January 8, 2014

Merve, Ekmek Köşesi ve Çekçek Efsanesi

Annemin bankada işi vardı, müşteri temsilcisi beklerken bir ara elimdeki numara kağıdına bakıp alalı 40 dakika olduğunu farkettim. 20 kişi falan yığılmışız çalışan iki müşteri temsilcisinin önüne ve fakat bir yere varamamışız. Annem söylendi, annem söylendikçe bu müşteri temsilcilerinden biri bıyık altından gülmeye, masasında oturan otoparkçı kılıklı müşteriyle kikirdemeye falan başladı. Ben de bunlara bakmaya başladım. Bak Merve, adın Merve'ymiş sorup öğrendim çünkü çok gerizekalısın, nerdeyse 50 dakika süren bankacılık işlemi nedir bilmiyorum ama flört ettin resmen o otoparkçıyla, yani ya çok zevksizsin ya da müşteriyle ilgilenmeyi tamamen yanlış anlamışsın. O arada kalkıp banka içinde sağa sola koşturmalarını falan ben yemiyorum, sanmıyorum ki banka yönetimi de yesin, bayağı hımbıl, yavaş ve beceriksizsin. 60 küsur yaşında bir banka müşterisi 1 saat boyunca elinde hesap defteriyle beklerse söylenir tabi, sen kim oluyorsun da dalga geçiyorsun la bebe? Hemen arkamızda bekleyen iki kadın sen lömbede lömbede koştururken arkandan "aiiyyy bir de kocagötmüş" dedi, üstlerinden birine hakkında "terbiyesiz paçoz" diyen de benim, haberin olsun Merve. Hadi ben pasif-agresifim, bir gün aktifine denk gelirsin, o koca kafanı masaya donk diye çarparlar Merve. Mavi far sürme, çok esmersin, bir berbere git, saçlar çok yoluk Merve.

Evet, Merve'den böylece hırsımı aldıktan sonra günlük, önemsiz meselelere geçebilirim. Bankadan nihayet çıktıktan sonra Şık Düğme'ye gittik, öyle dolanırken güllü kumaş görünce aldım. Ne yapacağım konusunda en ufak bir fikrim yok ama olsun.


Yerliydi bu ve ucuzdu çok. Çok güzel desenler var ama ithalmiş hep kumaşlar, metresi 32 liraya pazen var, memleketin kumaşçılığı da ölmüş, çok bozuluyorum.

Eve geldim, köpenkler kilimin üzerine enstalasyon yapmış gene. O ekmek köşesi nerden çıktı bilmiyorum, evde ekmek yoktu, bunların bir yerde zulası var ama bulamadım yerini. Yılbaşı takkesinden de pek hoşlanmıyorlar galiba.


Akşam barbar kayınpedro beye bakmaya gittik, yolda bir Urfa Yöresel Ürünler dükkanı görüp daldım içeri. Başka bir müşteriye bir şeyler tattırıyordu dükkan sahibi, tabağı bana da uzattı, bir parçayı ağzıma atıp "AY ÇEKÇEK Mİ BUUUAAA?" demişim. Çekçek. Yıllardır seni arıyordum.


Çekçek bu üstteki tabaktaki, üzümden yapılıyor. Nerde yedim, ne zaman yedim hatırlamıyorum ama yıllardır dönem dönem aklımı kaçırmış gibi soruyordum etrafa. Bir gece önce internette aramıştım umutsuzca, yol üstünde bulunca ağlamaklı oldum. Biraz sert bir lokum kıvamında oluyor, çok şekerli bir şey de değil ve nedense ben sapkın bir şekilde seviyorum bunları. Üzüm kesmesi de deniyor sanırım ya da onu ben uydurdum bir ara, çekçek derseniz şansınız daha çok.

Diğer tabaktakiler de dağ inciri kurusu, onlar da ufak ve tatlı incirler, kurusu da çok güzel oluyor. Abiyle biraz sohbet ettim, peynir falan tattırdı, elime kaşık verip önüme biber salçası sepetleri dizdi, kendimi evimde hissettim. "Torbaya kartvizit de bırakıyorum." dedi, koymadı yani, bıraktı kurban olduğum, çok özledim Urfa'yı.

