January 11, 2014

Halk, falan?

Eş durumundan facebook arkadaşı olduğum insanlar var, bir tanesini özellikle sessiz sessiz izliyorum, zira kendisi bile farkında olmayabilir ama "ulusalcı-beyaz-türk" nüfusunun kusursuz bir örneği. (Anneme not: vatanını seven gibi değil, kötü kötü ulusalcılıktan bahsediyorum gene anne.) Geçenlerde Cumhuriyetçi, laik, demokrasi taraftarı iyi insan falan olmanın ancak kaliteli eğitim ve bilinçli ebeveynler sayesinde olabileceğini iddia ediyordu. Kendisi kolej mezunu, annesi babası da emekli büyükelçilere benziyor, o yüzden böyle iddiaları var gibime geliyor. Memleketin "kaliteli eğitim" neyse artık, ona ulaşamayanları inlerde yaşayıp kendi kakalarını duvarlara sürüyor çünkü.

Bütün yaz mevsimini insanların "halk şöyle, halk böyle. ama bakın halk..." demelerini seyrederek geçirdim. Biz kimiz ulan? Sen halk değil misin? Arada bir arkadaşlarımın duvarlarında tartışmalara dahil oldum, avamlıkla itham edildiğim oldu, liboş diyenler de olmuştur eminim ama yüzüme söylemediler. Efendim, onlar entelektüel birikimleriyle direnecekmiş, akademik seviyelerde falan, çünkü hepsi birer Chomsky, birer Edward Said maşallah.

Bu yukarda bahsettiğim arkadaşımız hemen hemen her gün Yılmaz Özdil'in o günkü yazısını paylaşıyor. Yani gazeteye hiç bakmadan düzenli olarak Yılmaz Özdil okuyabiliyorum sayesinde. Kendime yakın hissettiğim bir gazeteci değil, testosteron bombası gibi yazıyor, o "becermeli-oturtmalı-nasıl da koduk"lu kelime cambazlıklarından da hoşlanmıyorum. Memleketin sadece bir kesimiyle ilgileniyor, hadi o da benim liboşluğum olsun. Fakat bir başka eleştirim daha var.

Bugünkü yazısını gene facebook'ta görüp tıkladım, şurdan okuyabilirsiniz, halkın cehaletinden bahsediyor örnekler vererek. Doğrudur, Kıbrıs nerde bilmiyorlardır, Adalet Bakanı'nı tanımıyorlardır, mecliste kaç vekil var diye sorunca uyduruyorlardır. Ne yapacağız peki? Yani ne oldu cumartesi cumartesi "bu halk ebleh" diye yazı yazınca? So what yani? (Ben de kolejli sayılırım, tam olarak değilim, çünkü Anadolu Lisesi'ne gittim, annemlerin parası çıkışmamış olabilir kolej için, fena insanlar değillerdir, babam karakafalı biraz, annem çok beyaz ama, benim de gözlerim küçükken maviymiş.)

"Adalet Bakanı Cemil İpekçi'dir" demiş birisi, yazı da gene esprili-şakalı bitiyor, bu memleket bunlara layık çünkü halk cahil havalarında. Cemil İpekçi'nin de cinsel yönelimi komik herhalde, yoksa Yılmaz Özdil bu kadar eğlenmezdi, bıyık altından kıs kıs gülmezdi gibime geliyor.

Bana elle tutulur saptamalarla gelin, çözümlerle falan. 34 senedir bunları dinliyorum ben, habire "aptal, koyun gibi, cahil" diyoruz halka, kim oğlum bu halk? Parmağınızla gösterin, ben anlamıyorum.

20 comments:

