktor. Onun kitaplarından edinirsen sağlam protein desteği bulabileceğin yemek tariflerine ulaşabilirsin.

    Başka da sormak isteyeceğin bir şey olursa yine yazarım.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Tamam, bakayım ben Ender Saraç kitaplarına. Bak nerdeyse bir sene oldu, hiç de sıkıntı çekmedim aslında ne yesem diye, bakliyatı da her çeşit sebzeyi de çok severek yiyiyordum zaten, öyle devam ediyorum. Zorla yumurta yiyiyorum bir tek, yemiş olmak için. Şu yazdığın falafel tarifini deneyeceğim, hep elimde kaldı o köfteler, demek dondurmak gerekiyormuş :)
      Seviniyorum valla böyle uzun zamandır et yemeyenlerle karşılaşınca :) Hayatımdaki en istikrarlı karar bu oldu, bütün alışverişi de pazardan ve mahalle dükkanlarından yapıyorum, ona da seviniyorum. Ben sorarım sana o zaman, aklıma takılan falan bir şeyler olursa, iyi oldu bu :)

      Delete