February 8, 2014

Bosna Direniyor


Diyor ki "Açken sen, sen değilsin", arkadaki hükümet binası, yandı dün. Burası Saraybosna.

Bütün Bosna ayaklanmış, binaları yaktılar, politikacıların arabalarını nehirlere attılar, polisler kasklarını çıkarıp protestoculara katıldı falan, bizim gazetelerde tıs yok. Sonra neden "en sevdiğiniz gazeteci" sorularına boş boş bakıyorum?

İşsizlik oranı olmuş %40, herkes milliyetçi sloganlardan ve politikalardan yılmış. Biri diyor ki "30 yaşındayım, 8 yıldır iş bulma kurumuna kayıtlıyım, hala işsizim çünkü torpilim yok.", hükümet hakkında korkunç iddialar var, yoksulluktan ve kötü yönetilmekten bıkmış insanlar.

Allahtan twitter var, o da ne zamana kadar var bilmiyorum tabi. Destek mesajları yazdım, birilerini takip etmeye başladım, biraz haberim oldu. Savaş zamanlarını yaşayanlar yanan binalardan çok rahatsız oldu, haklılar. Protestolar kısmen çığrından çıktı, bazı kıymetli arşivlerin de yandığını yazdılar. Buradan bakınca sanki biraz daha vahşi ve biraz daha önünde durması zor görünüyor protestolar. Bu kadar anlayabiliyorum okuduklarımdan.

Daha iyi bir hayat isteyen, direnen insanların yanında hissediyorum kendimi, refleks gibi. Bir de sosyal medyadan Bosna'ya destek gönderen bazı Türkler'e de bir söyleyeceğim var. Bosna sırf Müslüman olduğu için otomatik olarak Türkiye'nin küçük yavrusu, eyaleti, hayali kolonyal bir uzantısı olmuyor maalesef. Yıllarca savaş yaşamış, yapayalnız kalmış, şimdi de açız diye sokaklara dökülmüş insanlara yolladığınız "Ama en güzel şey İslam" yazılı romantik fotoğraflar bir boka yaramıyor. Yeni kuşaklar İzetbegoviç'i hatırlamıyor. Zaten azıcık okuyor olsaydınız protestocuların bir kısmının Sırp ve Hırvat olduğunu bilirdiniz. Savaş bitti ama o zehirli etnik milliyetçilik bitmedi, bunun farkında mısınız? İstemiyorlar artık bu milliyetçi ve ayrıştırıcı söylemleri, huzur istiyorlar, iş istiyorlar. Doğal olarak.

Niye sadece Müslüman ülkeler ayaklandığında destek veriliyor anlamıyorum. Avrupa'yı haçlı zihniyetiyle suçlarken bu İslam kardeşliği tuhaf değil mi? Valla gözümde hiç farkı yok, nerde etnik köken güzellemeleri ve din etrafında toplaşmalar görsem kaçarım ben, ne o öyle aile içi evlilik gibi.

Velhasıl, Bosnalılar'a sabır, güç ve dirayet diliyorum ki bu üçünün de zaten kitabını yazmış insanlar.







8 comments:

  1. yazını çok beğendim, benimde ne yalan söyleyeyim hiç haberim yoktu durumdan şimdi biraz biraz internetten araştırmya başladım.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Valla benim de sadece Tuzla'da fabrika özelleştirilince işsiz kalan işçilerin protestosundan haberim vardı, sonra bir anda başka şehirlere de sıçradı. Savaştan kaçıp Amerika'ya göç eden bir tanıdığım yazınca haberim oldu olayların boyutundan. Twitter'da #Bosnia #BİH #BosnianSpring yazıp bakıyorum.
      Hiçbir şeyden haberimiz olmayacak bu gidişle, çok endişeleniyorum.

      Delete
  2. http://www.youtube.com/watch?v=DXK3K3OQV54 Açken sen sen değilsin diyor demiişsin ya, bak ne buldum açlık çoğunluktadır...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Youtube'un en güzel şeylerini sen buluyorsun! Kemal'e ılık sütle kurabiye verip yatağına yatırasım, sabah da erkenden kaldırıp deniz kenarına götüresim geldi.

      Delete
  3. Niye İstanbul'da değilsin, buluşurduk arada, konuşurduk. Ah ne güzel olurdu Mina!
    Olsun iyi ki yazıyorsun. Vaktim yok değil de, gündem takip edecek mecalim, gücüm yok. İnanacağım yayın yok. Senden öğreniyorum bazen bir şeyleri...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay hakikaten yaa; Efe'nin yılbaşı kartı da içime oturdu, derin bir sempati besliyorum taa buralardan, sana ayrı, yavruna ayrı :D
      Kimsede hal kalmadı galiba, cumartesi akşamüstü internet protestosuna uğradık, liseli çocuk vardı bir avuç. Herkes şişti, bunaldı. Bosna'dan da şans eseri haberim oldu, Avrupa'nın geri kalanında ne olup bitiyor haberim yok. Bazen postcrossing'ten gelen kartlara yazıyorlar "burda da şu oldu, bu oldu" diye, internet çağında kartpostaldan günden takip etmek de acıklı çok :)

      Delete
  4. Çünkü insanoğlu iki yüzlü. Dünyanın neresinde olursa olsun haksızlıklara sesimizi yükseltebilseydik belki de uygarlık dediğimiz şey çok daha ötede ve daha az kanlı bir zımbırtı olurdu. Kimsenin kimseyi dinlemediği bir dünya. Müslümanlar öldürülüyor, Hrıstiyanlar susuyor. Budistler öldürülüyor Museviler susuyor filan. Böyle susa susa, kavimcilik yapa yapa çürüyüp gidecek bu dünya. Barışı görmeden..

    ReplyDelete
    Replies
    1. Haklısın, olan garibana, kaçamayana, temiz kalbiyle inanana oluyor. Filistin sıkıştığı yerde acı çektikçe bir adım yol alamadığımızın ispatıdır mesela. Geçenlerde okudum, Birleşmiş Milletler'deki Filistin'in biraz lehine olacak bütün oylamalarda red oyu kullanmış Amerika, yıllardır, hiç aksatmadan. Zaman zaman tek red oyu bunlardan gelmiş falan, öyle bir istikrar yani. Çok acımasızlar.
      Bosna'yla ilgili de kimseyi affedemiyorum, toplanan yardım paralarını iç ettiler bu memlekette, daha aşağılık olunabilir mi bilmiyorum.

      Delete