  1. Of Fermina, en avam halimle yazıyorum yazan ellerine gurban olam gadanı alam hahaha! Bende bıktım bu elitizmden, Benim de facebookta andımızla ilgili yazdığım bir yazıyı zamanında bir arkadaşım beğenip kendi sayfasında paylaşmıştı altına türk bayrağı profil fotolu (diğer anıtkabirli atatürk fotolarından ve maviş gözlerinden beyaz teninden ve türklük akan) bir abla, bu yazıyı yazan ablanın totosu rahat heralde yazmıştı... Günlerce o yorum öyle kaldı bişey döşeneyim dedim ama tuttum kendimi falan... Antimilitarist ulusalcı olmayan vatan aşkıyla yanıp tutuşmayan her insana terörist atatürk düşmanı avam cahil şarklı ıyk böğğk bulgur kafalı deyince rahatlıyorlar zahar diye bulaşmadım. Anlamaya çalışıp vakit kaybetme yavrimo onlar memlekette başka köşeci aklı başında fikir beyan edeci yokmuş gibi Yılmaz Özdil paylaşmaya devam etsinler... Ben bi ara sırf bu yüzden facebooku kapattım hatta bi yazı döşenmiştim blogda fenalık geçirip http://evanasi.blogspot.com/2012/11/sizi-bumm-diye-havaya-ucurmak-isterdim.html
    sonra takip ettiğim edebiyat sitelerinin dergilerinin bildirimlerini takip edeyim diye açtım yine ama hala aynı hissiyat içerisindeyim...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ya valla bak rahat rahat birbirimizin gadasını alsak halk olarak, çok sakinler ortalık. Nooluyoruz anlamıyorum, herkes baston yutmuş gibi. Böyle mi sevilir vatan? İstanbul'dan dışarı çıkmamışsın, tatilde güneye inmişsin hep, geriye kalan herkes ölsün. Atatürk bunları görse utanırdı bence, madem böyle havalarda uçuşuyor kavramlar fikirler falan, bu da benim katkım olsun, hadi bakalım aksini ispatlasınlar.
      Annemin eline bir torba dolusu broşür kitap mitap tutuşturmuşlar kitap fuarında, torbanın üzerinde Che Guevara'nın resmi var, kenarında "TürkSolu" yazıyor, içinden "Genç Türkler" diye broşürler çıktı. Sen anla yani durumun vehametini, benim kafama ağrı saplandı anlamaya çalışırken.
      Sürekli akıl öğretiyor herkes, kusacağım gözüme gözüme sallanan parmaklardan. Benim de kapatasım geliyor facebook'u ama sapık gibi de okumak istiyorum bu kızı. Şimdi çocuk da doğurdu, merak ediyorum nasıl da özel bir çocuk olacak o, çünkü herkes normal çocuk doğuruyor, bunlardan olağanüstü ışık topları çıkıyor ahhahahha :D

      Delete
  2. Sana gerçekten ÇOK teşekkür etmek istiyorum. Tüm kalbimle. Çünkü daha dün akşam bu konuyu düşünüyordum ve birşeyler yazmak istiyordum. Hislerime tercüman oldun. Ekşi Sözlük'te insanlar toplanmış, yıllar önce çobana çemkiren Aysun Kayacı'ya hakveriyorlardı. O başlığın altında yazılanları sabırla okudum. Okudum ve içim şişti. Patlama noktasına geldim. "Halk cahil, oy kullanmasın, ülkeyi teknokratlar yönetsin" vb. laflar ediyorlardı. Bu konuda çok düşündüm. Hala da düşünüyorum. Ve bahsettiğin "ulusalcı,beyaz türk" tayfasını haksız buluyorum.

    Bir kere dediğin gibi kendilerini Chomsky filan mı sanıyorlar ? Bir kolejde, üniversitede okumakla aydın mı oluyor insan ? Ben şanslıydım, kolejde okudum ve çok iyi bir üniversiteden mezun oldum. Ama bu serüvende öyle "eğitimli" insanlar gördüm ki hayata at nallarıyla bakmakta. En muhafazakardan daha muhafazakar.. O her fırsatta sövdükleri dağdaki çobandan daha "dar" görüşteler. Bir laf vardır "okumak cehaleti alır eşeklik baki kalır" diye. İmkanı olan herkes okuyabilir. Ama bu onu ileri görüşlü ve aydın bir kimse yapmaya yetmez.

    Sen sadece kolejden mezun olup, ertesinde kitap okumuyorsan, gündemi takip etmiyorsan (ki çevremde böyle arkadaşlarım var ne yazık ki) senin çemkirdiğin insanlardan hiçbir farkın olmaz. Okuyacaksın, düşüneceksin ve en önemlisi üreteceksin ! Fil dişi kulede oturup, oradan atıp tutmakla, "halk cahil ayol" demekle olmuyor bu işler. Bir de böylelerine sorsan ilk fırsatta "yabancı ülkeye kapağı atmaya" çalışırlar. Zoru gördü mü "buralar çekilmez oldu yeaa" deyip siktirip giderler afedersin.

    Evet, halkımızın durumu pek parlak değil bazı konularda. Ama burada suçlu kim ? Köyde oturan adam mı, yoksa şehirde okuyup köye insanları aydınlatmaya yanaşmayan beyaz türkler mi ? Adam hayata koyunlarla, tarlalarla gözünü açmış. Napsın ? Suçlu olan, aydınlığı görüpte halka bu ışığı yaymayanlarda.

