November 11, 2013

Pambik

Bu yandaki Pamuk, kayınvalidemin yazlığının eşiğinde bitivermiş bir sabah, yanında kardeşiyle. "Kardeşi"yle kardeş olduklarını hiç sanmıyorum zira Pamuk bildiğiniz Ankara kedisiyken diğeri üç renkli, kısa tüylü, ince kuyruklu ve Pamuk'un üçte biri ebatlarında. Neyse yani, çok da önemli değil, şu noktada kayınvalidemi üzecek değilim.

Hiç beklemediğim bir cesaretle inat etti kayınvald'aanım, bu iki yavru kutulara tıkıldı ve Ankara'ya getirildi. Yolda kaçma teşebbüsleri, efendime söyleyeyim insanların göbeklerini boydan boya çizmeler falan. Vakti gelince kısırlaştırdık, şimdi zaman zaman diyet mama, yer yer de ciğer, tavuk falan yiyerek takılıyorlar. Herkes çok mutlu, evin tek eksiği kediymiş çünkü.

Pamuk sürekli konuşuyor, konuşarak yürüyor, yattığı yerden konuşuyor, miv miv miv. Kulakları pembe. Diğerine haksızlık etmek istemiyorum, onun da halkla ilişkileri fevkalade. Ama Pamuk'tan gözlerimi alamıyorum, sürekli peşinden koşturuyorum, hayat güzellere güzel!

Telefonu kendime çevirip fotoğraf çekerken ağzımı büzmekten vazgeçsem keşke.


6 comments:

  1. Aman da aman :D Zihin abisi yer o Pamuk'u. Kulaklara bak :D Konuşan kediler çok komik oluyor. Her hayvan güzeldir; ama bazı hayvanlar (kediler) daha güzeldir :P Hele ki konuşkan hat kullanan kediler :D

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ahahahha konuşkan hat :D Ya işin tuhafı, kayınvaldaanım diğer cılızı çok sevdiği için eve alındı bunlar, Pamuk ev hayatını tamamen cılız arkadaşına borçlu :) Zaten diğeri devamlı kucakta, Pamuk melankolik bir aristokrat gibi süzülüyor evin sağında solunda. Bizim eve kaçırmayı düşünüyorum hep ama Koko'yu paket yapıp kapının önüne koyacağından o kadar eminim ki :)

      Delete
  2. Ayy yaaa ben hangi kedi tipini veya türünü daha çok sevdiğime bir türlü karar veremiyorum. Beyaz pamuk olanları görüyorum bundan benim olsa diyorum, sarman sarıları görüyorum ahh harikalar diyorum, tekirler zaten bi alem, birmanlara eskiden beri vurgunum, şimdi bir de britishler var gri gri ya onlara ne demeli. Bu pamuk pek şeker şebelek bişeymiş. Mıırr mıırrr konuşkanlar artık benim de favorim, resmen dediklerine cevap veriyorlar insanın yahu. Gerçekten kediler başka bişeyler:) Pembo burnunu ve pati altlarını öperim çok:) Her kedinin bir evi olsa keşke. Bak gelene kadar ne çırpınmış ama şimdi ne kadar mutlu.Kediler evi seviyorlar yahu yazık onlara soğukta hiç dışarda kalmasın hep sıcacık evlerde uyusun pamuklar. Sanırım izmir'e gelince kedici teyzelerden olacağım ben de. Komşular deli sanabilir:):) Uyarmak gerek:)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Artık önümüze ne çıkarsa :) Bana da annemle kardeşim "kedi nazisi" derdi, hep güzel kedileri seviyorum diye, o zaman evde ayı yavrusu tekirimiz vardı, benim siyam kedim vardı, hayat ne güzeldi hakikaten. Kedisiz geçen zaman içinde naziliğim de kayboldu :) Şartlarım uygun olduğunda kader karşıma hangisini çıkarırsa onu çok beğeneceğim, kör olur, topal olur, onlara ev daha çok lazım. Zaten bütün gün ev arayan kedi ilanlarına bakıyorum, sokakta yürürken apartmanların bahçelerine bakıyorum, olur da belki çok zor durumda bir kedi görürüm de kimse itiraz edemez eve getirmeme diye :) Bizim apartmanın bahçesinde ara sıra gördüğüm iki yavru var, iyice büyüdüler ama pisi pisi demeye kalmadan toz oluyorlar, anca kıçlarını görebiliyorum. Bahçe lazım, çok acil lazım, tabela dikeriz artık n'aapalım, "Dikkat! Yüz-kedili-kadın!" diye ahahahha :D