Bu aşağıdaki de emektar kauçuğumuz. Geçen yaz terasa çıkarmıştım hava alsın diye, havalar serinleyince içeri aldım, mutsuz oldu, yaprak döktü. Baktım köküne doğru yeni yapraklar açmaya başlamış gövdesinde, çok sevindim, kel kalmıştı oralar hep.


Böyle yani vaziyetler, gideyim de yoğurtlu bir çorba yapayım. Çorbayı ilk kim akıl ettiyse çok büyük bir insan bence.

24 comments:

  1. Ben kumaşın akıbetini çok merak ediyorum, lütfen bizi bilgilendir bu hususta ilerleyen günlerde :D

    ReplyDelete
  2. ay alttaki kitap fuari ile ilgili yazini gördüm dün, yorum yazayim derken baktim sen arada bi yigin sey yapip bir de bunu yazmissin, cok enerjiksin.. Kitap fuari hikayelerine cok özendim.. annenler eksisözlükte mi ciktilar gercekten? :-))
    Urfa demisken, delirmek üzreyim, hala daha gidemedim, bir tur sirketinin 2 günlük göbeklitepe organizasynu var iki ay sonrasina en kötüsü ona giderim diyorum.. Aslinda tur sevmem, basima buyruk gezmeyi severim, ama cesaret edemiyorum tabii, bu ülkedeki gazetelerin ikinci sayfa haberlerinden mütevellit, biraz korkuyorum. Birinci ve ücüncü sayfa haberleri de 3. sayfayi aratmiyor ya aslinda ama agiz aliskanligi iste..
    Neyse, Merve demisken, adini söylerken "bEan mErvea" diyor muydu? Mervelere kilim. Thynin call centerinda oturuyor bunlardan bi tanesi, yemin ederim yerine 6yasinda cocuk oturtsan daha düzgün yapar o isi, hic abartmiyorum.. Onun corak zekasi, ve saskalozlugu yüzünden 10 gün önce ucak kacirdim ben, dönüsünü de kullanamadim, yeni bilet alindi vs..

    ReplyDelete
    Replies
    1. Annemlerin ekşisözlük'e çıkması konusunda şüphelerim var, bence gençsel olmak için habire ekşisözlük diyorlar :) Birileri tweet atmış anladığım kadarıyla, işte "şu yayınevinin standındaki ablalar çok komik, çok sevdik" falan diye. Yani emin olamıyorum çünkü annem bazen facebook'a bir fotoğraf koyup altına babamın email adresini yazıyor ve babamın o resmi email olarak aldığını zannediyor, bir de dün bana "banka ekstrelerim facebook'uma gelmiyor artık" diye şikayetlendi :)
      Ya aslında Urfa'da rahat rahat gezersin de Göbeklitepe'ye gitmek için araba lazım ve hakikaten biraz dağ başı orası. Yazın her yer insan kaynıyor ama bu mevsimde ıssız olabilir. Bir de gitmişken Harran'ı da görmek isteyeceksin, oraya da dolmuş var şehrin bir yerlerinden ama darmadağın bir alandı ben son gittiğimde, tabela mabela da yok pek. Gerçi bak orda bir turistik Harran Evi var, çay may oluyor, hep açık orası. Ben de tek başıma dolaşmaya ürküyorum valla, kötü niyetli insan her yerde var. O 2 günlük tur fena olmaz bak ne güzel, çok sıkılırsan biraz mesafe bırakırsın grupla aranda :)
      Merve'nin adını amirlerinden öğrendim, Merve bizle muhatap olmadı çünkü hiç. Ahhahhaha ay çok güldüm "bEan mErvea"ya :D Bizimkinde de eve icra getirir, olmadık kredileri kullandırır, sonra ararsın telefonlara çıkmaz gibi bir hava vardı. Yazık olmuş o kadar bilet parasına ya.