    Kaldı ki "halk cahil oy kullanmasın" demek tam bir iki yüzlülük örneği. Hem Gezi sürecinde "hükümet bizim tercihlerimizi görmezden geliyor" diyerek sokağa dökülüyorlar (burada ulusalcıları kastediyorum-aman yanlış anlaşılmasın) sonra da "ama halk cahil, oy kullanmasınlar" diyorlar. E ne farkınız kaldı eleştirdiğiniz zihiniyetten ? İkisi de aynı. Sadece isimleri farklı safların.

    Yılmaz Özdil'i de bahsettiğin sebeplerden ben de sevmiyorum. İlkokul çocukları gibi "lafı nasıl koyduk" kafasındaki insanların severek takip ettiği bir yazar. Bol enter'lı.

    Çok teşekkürler :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay rica ederim ya, olur mu öyle şey, bak en azından yalnız değiliz bunlara deliren, 3 kişi bile olsak varız yani :) Valla bak tam dediğin gibi, o diplomaların hiçbir manası yok üzerine bir şeyler daha koymadığın sürece. Bu bahsettiğimiz grup sürekli klişelerle konuşuyor, "öğretmenlik kutsaldır", öğretmenlik çok zor bir iş ama bütün öğretmenler de süper insanlar mı yahu? Benim gördüğüm öğretmenlerin çoğu daha imla kurallarından habersiz, doğuya gitmemek için torpil bulmaya uğraşıyor. Oralardakiler çocuk değil mi? Tam dediğin gibi, madem rahatsızsın cehaletten, ne yapacağız diye düşün, kendi kıymetli çocuğunu koleje yazdırıp facebook'ta kış ortasında terlikle okula giden çocuk fotoğrafı paylaşmakla nereye varacağız? Sıtkım sıyrıldı benim bu sabit fikirlerden, slogan gibi laflardan.

      Durum parlak değil tabi, hayatında yokluk çekmemiş biri olarak üç kuruşa ev geçindirip çocuk büyüten insanlara hakaret edemezsin, edersen de kalpsiz olursun, vicdansız olursun, şuursuz olursun. Aynen dediğin gibi bu beni avam bulanların büyük çoğunluğu satırlarını İngiltere'den falan yazıyordu, kıçımın entellektüelleri.

      Ay valla, gün içinde gördüğüm insanlar bakkalımızdan, sucudan ve taksicilerden ibaret, çok güzel anlaşıyoruz, bunlar birbirlerine bağırıp dursun facebook'tan, ben uğraşamayacağım :)

      Delete
  3. Çevremde görüyorum. Arkadaşlar her fırsatta yurtdışlarını geziyor. Bayram seyran demeden. "Abi Amerika çok güzel sen de gelsene"ler.. Ama bir gün olsun Türkiye'yi gezmezler. Dediğin gibi anca Bodrum ve kıyı şeridi. Git bir Hatay'a, Edirne'ye, Trabzona'a.. Bok attığın halk ne halde bir de kendi gözlerinle gör. Dokun onlara. Seslerini dinle. Ankara'dan, İstanbul'dan ahkam kesme !

    Şükürler olsun ki ben böyle bir insan olmadım. Hep okudum ve gezdim. Ömrüm yettiği kadar da devam edeceğim. Adana'da bizim, Bursa'da. Tekirdağ'ı ne kadar seviyorsam Konya'yı da o kadar seviyorum. Halkla tanışmak istiyorum. Mümkün olduğunca ülkenin her karışını görmek istiyorum. Aksi takdirde fil dişi kulelerdeki elitist hokkabazlardan farkımız kalmaz.

