August 26, 2014

Kımıl Kımıl Köpek ya da Yorgun Sevdam

Biri oturup hayallerimi gif haline getirmiş. Ne kadar çok sallanan kuyruk, ne kadar çok neşe! Kendimi havuzda hayal ettim ya da kenarda şezlongta oturup suya girmeyenleri ayağımla kıçlarından iterken. Bana sevinçten kendi ekseni etrafında yüzen köpeklerle dolu bir havuz verin, valla başka bir şey istemiyorum. Yüzsek yüzsek, sonra uyusak.


Arkadaşım S., son zamanlardaki çılgınca uyuma isteğini ona Urfa'dan aldığım anahtarlığa bağladı.


Bence en güzel anahtarlıkları Urfa'da satıyorlar.


Can havliyle çiçek ektim boş bir saksıya, aranjman yaptım diye sevinirken kocam "Belediye gibi çiçek ekmişsin aferim" dedi. Saksının yanına dev plastik dinozor heykeli dikmeye karar verdim.


Twitter'da Levent Piriştina'yı takip etmeye başladım, İzmir'de Buca Belediye Başkanı seçildi son seçimlerde.


Levent Piriştina'nın babası da başgandı. Ankara'ya taşınmış, bir başka İzmirli olan arkadaşım sarıkafa ile aynı evi paylaşıyorduk. Evde çalışırken radyodan duydum Ahmet Piriştina'nın öldüğünü, ağlaya ağlaya sarıkafa'yı aradım, duyunca o da ağlamaya başladı. Yokluğu bizim gibi iki hödüğü bile zarıl zarıl ağlatan babasını örnek alarak başganlık yapıyordur diye tahmin ediyorum.

Kitap aldım biraz, bu sabah geldiler. "Bu son, valla son" diye diye kitap almaya devam ediyorum, evdeki stokla bu kışı çıkarırım halbuki.


Kitapların yarısını şahsi merakımdan, diğer yarısını da buralarda ve instagramda falan siz okuyorsunuz diye aldım. Başka neler okuyorsunuz bu aralar?

Kitap okumuyorsanız eğer, okuyun.


Aynen böyle düşünüyorum.


30 comments:

  1. Ayyy, yirim ben bunları. Ben de istiyom böyle bi ortam :)
    Levent Piriştina iyidir, babası kadar olamasa da :)
    Kitaplarından ikisi benim de listemde, Erteleme Sanatı ve Swastika Geceleri. Önceliği onlara ver de bi yorum alayım senden.
    Sondaki foto iyiymiş :) Bakışa bak allaamm yaa.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Yüzen köpek kadar komiği yok :D
      Bizim buranın başganı da genç, Alper Taşdelen, çılgın gibi kaldırım tamir ediyor, yol asfaltlıyor. Bakalım, takip ediyoruz icraatlarını herkesin.
      O iki kitabı ben de çok merakla aldım. Bir Tuhaf Turta Davası'nı okuyorum şimdi, bitsin, ikisinden birine başlayayım hemen.
      Sondaki fotoyu çekenin alnından öpmek istiyorum, bir kamyon lafa bedel bir an yakalamış.

      Delete
  2. saksın harika. epey büyük mü. ne zaman gelcen urlaya. yoksa geldin mi. renkli kitaplarından bana da getir. muck.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Saksı epey büyük, eskiden ağaç vardı içinde. Gelmedim hala Urla'ya, bu gidişle gelemeyeceğim herhalde. Annem köpek kotası koydu, Sophie'nin seçimi gibi seçim yaptırtmaya çalışıyor bana, gelemiyorum.
      Olmadı artık postalarım sana kitap, naapalım. Başbaşa oturduğumuz pastane kapandı bu arada, şimdi gelsen nerde çilekli turta yediririm sana bilmiyorum.

      Delete
  3. Yazdığım yorum gitti, telefonda söylemeyi unuttum son zamanlarda okuduğum en eğlenceli kitap, kesinlikle tavsiyemdir: "Bir Ikea Dolabinda Mahsur Kalan Hint Fakirinin Olağanüstü Yolculuğu". Acıcık ucundan göçmenlikle ilgili sosyal mevzulara da dokanmış :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Gördüm fotoğraflarda, şimdi mecburen onu da almam lazım :D Evdeki kitap yığınlarının başlıca sorumlusu sensin zaten, "Amman yetişeyim, amman kaçırmayayım!" diye diye bu hallere düştüm ahhahhaah :D

      Delete
  4. Anahtarlıklar çoook güzell :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Keşke daha çok alsaymışım, pişman oldum ben de :)