      Delete
    2. :-))) eksi sözlüge de yazariz hoslarina gidiyorsa..
      haklisin her yerde kötü insanlar var, ama kadinin her türlü itilip kakildigi, faili mechullerin normal sayildigi, yavuz hirsizin ev sahibini bastirdigi, suclular icin herhangi bir caydirici olmadigi bir ülkede insan daha cok korkuyor, cünkü kötüler oldukca cüretkar olabiliyorlar, ve magdurlar önlem almamislar diye de kinaniyorlar.. Her yerine cirkin binalar diktiklerinden modernlesiyorz diye yere göge sigdiramadiklari Istanbul'da gidemiycegimiz, gidersek cikamayabilecegimiz semtler var... O kadar yani.. tuhaf geliyor bana iste hep bunlar.. Kendimi özgür hissedemiyorum, bu kadar demokratlik icinde...
      Bezelye pisirdim, cok güzel olmus... Su tur planlarina bir daha bakiyim ben bu aksam..

      Delete
    3. Ay tabi canım, başımıza bir iş gelse "kız başına ne işi varmış oralarda" oluruz.
      Ben de mi bezelye yapsam? Heyecanlandım okuyunca :)

      Delete
  3. bizde de kırma deniyor çekçeke. bizim oralardan olmayıp da bu kadar arayan bir seni gördüm bildim, şaşkınım. şık düğmenin içinde kayboluyor insan yahu ben ki kabiliyetsiz ve beceriksizim atkı örmek dışında hiçbir şey bilmem, onun da başlangıcını hep annem yapar, ama yine de orada bir ömür kalabilirmişim gibi geliyor nedense :/ bir başka merve çeşidi de onlarca müşteri varken numaratöre basmayıp orda aylak aylak dedikodu yapan! hepsinin ortak özelliği kocaman popoları sanırım :D

    ReplyDelete
    Replies
    1. Neresi o sizin oralar? :D Bu abi dükkanı kapatıp giderse diye kendimi garantiye alayım, kırma da olur, yazdım defterime hemen. Şık düğmede elimi attığım her şeyi alsaydım kendi terzi dükkanımı açabilirdim, dikiş de dikemediğim için kurdeleleri birbirine bağlar camdan dışarı bakardım büyük ihtimalle :)
      Memleketin Merveler'i birleşip de parti kursaydı mesela, kendilerine oy verirler miydi acaba?

      Delete
    2. adıyaman :) o taraflardan bir şeyler arar da bulamazsan iste yeter eve gittikçe getiririm :D aynı şehirdeyiz ne olsa. ben bir ara ders aralarında etamine sarmıştım şimdi de kırk yama battaniye öreyim diyorum ama yapamıyorum :(

      Delete
    3. Yaaa çok teşekkür ederim, çok zor durumda kalırsam haber veririm :) O kadar saçma sapan şeylerde gözüm kaldı ki, Adıyaman'a iki ayak-bir pabuç gidebildim, her yerde itelediler "haydi haydi, çabuk çabuk" diye. Esas temennim işsiz güçsüz, dura kalka gezmek :)
      Battaniyelerde benim de gözüm var, cesaret edemedim bir türlü. Etamini beceriyorum ben de iyi kötü, bez çanta falan alıp üzerine bir şeyler yapayım diye plan yaptım, bakalım kıçımı kaldırıp yapacak mıyım? :)

      Delete
  4. ne güzel bir kumaş öyle.
    bu mervelerin bir de erkek modeli var.onları netçez.
    bak benim kocam arıza model.her gittiğimiz banka, telefon müşteri hizmetleri gibi yerlerde mutlaka
    bir olay geliyor başımıza.
    dün mesela optimuma gittik.bizim köyceğimizde telefon müşteri bayisi bulamadık.optumum avm sinde işimizi halledelim diye koşa koşa gittik.
    ben başıma gelecekleri bildiğimden ayrı takılayım dedim.çocuğumda takılmak için babasını seçti.
    ben home dükkanını gezinirken baktım oğlum yanıma geldi.nooolldu yaa!dedim.
    babam kızına kızına arabaya ehliyetini almaya gitti dedi.
    sonrasında baktım adamcağım dükkandan çıkamadı.ben üç dükkan gezip tozdum.sonra onun yanına gittim.baktım işlem sırası onda.işi bitip yanıma gelince bir de bana ''hep bana sakin ol diye tembihliyorsun'' diye çıkıştı.dükkan sahibesinin biri ehliyeti istemiş,sanki araba alacağız.kimlik bilgilerini ispatlamak için galiba.
    benim kocam gitmiş almış gelmiş.onda sıra çok olunca diğer sahibeyle muhatap olmuş.o da ehliyet felan sormadan işlem yapmış felan.
    hep ben sakin ol,insanlara karşı sinirli davranma dediğim için ruhsatı kafalarına geçirmemiş.