    ReplyDelete
  4. Söylediklerine katiliyorum. Bu memlekette nedense birileri sürekli kendini digerlerine üstün görmeye calisiyor. O sekilde varolunuyor sanki, bakin bunlar aptal, öyleyse ben akilliyim, bunlar ezik, ben üstünüm gibi. Acaba bunu yazarken ben de mi cok bilmislik yapiyorum diyorum bir yandan, ama 11 seneden fazla süre uzakta kalip, tekrar icine girince, bunlar insanin gözüne gözüne batiyor, cünkü dünyanin baska yerlerinde böyle degildi bu. Biraz da cocuksu bir toplumuz bence, -bugün en son buna karar verdim- , herkes zivanadan cikmis simarik cocuklar gibi davraniyor, bütün oyuncaklar benim, en akilli benim, benim babam sizinkileri döver, herkes sussun ben konusucam, en büyük cikolatali pasta dilimi benim olacak gibi.. Arastirmak lazim neden böyle.. Herseyi cok acimasizca elestirebiliyoruz (bu da cocukca bir cüretkarliktan geliyor olabilir mi), negatifiz neden bilmiyorum.. Kendime biraz ceki düzen vermeye calisiyorum ama yine de kusura odaklanabiliyorum bazen. Bu iyi birsey degil, insanlardaki kötü kisimlardan dolayi sürekli iyi kismi cöpe atiyoruz. Kaldi ki, kendime karsi da böyleyim.. Bu hic iyi birsey degil...
    Facebook hesabimi kapattim, cünkü orada tanidigim insanlarin yazdiklarini gördükce, hem onlara karsi saygimi ve sevgimi yitirmeye basladim, hem de beni gercekten yok yere üzüyor ve sinirlendiriyor o yazilanlar.. Yilmaz Özdil, izmirli bir pinpon, kindar bir tip oldugunu da zannetmiyorum, ama konusma tarzi öyle, düsün ki, mac öncesi bi grup erkek muhabbet ceviyor, izmir ikinci kordonda bi barda, öyle yaziyor o, seveni de onu o yüzden seviyor, bence hic iyi insanlarin duygularini incittiklerini düsünmüyorlar öyle atip tutarken.. Kitabinin neden o kadar satildigina ve fiyatina ben de cok sasirmistim, cünkü entellektüel ya da herhangi yeni bir icerigi yoktu, gündemi takip eden herkesin bildigi seylerdi filan..
    Komunisti tarafindan "senin gibi liberaller" diye hitap edilen biriyim burada, ki onlar benden daha liberal. Bazi isleri, degerlerimle örtüsük ve anlamli bulmadigim icin reddetme sansini kendimde bulabildim (ki kara para akliycak da degildim, legal ve taytili güzel seylerdi), ama o cok komunist oldugunu sevgili insanlar, insanlari taytillarina göre gruplayip, iki kurus fazla faiz icin bi bankadan öbürüne kosabiliyorlar. Hayvan sevgimden dolayi ya komik bulunuyorum (kedim var, sokak hayvanlarina elimden geldigince yardim ediyorum), ya da hayvan sevgim yetersiz bulunuyorum (her sokak hayvanini evime almadigimdan), farkli insanlar tarafindan... Insanlari irkina, dinine, dogdugu cografyaya göre ayirmadigim icin yeterince ulusalci bulunamiyorum, ama hayatinda hic bir zaman ayni masada yemek yiyip sohbet etmedigi insanlardan kulaktan duyma bilgilerle nefret eden insan, ülkesini seviyor oluyor.. Tek istegim, insanlarin biraz tereddüt etmeleri, söyledikleri gibi olmalari ya da bunun üzerine düsünmeleri, insanlarda elestirdikleri seyler kendilerinde de var mi diye bakmalari..
    Bazen hersey cok tuhaf geliyor... Kendim de kendime tuhaf geliyorum..
    Herkes herkese sürekli akil veriyor, herkes herkesi sürekli tanimliyor..
    Bu tanimlar, siniflar olmazsa, buharlasip ucariz, yokoluruz diye mi korkuluyor?
    Hep birlikte bir süre susalim istiyorum bazen.. Ama ben de cok konustum iste yine..

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay öpücem seni ilk fırsatta.
      Liberalin yanında komünist, komünistin yanında ciddiyetsiz liboş, ulusalcının yanında nerdeyse bir pekeke militanı kalıyorum, yüzüme öyle bakıyorlar. Bütün bu grupların içinde en mazbut yaşayan, bankada beş kuruşu olmayan, akademiye kıçını dönebilen de benim gene. Yaranamıyoruz birbirimize, ne olacak bilmiyorum, belki de çocuk gibiyiz hepimiz, haklısın. Nasıl olgunlaşıyor toplumlar bilmiyorum, buralar da ne kadar eski topraklar, demek ki yaşla olmuyor :)
      Yılmaz Özdil hakkında yazdıklarına da katılıyorum, hakikaten tam maç öncesi erkek muhabbeti, öyle bir boşluğu dolduruyor, şaşırmıyorum çok okunmasına zaten.
      Ben de kendimi eğitmeye çalışıyorum bu hep negatifi görme konusunda, hiç iyi bir şey değil gerçekten ama inanılmaz meyilliyim ben de. Umarım düzeliriz, umarım hep birlikte susarız biraz :)
      Sana email yazacağım, önce yemek yapmam lazım ama.