      Delete
  5. Hayvan düşmanı alt komşum o havuzun yakınında olsa herhalde kalpten giderdi :D

    Kitapları görünce bi heyecan bastı valla. İntihar :) Steinbeck ve Yan'ın kitaplarını almayı düşünüyorum ben de nicedir. Swastika Geceleri de listemdeydi :))

    ReplyDelete
    Replies
    1. Swastika Geceleri "çoksatan" olmuş yahu, merak ediyorum çok. Mo Yan galiba en ucuz idefix'te, ordan aldım, hacimliymiş bayağı :) İntihar'ı da okuyup senin başına ekşiyeceğim, du bakalım :)
      Havuzun suyunu boşaltıp tamamen köpekle dolduralım, sırtüstü yüzmeye çalışalım, sonra komşunu da içine atıp kaçalım ehihiihih :D

      Delete
    2. Acayip bir ülkeyiz ya. Tutunamayanlar ve Ulysses'in de peynir ekmek gibi satıldığı düşünülünce.. Umarım okumak için alıyorlardır :) Kütüphaneleri biblolarla falan da rahatlıkla doldurabilirler oysa :D

      Düşündüm de.. AHAHAHAHAHAHA beter olsun o kadın. İşi gücü yok sokaktaki hayvanlarla uğraşıyor ya. Bi de şöyle savunmuyor mu; "evdeki hayvanını değil sokaktakini kovalıyorum". Ev hayvanı-sokak hayvanı ne farkı varsa.. İkisinin de kalbi var.

      Delete
    3. Öff İzmir'de vardı öyle iki komşu. Biri dördüncü kattan su dökerdi kedilerin üzerine, alıp alıp fırlatırdı yavruları, safi kötülüktü adam. Diğeri de bir kadındı, kardeşim her çöpün yanına mama indirdiğinde balkona çıkıp bağırırdı, 10 yaşında çocuğa etmediği laf kalmadı. Hiç özlemiyorum o mahalleyi.
      Tutunamayanlar ve Kürk Mantolu Madonna hiç çıkmıyor çoksatanlar listesinden, normal şartlarda harika bir yer haline gelmiş olması gerekiyordu memleketin, neden olmuyor anlamıyorum :)

      Delete
    4. -__- Bizim alttaki manyak da öyle. Alıyor eline maşrapayı dökyüor aşağıya suyu. Son zamanlarda tencere dolduruyor. Fakat unuttuğu nokta şu; yerçekimi. Ne zaman hayvanlara su döktüğün görsem alıyorum ben de çaydanlığı, suluyorum bütün camlarını, balkonunu :D Raydan çıkardı beni de.
      Ya okumuyorlar ya da okuduklarını anlamıyorlar :D

      Delete
  6. heyyy ben "kağıt insanlar"ı okuyorum, bu ikinci okuyuşum, hakkında konuşulacak gibi değil, o kadar güzel.
    urla'ya gidecekseniz köpekleri bizim kapıya bırakabilirsiniz, ben sularını vererim, eğer gidecekseniz yani.
    sevgiler.
    hamiş : sağ tarafta takip ettiğiniz blogları kaldırmışsınız, fark ettim.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Yazdım defterime Kağıt İnsanları, bir sonraki siparişe eklerim, şimdiden heyecanlandım :)
      Ben sonsuza kadar lanetlendim, köpeklerle evde otura otura öleceğim bence. Sen çiçekleri bırak kapıya, köpekler içeri alır saksıları.
      Kaldırmadım ki takip ettiğim blogları, ben görebiliyorum. Ama takip ettiğim blog yazılarını görebilmek için sayfayı yeniledim bütün gün, bende de onlar görünmüyor.

      Delete
  7. Köpek iyi güzel hoş ama gif'tekiler biraz fazla değil mi yahu? :)
    "Belediye gibi ekmişsin," yorumuna koptum ve aynen katılıyorum. :D
    "İri Memeler ve Geniş Kalçalar" idefix'te kampanyadaydı geçen ama kendimi tuttum almamak için. Okunmaya bekleyen milyon tane kitap var evde...
    Bunun bir de satrançlı olanı var Emine Erdoğan'la beraber olan o da süper. :DD

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ya ortalama bir rakamda anlaşabiliriz bence, 2 köpekten sonrası zaten aşağı yukarı aynı tımarhane :)
      Çok teşekkür ederim, belediye isterse onlara da yapabilirim, refüjlere falan :D
      Idefix'ten aldım ben de Memeleri. Ben böyle alıyorum, listeyi arkadaşıma yolluyorum, aynılarını almasın diye, o da bir öbek kitap alıyor, asla bitmiyor okunacak kitap yığını. Bir de şehir kütüphanesine üyeyiz, daha kitap ödünç almadık. Açgözlülük böyle bişiy.
      Bakıyım satrançlıya da :D