    Ayy! ne anlatacaktım ben.konu dağıldı gitti kafamda .
    neyse bu da böyle bir anımdı diyeyim...:)

    çok özledim ben yeaa..seni felan.sanki ayrılmışız gibi hissediyorum .

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ben da özlediiim ben daa :) Yoksun kaç gündür yahu ortalıkta, tumblr'ını gördüm, hemen takip etmeye başladım, o dönme dolaplar ne güzel!
      Naapıcam ben bu kumaştan 4'çüğüm, yastık mı diksem acaba?
      Valla bu her yere annemin peşinden gitme sebeplerimden biri annemin de arıza olması, korkuyorum bir şey olacak diye :) Koca olunca bırakıyorsun kendi haline, ruhsatla mı tokatlayacak, ehliyetle mi dövecek, karışmasan da olur ama kaç yaşında kadın, endişeleniyorum çok :)
      Kıyamam, kuzucuk da babası kızına kızına gidince gelip seni bulmuş :) Kafasından öp benim için!

      Delete
    2. yastık dik diyecektim bende,evet.
      çok haklısın ,yani burayı okuyan merveler varsa ,çok ayıp ettiklerinin farkındalar mı acaba ? sorarım .Anne konusunda bende çok hassasım.
      kuzucuğu şimdi görsen sanırsın ki bi kaplan.yarın fen yazılısı var.kavga etmekteyiz.bir sürü soru hazırladım.10 dk.daha ,5 dk daha sinie etti beni.sinirim geçince öperim:)

      tumblrı önceden açmıştım.fotoğraftan kopmak istemiyorum.
      ayrıca senin fotoğraflarının hakkını yememek lazım.o kauçuk fotoğrafı ne güzel.

      Delete
    3. Tunalı'ya ineyim de fermuar bakayım bari yarın falan. Ahhahaha fen yazılısı evdeki ortamı gerginleştirmiş, akşam yatarken öpersin :) Bol şans yazılı için, iyi geçer inşallah.
      Aman bu fotoğrafları hep telefonla çekiyorum üşengeçlikten, bende bir numara yok, kauçuğun yaprakları güzel :)

      Delete
    4. Tunalı'ya mı inceksin.ağlamak üzereyim.çok özledim.hep elizinn pastanesine giderdik arkadaşlarımla.çok özledim oraları,onları..Ankara'yı çok özlemedim ama.

      kauçuk senin gözünden bana da çok güzel göründü.ay gene çenem açıldı:)

      öpüyorum çokça.

      Delete
    5. Belki bir ara gelirsin, beraber gideriz Elizinn'e :) Kauçuğu da bir sulayayım bari bu kadar kulağını çınlattık. Öpüyorum ben de, iyi dersler :)