      Delete
  5. Ah Ferminam ah, sen 34 yıldır dinliyorsun, ben kaç yıldır dinlediğimi yazsam yaşım çıkacak-işte senden 1-2 sene fazladır benimkisi de :P-ta öğrencilik yıllarımdan beri budur, hiç değişmedi. Bir de şuna kıl oluyorum. Bilgisayarın başındayız di mi, e face, blog olduğuna göre internette var, ne halt etmeye istesen pat diye ulaşacağım ama ulaşmak gibi bir gayretimin olmadığı Yılmaz Özdil'i her gün paylaşıp gözümüze sokarsın. Bir arkadaşım mail kutumu çöplüğe çeviriyor hilafsız her akşam, Yılmaz Özdil ve bilcümle beyaz Türk paylaşımlarıyla, okumadan silmekten imanım gevriyor. Başka da bir nane yediği yok ha, yazın Bayındır Sokak'ta bir cafede buluşacaktık topluca, Kızılay'a yakın, olay olur da içinde kalırım diye gelmedi, o kadar diyeyim. Salla bilgisayar başında, küçümse cümle alemi. Bir arpa boyu yol gidilmedi, hatta geri dönüldü. Kaderimiz batsın milletcek. Öptüm anam seni, senden epeyce olsa ne güzel olur bu dünya:)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Bizi eğitiyorlar anlaşılan Yılmaz Özdil'le, her gün paylaşırlarsa eninde sonunda anlayacağız ne kadar haklı olduklarını. Ya evet di mi, ben 34 yıllık söylendim, halbuki tam 36 yıldır bunalanlar da var aynı laflardan :)
      Ben de Toma2'yle karşılaştım bugün, bulvarın kenarına park etmişlerdi. Görüşmeyeli başına gelmeyen kalmamış, sağ yanı yer yer siyah boyayla kaplanmış, sağı solu göçmüş biraz daha. Ah Tomiki diye geçirdim içimden, dişli birilerinin üzerine sürmüşler seni anlaşılan :) Oysa ben burnunun ucunu gösterdiğinde topukluyordum, benden ala direnişçi mi olur? Mina Patlaköd. Hemen arkasında da bir tane akrep vardı gıcır gıcır, onla göz göze gelmemeye çalıştım, Tomiki'den korkuyorum ama akrep görünce aklım fırlıyor panikten; insan olsa karısını döver, borç takar, yaşlı annesinin evini satıp kumar oynar, öyle bir tip. Evlerden ırak.

      Delete
    2. Ay kız alemsin sen, sen beni güldürdün Allah da seni güldürsün :) Çatladım gülmekten, hatta kocama okudum birlikte güldük. Bıyıkları da olurdu o akrebin, yukarı doğru kıvrık, ayakkaplarının da arkasına basardı kesin, hahaha. Ben gidip az daha güleyim :)

      Delete
    3. Abime de çok selamlar, yaz gelse de biz pastanede otururken bir anda çıkıp gelse, kendine çay söyleyip bana sigarasından ikram etse :)

      Delete
  6. Ay sana oyle cok katiliyorum ki, hatta sanki o anlattigin kisiyle ben de FB arkadasiyim diye dusundum bir an ama onlardan oyle cok var ki kolunu sallasan beser onar carpiyorsun. Bir de Yilmaz Ozdilden hic hazzetmiyorum ve 'bak bak illa ki okunacak' diye burnuma dayanmasina da cildiriyorum, yahu yilmaz ozdil yazisi yollanmamissa o gun acaba ulkede bi felaket mi yasandi kimse yollamamis falan der olduk. Yilmaz Ozdil kisitlayan bir application varsa kullanacagim valla..

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ahahhaha ay güldüm application fikrine :D Valla benim arkadaş listemde de tek başına değil tabi bu kız ama iki Yılmaz Özdil arası 35 hashtag'le ya pasta-kurabiye ya da çocuğunun resimlerini koyan bir bu var bende, dikkatimi celbediyor haliyle :) Yoksa hepimizin kafası çok karışık burda, her ihtimali yokluyoruz, her şeyin altını kazıyoruz falan ama bazılarımız beton gibi maalesef.