      Delete
  3. Ahhaahaa deli yaaa 100 kedili kadın tabelası iyiymiş ya valla yapmak lazım öyle bişey:):) Kedi nazisi tabirine de bayıldım:) çok yaratıcı olmuş. Ben de gidip de pet shoplardan hayvan almaları sevmiyorum çok saçma geliyor. Sokakta bir sürü evsiz muhtaç kedicik var. Herkes sorunlu veya hasta kediyi evine almak istemeyebilir tabi ama sokaktaki her kedi de hasta değil zaten almak istedikten sonra öyle çok şahane puflar var ki her yerde. Benim ilk kedim de sokaktandı işte Charlotte. Pet shop tan kedi almadığımdan da bilemiyorum ama cinsler ile sokak kedilerinin huy bakımından farklı olduğunu biliyorum. Yine de öyle salak insanlarımız var ki sokaklar cins kedi köpeklerle dolu. Bir kere kendine güvenemiyorsan bakamıycaksan neden alıyorsun e madem aldın azcık kıçını sıkıp bak dimi o hayvana, sorumluluk al biraz yoook hemen ay ben buna bakamıycam çok tüylüüüü deyip bırakıyorlar. Kimisi de yok hatun tavlamak yok ortam yaratmak insanlara hava atmak için hayvan alıyor ya onları boğasım geliyor..İzmir de sokaklarda öyle harika kediler var ki anlatamam. Yiğitlerin otopark kedi cenneti. Hem de cins kediler bile var çoğu da sanırım 2 si hariç sağlıklı. Biri var tombuk beyaz bir kedi ama başına darbe almış beyninde sorun olmuş herhalde kafası sürekli sallanıyor ona çok üzülüyorum bir de kör var o da çok harika. O ikisini alıp işte bakmayı çok isterdim bahçemde diğerleri kendilerini bir şekil idare edebiliyorlar çünkü. Bu konu ile ilgili yeniden önermek isterim ben çoook sevdim gwen cooper'ın sıradışı bir kedi hikayesi, sevgi bağı kitabını. Homeros isimli kör kediciğin neler yapabileceğini görmek lazım o azmi o sevgi kumkumalığını:) Unutkan olduğumdan bunu daha önce söylemiş miydim bilemedim:) söylediysem affet heehee:) Yüz kedili kadın için tabela fikirleri üretmeye başlayayım ben en iyisi:) öptüm

    ReplyDelete
    Replies
    1. Aaa ne güzel, iki unutkan buluşup hatırlamaya çalışıyoruz. Kitabın adı tanıdık geliyor, söylemiş olma ihtimalin var ama bir yandan da tamamen sisler içinde, bilmiyorum :) Bakayım ben kitaba, buraya da yazmış olduk, unutmayız bir daha :)
      Bir tane Carlos var, sarman kedi, ev arıyordu aylarrrdır, adı o arada Havuç oldu, şu oldu bu oldu. Üst solunum yolları enfeksiyonu varmış biraz, bir de darbe almış o da, boynu eğriymiş. O kadar aklım kaldı ki, her gün oturup baktım ev buldu mu n'aaptı diye. Bir gün yuvalandığını yazdılar, 2-3 gün sonra baktım gene ev arıyor. Alan aile "Çok hapşırıyor" diye geri vermiş. İnanabiliyor musun? Hayvan hasta zaten be gerizekalı ya da farzedelim hep hapşıracak, ne var bunda? Kedi hapşırığından ne olacak? Ya gerçekten hapşırıklardan rahatsız oldular ki o zaman zekalarından şüphe ederim ya da baktılar tüy müy, kaka, çiş, bahaneyle geri verdiler. İnsan hiç mi hesaplamaz bunları bilmiyorum.
      Ya da kıl-tüy içinde yaşaya yaşaya bize normal geliyor böyle hayat ne bileyim ahhahaha :D Koko'nun koltukaltında çıban çıktı, günde iki kere merhem sürüyorum kavga gürültü, bir yandan da "Allahım iyi ki gene kıçında çıkmadı!" diye şükrediyorum, o zaman eldiven takmamız ve ahlaka aykırı şeyler yapmamız gerekmişti ahhahahahha :D Bana "Ay tüy falan çok fena" diye gelenin kalbini kırarım! :D

      Delete