      Delete
  8. vay vayy arabayı vermiş :d
    ben istesem bırak arabayı içinden bi zarf vermezdi (düşün arabayı gelin arabası yaptım bile (: )
    okuyun efenim.. kitap okuyunn

    ReplyDelete
    Replies
    1. Makam arabası olmasa daha çok sevebilirdim başganbey'i :) Aslında İzmir'de kızlar teklif ediyomuş, gelin arabasını da kendileri buluyormuş aslında eheheh :D

      Delete
  9. Benim dombili patates ay 10 köpenk gücünde, evde ordan oraya. Sebahattin Ali okumaktan ciğerim soldu küçük ibo'ya döndüm. Bildiğin gibi Buse Cinayeti ve ardından SA'nın İçimizdeki Şeytan'ı bitirdim. Ayıptır söylemesi küçük bir tatile daha çıkıcam, (vallahi bu son söz) Anayurt Oteli'ni ve Cengiz Aytmatov'un Elveda Gülsarı'sını yanıma alıyorum. Ama 43 derece Güney Ege sıcağında bu ağlak kitapları nasıl okurum bilmiyorum. Buse Cinayeti'ni sana 1 yeni süpriz kitap ile geri göndermeyi pilanlıyorum. Pilan yapmak güzel şey.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Oğğğğğğ dombili patatessss <3 Ben de okıyım SA ya, lisede okumuştum en son, ne okuduğumu da hatırlamıyorum. Bak SAları kütüphaneden ödünç alabilirim hem, bütçemi göçertmemiş olurum.
      Çık tatile yav, sen haketmiyorsan tatili, kim hakediyor bilmiyorum. Hem bana kartpostal olarak geri dönüyor senin tatillerin ehehhehheh :D
      Bugün kart atıcam sana bi tane, sonra da başka bişiy daha düşünüyorum bakiyim.

      Delete
    2. Bu kütüphane işini ben de düşündüm, Beyoğlu'na evime yakın var mı bi bakmam gerek ancak ben okuduğum kitaplerı biriktirmeyi ve onlara özel büyükçe bir kütüphane yapmak en büyük hayalim. İzmir'de ve burda çokca var ama bir bütün olarak görmek için daha yerleşik(!) bir hayata geçmeyi bekliyorum.

      Delete
    3. Ay evet, insan biriktirmek istiyor. Aslında yeni yazarları kütüphanelerde keşfetmek mümkün olsaydı keşke; bazen tanıtım yazısına, kapağına falan bayılıp alıyorum, kendimi kesesim geliyor bitirene kadar, üzülüyorum o paralara. Burdaki kütüphanede klasikler var, bir de yükte ağır pahada hafif macera-gerilim romanları, yeni çıkanlardan Elif Şafak falan satın alıyorlar sanırım. Bir bakıyım gidip fekat kartımı bulamıyorum bir türlü. Kütüphane kartı ve Marks&Spencer kartı kayıp ahahhhah :D Puanlarımı harcayacağıdım halbuki.

      Delete
  10. Sen köpenkli havuz hayali kuruyorsun bende kedili bahçe:) inekli deniz de komik oluyor yalnız bak. Ben küçükken denizde sıcaktan börtmüş koca memeli ineklerle yüzerdim kimi günlerde. Anahtarlıklar harikaymış çok sevdim. Bir gidişte benim için de al olur mu komik olanlarından:) bi arabam olursa günün birinde bende ona böyle şapşik stikırlar yapıştırıcam liselim modunda:) Arka cama da karpuz:)
    Senin saksıya bayıldım. Bende de öyle kocaman saksılar var şu an ama keçi etrafta oldukça ekemiyorum yoksa toprakları bilem var içlerinde. Ev de düdük kadar içeri de alamam. Bir defa gittiğim çiçekçide sukulentler görmüştüm onlardan eksem ne mutlu olurum. Evde veya bahçede yapamadığım şeyleri ofiste yapmaya çalışıyorum yakında buraya ev kurdum diye kovacaklar beni. Kitaplarında şahane, o erteleme sanatını ben de merak ediyorum. Koca memeler de kocaman bir kitapmış, ama onları okuması da ayrı keyifli oluyor. Ben idefix'te sürüsüne bereket listeler yapıp duruyorum almaya kalksam milyarlar tutacak yavaş yavaş başlamalıyım aslında ama uzaktan zor oluyor, hem evimizde daha kitaplık bile yok. Bu gelişte ikeadan bi kitaplık alacağım, en azından kitaplar ortada kalmasın. Yaz gelişi için hazırlık olsun istiyorum. Daha izmit'te gelecek bir oda eşyam var. Kitaplar ne muhteşemler ama ya koklamaya doyamıyorum, en çok da bir kitapçıda zaman geçirmeyi özlüyorum şu sıra. Yaz bir şekilde geçiyor işte..
    İyi ki yazıyorsun, hep yaz olur mu...valla sen yazmayınca boşluğa düşüyorum resmen offf..

