August 23, 2014

Ay Ayakları Kıllı Ayol Bunların...

Elf olsaydım aynen böyle olurdum, kendi kendime gülüyorum dünden beri. Emin olmak için üç kişiye gösterdim, onayladılar.


Onay merciilerinden biri olan arkadaşım S.,  internette dolanırken hobbit ayağı şeklinde kitap ayracı görmüş, bana almak istemiş. Sayesinde tanıştığım ve en temiz hislerimle sevdiğim N. ise "Ben bunun aynısını yaparım" diye engel olmuş. O andan beri N. ne yapacak diye merakla bekliyorduk. Nihayet ortaya çıktı.

Soldaki internette satılan versiyonu, sağdaki ise N.'nin el emeği göz nuru, Barbie'nin uzatmalı sevgilisi Ken'i doğrayarak yaptığı ayraç.


Ken'e üzüldük biraz ama iki gün falan da kıllı ayaklara bakıp bakıp güldük. Ait olduğu yere, Hobbit kitaplarımın yanına koydum.

Hava güzel, cumartesi güzel, gideyim gevrek alayım da geç de olsa kahvaltı edelim bari.

16 comments:

  1. Replies
    1. Boyoz alamayacak olmanın üzüntüsü :D

      Delete
  2. Ahhaaha süpermiş o ayaklar. Nanay dizaynı biliyorum. Gördükten sonra bende kendime bir ayraç yapmaya çalışmıştım:) Hobbit ayakları harika olmuş ama ken'den bozma da olsalar bence şahane. Zaten ben ken'i sevmiyorum nedense çok ukala bir tipi var gibi geliyor bana. Kalp kıran zengin bebeler gibi:)
    Gevrek almaya gitmek ben de istiyorum yakın zamanda offf. Ben simittttttt istiyeeeeen diye bağıran İzmit versiyonunu da seviyorum. izmir'de gevreğe nasıl bağırıyorlar, ya da orası modern memleket, simitçiler kendi halinde sessizce mi yürüyor acep sokaklarda:)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay hakikaten, Ken'de tam kalp kıran zengin bebe tipi var ahhahhahha :D Çok yaşa Tuğba, daha iyi anlatılamazdı!
      Gevrek almak için gizli şifreyi söylemek gerekiyor, pardesü giyip peruk takıp gitmek lazım :D İhihihi kendi kendime eğlendim böyle bir alışverişi düşünüp :) Yok be, bayağı "Gevriieeeek" diye bağırırlar İzmir'de.
      Yazalı yarım saat olmuş, hala çıkamadım evden öh.

      Delete
    2. sinirimden ağlarken ayaklara ayrı, şu pardesü ve peruklu alışverişe ayrı güldüm... :)

      Delete
    3. Kaç zaman sonra blog yazdın diye sevindim, sandım ki Çeşmealtı'ndaki evi anlatacaksın, okumaz olaydım, ruhum öldü biraz. Keşke ben de o dolmuşta olsaydım, ikimizi birden indiriverirlerdi yolun kenarında ama en azından içimiz rahatlardı biraz.

      Delete
  3. hah haaaaa üst fotolar komiik ayaklar ise korku filmi gibi yaaa :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay yemin ederim her baktığımda gülüyorum :D Ayaklar da köpenklerin çok ilgisini çekti, itinayla üst rafa kaldırdım, bir de kakalarında ayak aramak zorunda kalmayayım ahhahha :D

      Delete
  4. Hello beybi, ben geldim Estambol'dan. Kartını aldım ama atacak bir postane denk gelmedi, buluşalım elden takdim edeyim :)
    Yorgunluktan kafayı sıyırmış durumdayım, 3 güne ancak kendime gelirim :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Temem :D Buluşalım da İstanbul macerasını anlat :)

      Delete
  5. Ahaha ben de onayladım.
    O Hobbit ayakları çok hoş ya *.* Ken'i doğramak değişik olmuş :D

    ReplyDelete
    Replies
    1. Di mi ama? İyi ki elf değilim ahahhaha :D
      Ken doğramak meselesini anarko-feminist bir açıdan mı ele almak lazım acaba? :)

      Delete
  6. Gülerek ve severek okduum sonuna kadar, tesadüfen geldiğim bu blogu sevdim ve zevkle takibe aldım :) ilgilenirseniz bana da beklerim
    sevgiler

    ReplyDelete
    Replies
    1. Çok teşekkür ederim, hemen geliyorum :) Bizden de sevgiler.

      Delete