      Delete
    2. Vay arkadaş demek ki yanlız değilmişiz. Benim çevremde Özdil sevmeyen 1 kişi falan var sadece (ya da şuan aklıma gelen yok). Bu yazılanları okuyunca umudum yeşerdi valla. Şu adama "harika yazılar yazıyor" demesinler lütfen çünkü adam bildiğin tweet atıyor gibi yazıyor. Aralara aforizmalar sokuşturuyor. Bol entera basıyor, tamam ! Bir kesim hemen orgazm oluveriyor :D

      Delete
    3. Öyle bir application icat edilirse lütfen beni de haberdar edin :D

      Delete
    4. "Ya ama olsun, muhalif adam" diyen bir kesim de var, bizim bu eleştirilerimize hak veren ama muhalifliğini takdir eden. Dikkat eşiğimiz anca o kadarını okuyabilmemize müsaade ediyor herhalde, 20 tweet kadarını :)

      Delete
  7. Adalet bakanını ben de tanımıyorum ama bence asıl ayıp onun beni tanımıyor oluşu...
    Neler kaçırıyor bi bilse beni tanımayarak...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Çok haklısın, ben de böyle düşünüyorum.

      Delete
  8. Ya geçen gün bir grup arkadaşla otururken "aaa sen azeri misin" dediler. Ben de kendimi azeri olarak hissetmiyorum dedim. Bence bir insanın etnik yada dini kimliği kendinin önüne geçerse problem vardır dedim.
    Ne azeri , ne türk ne de başka bir kökenden olduğumu düşünmüyorum dedim. Resmen gözleriyle dövüp dışladılar beni. Ben de bari sempatik olayım diye Yılmaz Özdil 'mi ayyy komik adam dedim bu sefer hakkaten dışladılar.
    Sahi bu adam Gezi'de karım hasta falan demişti . Tatlı su balığı muhalefeti diyor annem bu adama.
    Ama yine de çocuklarının yediği yemeklerin yanına , bu adamın yazılarını paylaşmak kural galiba . Sırf bu jön türkler yüzünden facebook hesabımı kapattım ben.
    O değil de laiklik elden gidiyor ben sana diyim :)
    Bir de benim sana ulaşmaya çalışan bir kartım var , geldi mi acep ?

    ReplyDelete
    Replies
    1. İşte benim liboşluğum da orada başlıyor, bu kimlik meselesi başımıza dert oldu, zaten her yerimiz dökülüyor, kimliklerimizin de altından kalkamadık. Geçenlerde ben de kaldım öyle bir tartışmanın içinde, valla bu memleketin acı çekmiş, son zamanlarda önüne "çok afedersiniz.." lafı gelmeden bahsi geçmeyen azınlıkları ne demek istiyorsa kimliğimize, ben de onu demek istiyorum. Gerizekalı bir tarih anlayışımız var, taa ilkokuldan başlıyor, kazık kadar insanlara kadar nüfuz etmiş. Güncel değil, objektif değil, bilimsel hiç değil.
      Valla Bekir Coşkun'u atan Hürriyet neden Yılmaz Özdil'i barındırıyor, ben de onu anlamakta güçlük çekiyorum. Bekir Coşkun daha mı "muhalif" yani? Bir tuhaf işler.
      Gezi'ye gelmezdi bunlar, çünkü "dış güçler" ve "teröristler" provoke etti diye düşünüyorlar, bu çizgide bir kuzeni var kocamın, o yüzümüze yüzümüze dedi yukarda bahsettiğim tartışmanın bir yerinde "neden daha önce çıkmadınız da o gün çıktınız sokağa, manidar değil mi?" diye. Anlatamadık derdimizi, saftirik kuzular gibi ülkeyi bölmek isteyen dış güçlerin arkasına düşüp çıkmışız sokağa meğer! Yani bu "çok muhalif kesim"le iktidar nerdeyse aynı argümanlarla geliyor karşımıza, ona da şaşırıyorum. Demek ki iyi bir şey yaptık diye düşünüyorum. Bıraksan 2. Kurtuluş Savaşı'nı başlatacaklar, öyle cengaverler ama Toma'ya taş atıldı diye örseleniyorlar, ne diyeceğimi bilemiyorum.
      Yıl olmuş 2014, hala laikliğe endişeleniyorsak eğer bu da kedi osuruğu muhalefet partisinin başarısı, sloganlardan ileri gidemeyen muhalefetleriyle hayatımızı rezil, kafamızı kazan ettiler. Bak gene herkese çok sinirliyim :)
      Yılbaşı kartın geldi :) Cevabb vereceğim :)

      Delete