      Delete
  5. Koçum gibi bir müşteri temsilcim vardı bankamda, başka şubeye transfer oldu karalar bağladım yeminnen, şimdi bir salağa mahkumum. Ve çoğu da aynı biçimde salak, Merve hiç yabancı gelmedi bana bu nedenle ama çok güldüm :) Kumaş çok güzelmiş, çanta bile dikebilirsin. O çekçek dediğin nane bizim Niğde yöresinde köfter dediğimiz zımbırtının bir benzeri sanırsan. Üzümün suyunu nişastayla koyultup lokumdan daha sert kıvama getiriyorlar, kurutup dilim dilim kesiyorlar. Küçükken zebil gibi gelirdi dedemin bağından ağzıma sürmezdim şimdi olsa üstüne atlarım valla :)
    Bizim evde tadilat var, dolap neyin işleri, ev kalktı gidiyor kafayı yemek üzereyim. Üstelik bu daha ilk tadilat arkasından dizi dizi dizilecekler. Evler zamanla eskimese ya da her eskidiğinde mobilyalı evlere transfer olsak, ohş ne güzel hayal :)
    Varayım gideyim ustaya bakayım ne haltlar karıştırıyor. Üptüm be yav...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Aha çanta! Bir orta boy yastık, bir de çanta çıkar bu kumaştan, tamamdır. Çekçek, kırma, köfter, sırtım yere gelmez artık :) Ya da hepiniz sözleştiniz, köfter möfter diye beni kekliyorsunuz, aktarlarda rezil olucam, bu da mümkün tabi ahhahahah :D
      Kolay gelsin, okurken bile tüylerim diken diken oldu, bir an önce biter umarım tadilat. Öpüyorum ben daaa <3

      Delete
  6. Ay okurken bile ben o merveye gıcık oldum. Onlar ne tür kategorisine giriyorlar acaba? Ve kesinlikle onlardan çok var. İşi çöp toplamak bile olsa insanın hakkıyla, güzelce saygıyla yapsın istiyorum ben öyle seviyorum,öyle öğrendim. Bu baştan savma tavırlar, ilgisizlik, havalar beni tilt ediyor o da neyse:) Ben bir gün cinnet geçirip merve kılıklı birinin saçına yapışırım diye korkuyorum açıkçası kendimden. Böyle delilikle sınırım çok kısa, bir gün geçersem geri dönemeyebilirim. Belki öylesi daha iyidir deli der geçerler:) Çiçeeeeğini çok sevdim kadife gibi bir dokusu var sanki elleyesim mıncırasım geldi. Teyzem bibloları falan kırılmasın diye çocukken beni hep tembihlemektense ellerimi arkada birleştirmeyi öğretmiş. Şimdi bile öyle kırılgan hassas objelere felan bakarken ellerimi arkada tutuyorum alışkanlıktan. Kimse bakmazken gizlice çiçekleri falan eller baklagillerin bulunduğu çuvallara elimi sokarım. Almayacak bile olsam gittiğim manavdan bir iki bişey tatmayı severim:) O yüzden o çiçeği ellemek istedim:) Kumaş çok güzelmiş, seneler evvel şık düğmeye gittiğimde kumaş kısmındaki yaşlı amcayla konuşmuştuk epey cezayirden geldim deyince üzüldü halime pek ilgilendi. Çok güzel kumaşlar vardı baykuşlu kedili ama dediğin gibi metreleri 45 tl olan bile vardı yuhh dedim. Orada beni kilitli bıraksalar keşke azıcık karıştırsam, almasam da olur yani. O yediğin çekçek şeysini merak ettim hiç duymamıştım. Böcek ve türlü saçma şeyleri yemeği seven insan olarak bilmediklerimin tadına bakmak için hep sabırsızımdır. Geçen senelerde Antepten gelen bir ablamız kıtır kıtır yoğurtlu beyaz bir tarhana getirmişti. Çerez gibi de yiyorlarmış. Hangi yörenindi unuttum. Ben de ona bayıldım mesela. Çorbası da mükemmel oluyor. Enteresan bir ürün. Maraş tarhanası olabilir. Bulursan al bak ben sana tarif ederim hele yoğurtlu çorba seviyorsan bayılırsın gibime geldi. Şu an benim de canım çoook çekti. Dün de lor peynirli yumoş turabiye yaptım iki tepsi bitti bile akşamdan sabaha:) Ama bekar mühendis arkadaşlara da dağıttım yazık yapanları yok üzülüyorum:) Yani ben belki 2 tane yemişimdir. Bugün yine yapasım var. Keşke döner yapmak da kolay olsaydı evde kendimi hayal ettim döner keserken. Acaba geldiğimde bir dönerciye girip şöyle dönerin altına kafamı koysam da yağları ağzıma aksa desem fantazi yapsam kovalarlar mı beni:):) Bu arada çok kilo aldım gelince döneri tereyağsız ve pidesiz yemeği düşünüyorum hihiii:):)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Dönerin pidelerini ben yerim, sen kalanını yersin, böyle bir ikili olabiliriz :) Maraş tarhanası o, böyle açık renk karton tabakaları gibi di mi? Bazen hoşuma gidiyor o, bazen de yiyemiyorum. Burda görüyorum bazen sağda solda, paketli satıyorlar. Çorbası nasıl oluyor, deneyeyim ben hemen? :)
      Yollayayım ben sana çekçek siz gelince.
      Teyzenin taktiği çok akıllıcaymış, acayip takdir ettim. Kauçuğumuz kendi halinde, mazbut bir ev bitkisi, bu yeni yaprakların rengi çok güzel oluyor, ben de elliyorum :) Sizin eve de alırız bir tane. Ay güldüm baklagil çuvallarına elini sokmana, sen doku seviyorsun demek ki.
      Her yer Merve, azalmıyorlar da, çoğalıyorlar. Bir daha annemle çıkarken yanıma kitap alacağım, onu okur çenemi kapatırım, en azından sinirlerim bozulmaz.

