March 7, 2013

muchas gracias

bu hafta nasıl geçti anlamadım, perşembe olmuş. evde 2 köpek beni çok yordu, sürekli arkalarından ortalığı toplayıp paspas falan yapıyorum. bu gece kimse sağa sola işememiş, uyanınca çok sevindim. koko'nun zaten tuvalet terbiyesi var ama gıcıklığının sınırları yok. diğer çocuğu da çişini dışarı yaptığında kıtır mamayla ödüllendirerek terbiye etmeyi başarmış olabiliriz. belllki. meybi beybi.

neyse, aslında bi doğum günü kutlamak için geldim, sonra ütü yapmaya gideceğim.

yıllardır her yerde kullandığım takma adımın esas babası, beni ergenlik buhranlarından çıkaran, yepyeni hayali dünyalara sokan, yıllardır tekrar tekrar okuduğum kitapların yazarı gabriel garcia marquez dün 86 oldu. artık yazamıyor ama olsun, iyi ki gelmiş bu dünyaya, yoksa benim küçük dünyam ne kadar kuru ve sıkıcı olurdu.

kolombiya karayipleri, amazon ormanları falan insanın içine işliyor marquez okurken. geçen gece amazon hayvanları belgeseli seyrederken bunu düşündüm. ben çok havalı ve entellektüel bunları düşünürken dışarı şöyle bi cümle çıkabildi sadece: "nehir yunuslarını çok ilginç buluyorum".

nehir yunusları da çok ilginç ama gerçekten, amazonlar'dakiler bayağı pembe. nerdeyse körler ve tatlı suda yaşıyorlar.

çok büyük hayallerimden biri kolombiya karayipleri'ni görmek, böyle sindire sindire gezmek. ayaklarım su toplasın, gıda zehirlenmesi, turist diyaresi falan olayım.

tüm bunlar ve kitaplığımdaki en eskimiş kitaplar için ona burdan "muchas gracias" demek istedim. şimdi de gidip köpeklerle televizyonun önünde güreşmemeleri konusunda ciddi bi konuşma yapmam gerekiyor.

3 comments:

  1. o konuşma gözümün önüne geldi... bayağısı ciddisin... kehkehkeh :))

    ReplyDelete
    Replies
    1. o televizyon kırılırsa bu yuva da yıkılır ahhahhaha :)

      Delete
  2. En sevdiğim yazar. Net. En sevdiğim kitabıysa Kırmızı Pazartesi :)

    ReplyDelete