    ReplyDelete
    Replies
    1. Kedi de olur, yüzmek istemeyebilir ama onlar :) İnekli deniz, duyduğum en güzel şey yemin ederim, hiç hayır demem :D
      Keşke gitsem de kiloyla anahtarlık alsam, kilim falan alsam, bakalım.
      Ay bu senin keçiye gülüyorum her seferinde kıs kıs :) Sukulent alsan belki küçük saksılarda evin içine koyabilirsin, olur mu öyle?
      Erteleme Sanatı'nı okuyup yollayayım sana, ister misin? Hem gezmiş olur kitap :)

      Delete
    2. Yazamadım şu yorumu bi türlü, net yoktu ofiste. Şimdi geldi nihayet ama yine gidebilir..
      Kedilerin suyun içindeki hallerine çok acıyorum hele kapana kısılmış gibi banyoda su dolu küvette kalan kediyle ilgili videoyu görmediysen sana link yollayayım deli ediyor beni o video, şapşiriği sanarsın lime lime ediyorlar:) Bizimki tr dönüşü eve geldiğinde araba korkup çişini kakasını yapmış bi geldi nasıl pis ama nasıl da üzgün mahçup, hemen saklanmak istedi onu o halde görmeyelim diye. Biz de tuttuğumuz gibi tabi nazikçe lavabonun suyunu ılıtıp korkmayacağı derecede az açıp yıkadık. Sandım ki bağırır böğürür ama hayvancığım o kadar rahatsız olmuş ki belli gıkını çıkartmadı, pek bayıldı mis koktu ohhh rahatladı. O halini unutamıyorum. İlk kez yıkanmış oldu daha da yıkanmak istemez herhalde böyle bir durum olmadıkça:)
      İnekli deniz komik ama bir o kadar da korkunç aslında. Ben dönünce bizim yazlığa geliriz senlen kesin denizin birinde inek buluruz merak etme sen:)
      keşke birlikte gitsek de birlikte talan etsek dükkanları diye düşünüyorum ben:)
      keçiye gül gül sen, ben yakında keçiyi kokoreç yapıcam. Sıpa ya..sukulent eksem eve koyucam zaten yoksa o üzüntü riskini bir daha göze alamıyorum bu sefer hayvancığı keserim yemeye kalkarım falan, bir cinnete bakar yani!
      Erteleme sanatını okumak isterim tabi, yollayabilirsin, ben de okumadıysa gedize yollarım olmadı dolaştırırız:) Bu sıra daha pek okuyamıyorum ancak bir iki sayfa ama yakında sıkı bir okuma programı hazırlayacağım kendime, olmuyor böyle...

      Delete
    3. Ay sevmiyorlar pek suyu. Bizim bir Arap vardı yıllar önce, lavabonun içine oturup damlayan suyla oynardı ama zaten deli gibi bir kediydi. Sizin aristokrat yavrunuzun yıkanmasına gerek yok, onlar doğuştan yıkanık :)
      Ahahhahhaha keçi, kokoreç ihtimalini bilse adımını atmaz sizin bahçeye de bilmiyor yazık :D
      İyi ben sana paslayayım kitabı, zaten çok kalın değil, çantana atar fırsat buldukça okursun biraz biraz. Ben de bir yavaşladım bu yaz, bu hızla erimeyecek evdeki kitap stokları.

      Delete
  11. Saksı ve anahtarlıklar güzel bence. Swastika Geceleri'ne biz de baktık Mert'le, alacaktık, sonra erteledik. Bakalım beğenecek misin. Ben de John Steinbeck'in Tutku Otobüsü'nü sipariş verdim eheh. Şu memeli kitabı okumaya cesaret edemem herhalde, güzel mi değil mi onu da söylersin bana değil mi?
    <3

    ReplyDelete
    Replies
    1. Okuyayım da buraya iki satır yazayım hakikaten, hiç kitap yazmıyorum. Olur da gene arada kaynarsa sana hususi olarak söylerim :) Bir ara buluşak mı? Okullar açılıyor, kırtasiye gezeriz belki :)

      Delete