      Delete
  7. Banka hikayene sesli guldum. Bende bir suru kendini Adriana Lima sanip salina salina koca popolariyla yuruyen hicbir isi yapmayan, yapamayan birde musterilerle asiri samimilesen musteri temsilcileriyle karsilasmistim aklima onlari getirdin. okurken sinir oldum Merveye simdi gorsem bir iki lafta ben ederim :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Merve'nin topladığı kötü enerjinin haddi hesabı yok, kesin yolda düştü, çantasının sapı falan koptu bugün :) Ya bir yandan da şunu düşünüyorum, onun yaptığı işi çok daha iyi yapacak, o maaşa ihtiyacı olan bir yığın genç insan vardır; o pozisyonu haksız bir şekilde işgal ediyor Merve ve diğer Merveler, buna da üzülüyorum.

      Delete
  8. Bankacılık işlemlerini hiç sevmiyorum ve sanırım bankalarda çalışanları "özenle" seçiyorlar. Bana da benzeri tipler düşüyor hep. Kısa bir anımı anlatayım:

    Hesap açacağım X bankasında. Gittim, numaramı aldım sıra geldi filan oturdum masaya doldurmam için bana form vermesini bekliyorum. Kadının da önünde kağıtlar, habire onları ikiye katlıyor bir yere koyuyor. Aradan vakit geçiyor kadında ses yok. "Ee hanımefendi benim zamanım yok yanlız, şu hesap açma işine girişsek artık?" "DURUN ÇOK İŞİM VAR TAAAM MIIIA!!!" (iş dediği de afedersin sikimtonik kağıtları ikiye katlayıp bir kenara koyuyor) Aradan vakit geçiyor. Yine South Park sessizliği.. "Daha ne kadar bekleyeceğiz?" "İşim var görmüyor musunuz?" Tabii o noktada barbar mod on oldum ve "başlarım lan böyle işe" diyerekten tozu dumanı birbirine katmıştım. 5 dakika içinde işlemim tamamlandı tabii o durumda :D Bu ülkede birşeyleri yaptırmak için illa esip gürlemek mi lazım ? Nefret ettiğim bir şey böyle sinirlenmek filan ama bu ülkede sinirlenmeyen kimse yoktur eminim. Her şey de bir eksik gedik var arkadaş ne iş anlamadım :s

    Çekçek de ilginçmiş hani :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Muhtaçsın ya o anda o işi yaptırmak için, 3 saat de olsa beklersin nasıl olsa! Allah düşürmesin valla böyle banka şubesine, insan deliriyor, ben de istemezdim öğlen vakti tanımadığım etmediğim birine paçoz demek ama şartlar beni o noktaya getirdi. Üstelik hayatımda o sıfata bu kadar uyan birini daha görmemiş olabilirim :)
      Bir kilo çekçeği tükettik, birazını dağıttım ama çoğunu ben yedim galiba :)

      Delete