July 25, 2013

Cereyan Yapıyor

Yenmeyen kemikler, çarpan camlara itinayla sıkıştırılır.

Koko biraz bozuldu ama sesini çıkarmadı. Köpek kemikleri, kahverengi "doğal" ve beyaz "sütlü" olmak üzere ikiye ayrılıyor ama sizi de bu batağa çekmeyeceğim.

Yaban hayatı biyologu bir arkadaşım var, dağlarda vaşak kakası aramak için köpek lazımmış, Koko'yu teklif ettim. Biraz yaşlı kaldı yavrumuz, önce eğitim varmış, sonra kaka arama. Gene de çok çaresiz kalırsa haber vermesini tembihledim.

Bundan bir önceki telefon konuşmamızda annemlerin bahçesine düşen yavru şahini ne yapacağımızı sormuştum aynı arkadaşıma. Vaşaklar, şahinler falan arasında da kardeşimi gecenin bir saati sıkıştığı yerden kurtarmışlığı var. Hakkımda ne düşündüğünü merak ettim bunları yazarken. 3 sene önce de çocuk projemize yardım etmişti. Eli yüzü düzgün, auralı bir biyologtur, üstüne yapışan kız çocuklarını teker teker indirmek zorunda kalmıştık. Hormonlar çok acayip şeyler.

Masamı topladım, Koko uyuyor. Leylak Dalı'nın şurda anlattığı Ramazan pidesinden yaptım, mayalanmasını bekliyorum. Sanırım bugünün beşinci kahvesini içiyorum, bana mısın demiyor artık kafein. Şöyle bir uğradım, gideyim de biraz daha çalışayım ben.

8 comments:

  1. Yaban hayatı biyoloğu mu? Ne iş yapar ki onlar?! Hof... Yabana doğru... Into the Wild *.*

    Sinek Sekiz diye bir yayınevi var. Böyle, çevreci tipler. Galiba geri dönüştürülmüş kağıtlardan kullanıyorlar kitaplarında, çok emin değilim. Bir de değişik değişik işleri var, defter atölyesi yapmışlar. Geçenlerde sayfalarına baktım aklıma sen geldin. Bir de "Şehirdekiler İçin Sürdürülebilir Yaşam Rehberi" diye bi' kitap çıkarmışlar. Bir bakmak istiyorum çok. Böyle işte, aklıma sen de geldin.

    Lütfen yaban hayat biyoloğu arkadaşınla bir röportaj yap ve bizlerle paylaş! *.* Bizlerle dediğim de benim sadece galiba ama :D neyse.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Seni tanıştırayım ben arkadaşımla, sorularını ona sor doğrudan. Şimdi doktora yapıyor, en son foto-kapan kuruyordu dağlara bir yerlere, işini çok sever. Ben de onu çok severim, çünkü solucanından vaşağına inanılmaz bir sevgi ve ilgiyle bahseder canlılardan. Sayesinde en kokoş 13 yaşında kızlar ağızlarına yüzlerine solucan sürdü, bunu gözlerimle gördüm :)

      Facebook'ta bir takım permakültür gruplarını takip ediyorum, Şehirdekiler için Sürdürülebilir Yaşam Rehberi'ni gördüm. Ben alayım onu, benden alırsın bakmak için. Böyle şeyleri 2-3 ay ertelemek zorundayım tez yüzünden ama ondan sonra gelsin balkon bahçeciliği gitsin ekmek yapma atölyesi :)

      Delete
    2. Eheey çok güzel olur. Röportajı ben yaparım. Kendimce soru hazırlayayım o zaman ben şimdiden.

      Kitap işi de iyi olur. Malum, öğrenciyim. Genelde param yok. Alınacak kitap da çok. Azıcık senden tırtıklarım. Kafama yatarsa bi' tane alırım!

      Delete
    3. Ohooo istediğin kitap olsun, paylaşır okuruz, her zaman tırtıklayabilirsin. Sen hazırla sorularını, Ankara'ya gelince buluşuruz.

      Delete
  2. oh, afiyet olsun.. cok fena yaz geldi.. duvarin icindeki borulardan biri catlamisti, bugün ustayla filan takildim ben.. fena olmadi, degisiklik oluyo arada, iyi anlasiyorum ben ustalarla, eger evde tadilat vs lazimsa aklinizda bulunsun. Herseyi birakip bu islere mi kaysam diyorum bazen..
    En cok kendini naza ceken meslek grubu onlar gibi geliyor bana. Kac sene oku, ögren, bi türlü naz kapris yapacak seviyeye gelemiyoruz ki biz.. Yanlis meslek secimi, bizden sürüyle var galiba, oysa elinden is gelen ortaligi yikmayan usta zor bulunuyor, el üstünde tutuluyor, iltifatlarla ugurlaniyor...
    bunun gibi seyler... öptüm, afiyet olsun..

    ReplyDelete
    Replies
    1. Arkadaşım S. tatilden döndü geçen gün, buzdolabı bozulmuş o arada, evde yepyeni bir flora ve fauna oluşmuş. Tatile gitmeden de banyodaki boruları değiştirmek zorunda kalmıştı o da. Onla da kader arkadaşı olmuşsunuz bak.

      En süper ustalardan küçük şirket kuralım, UstaHavuzu, yıkılmayan duvarlar vaadedelim, 2 sene garanti verelim. Ben anca matkapla duvara dübel deliği açabiliyorum, her seferinde aynı ebatta delik açabileceğime dair de söz veremem :) Öptüm ben de, yavrundan da özenle makas aldım.

      Delete
  3. Merhaba;
    Şöyle bir de olsa uğraman iyi olmuş. Zaten biliyor musun en çok şöyle bir uğradım yazılarının tadı başka oluyor, öylesine aradım denen telefonlar kıymetli oluyor, havadan sudan sohbetler akılda kalıyor:) Pencereye kemik dayama fikrini sevdim. Arkadaşını da hayal ettim sen anlatınca böyle sevimli çizgi kahramanı gibi bir tip belirdi kafamda. Geçen birkaç günü hep keşke başka bir şey olsaydım demekle tükettim botanikçi olabilirdim mesela. Bu yüzden yaban hayat biyologu olmak fikrini sevdim. Eminim bizler (Arkeolog, Antropolog, Biyolog v.b türevleri) Amerika'da falan olsaydık İndiana Jones tadında bir hayatımız olurdu mutlu mesut yaşardık. Şimdi ancak rüyasını görüyorum zaman zaman. Neden bilmem bu sıra bende kahveye dadandım yine. Bir de ilginçtir sağ ayağımın altı arada sırada alev gibi yanıyor 3 gün oldu. Kabarıyorum, yanıyorum ıvır zıvır sanırım yakında mutant olucam:)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ya evet değil mi, aslında hiç kalkmadan çalışmam lazım ama o vakitten çalıp iki satır yazınca gizli bir iş başarmış gibi seviniyorum :)
      Ben de çok özeniyorum yaban hayatı araştırmalarına, dışardan çok heyecanlı görünüyor. Benim ne sabrım kaldı ne de isteğim, umarım kimse bana benzemiyordur bilim camiasında :)
      Sana iki zarf yolladım birkaç gün önce, biri büyükçe, biri küçük, sağ salim geçer eline umarım.

      Delete