September 4, 2014

Çıkarın Beni Burdan!


Efendim, elimde gördüğünüz "çıkış" şeysini yapıştırmam lazımdı duvarlara. Elim varmadı, sanırım için için bütün apartman ölsün istiyorum. Apartmanın tek çıkışının çok bariz bir şekilde apartman kapısı olması da beni durdurmuş olabilir. Neyse.

Mart ayından beri icra ettiğim-edemediğim apartman yöneticiliğinden dün itibariyle istifa etmiş bulunuyorum. İki önceki yöneticiyi ikna ettim, ona devredeceğim. Dün akşamüstü çıktı almak için kırtasiyeye gittim, bilgisayarın başındaki çocuk "Çok iyi yapmışsınız, insan katil olur" dedi, herkes biliyormuş, bir benim haberim yokmuş yöneticiliğin çirkinliğinden. Telefonla konuştuğum bir ev sahibi yüzüme "Ahhahhahah o apartmandan asla para falan toplayamazsın!" diye güldüğünde ve diğeri "Aaaa kolay gelsin çocuğum, sesin de pek sevimli geliyor, kendini yakmışsın" dediğinde anlamalıydım. Anlamadım.

Olaylar benden önceki yöneticinin apartmandan taşınmasıyla başladı. Kapıcı, bir komşu ve annem beni "Yönetici ol. Sen olmazsan zemin kat olacak, bütün parayı kendi bahçesine harcayacak!" diye sıkıştırdı durdu. "Ulan orası bütün apartmanın bahçesi değil mi?" demek aklıma gelmedi, o komplo teorisi seline kapıldım. Şu anda farkediyorum ki her yeri dökülen terası tamir ettirseymişim "Kendi terasını yaptırdı" olacakmış, ucuz kurtulmuşum.

Toplantıda "Ay sen ol yönetici biz hepimiz sana yardım ederiz canım benim" diyen kat maliklerinin bir daha yüzünü görmedim.
Kapıcıyla yolladığım her yazı, her makbuz geri geldi, bir kişi de gelip "Şöyle yap, doğrusu bu" ya da "Şu sebeple geri yolladım" falan deyip yol göstermedi. Para toplamak lazım temalı her yazı reddedildi, emrivaki her makbuz bana geri döndü. Elimde 60 kadar asla ödenmeyecek ve iptal edilmiş makbuz, 10 civarı da yazı var, ekleriyle birlikte.
Kimse beş kuruş para vermedi, bir daire beni hayatında ilk defa gördüğünü söyleyip kapıyı kapattı. Kiracılar bütün masrafları kiradan düşecekleri halde kaçıştılar, 60 yaşında insanlar "Ay ben arayamam ev sahibimi, kanunen senin araman lazım zaten" dedi. Ben de yıllarca kirada oturdum, hep kendim aradım ev sahibini; arasalardı işin ucundan tutmuş olacaklardı, istemediler.
Aynı kiracılar her yakaladıklarında beni evlerine sokup akan kokan duvarları falan gösterdi, laf arasına yöneticilerin aidat vermediğini sokuşturdu. "Veriyoruz aidat. Ulan 40 lira zaten!" demek aklıma gelmedi, bakakaldım, çayımı içip kaçtım evlerinden.
Kapıcının bütün daireleri birbirine çekiştirdiğini farkettim. Yüzüne bakamıyorum şu anda, 50 yaşında adam vaktini böyle geçiriyor, kusasım geliyor.
Teklifler aldık. Her kat maliki, yapılacak işler listesinin ayrı bir kalemine itiraz etti. "Bunlar bunlar yapılsın ama şu yapılmasın", pinpon topu oldum aralarında.

Merdivende biriyle karşılaşırım diye evden çıkmaya korkar oldum, çıkmak zorunda kaldığımda aşağıdan ses geliyorsa saklanır oldum. Korktuğum başıma geldi, herkesten nefret etmeye başladım. Aramın nispeten iyi olduğu zemin kata gidip istifa edeceğimi haber verdim, "Sen iyi bir insansın" dedi, sırtımı patpatlayıp yüzüme acımayla bakarak.

Ben acil çıkıştan tüyerken: bir daire, diğerine bahçeye çiçek ekti diye şarlamış; bahçeye çiçek eken daire su deposundan mikrop kaptığını düşünüyor; 4 yıldır sokağa çıktıklarını görmediğim potansiyel vampir komşular gene sokağa çıkmıyor; bir dairede tek başına sarman bir kedinin yaşadığını düşünüyorum, bazen kendi kendini balkonda mahsur bırakıyor; sürekli balkondan aşağı bakan başka birine 4 yıldır selam vermeyi başarabilmiş değilim, sadece bakmaktan hoşlanıyor (kedi değil, insan); alt katın köpeği kapıyı tırmalıyor, tırmalıyor, tırmalıyor, asla durmuyor.

Ben kurtuldum, siz sakın bulaşmayın. İki gözüm önüme aksın çok pis bir şeymiş.


20 comments:

  1. geçmiş olsun. :D ne gerek var ya apartman yöneticliğine falan bizim apartmanda toplantılar olurdu çocuklar bir eve toplanırdık o olay güzeldi bak. ama bizim apartman küçüktü 14 daire vardı. herkes birbirini tanırdı, aidat vermeme gibi bir olay olmazdı. sizinki büyükmüş sanırım

    ReplyDelete
    Replies
    1. 10 dairenin dramı bu, el kadar apartman. 10 dairenin yaş ortalaması 103 falan, bazıları evlerinde değil hastanede yaşıyor olmasına rağmen itiraz edebiliyorlar tadilat yapılmasına.
      Bir daha asla. Taşınırım gene de yönetici falan olmam :D

      Delete
  2. Ahh bu apartman hikayeleri. Yazsak vallahi kitap olur. Babamdan, dedemden (eniştem aslında ama dede derdim çocukluğumdan beri) biliyorum bu apartman yöneticiliği durumlarını. Dedemin sonunda delirip kocaman bir adama tokat çakmışlığı vardır toplantıda. O sinirle ve üzüntüyle eve geldiği halini hatırlarım hep. Yalnız adama o tokat çok iyi gelmişti on numara beş yıldız biri oldu sonrasında:):) Ben anlayamıyorum bu kafamla apartmanda böyle arıza çıkartan insanları. Yaşadığın yer sonuçta, huzurlu mutlu ve temiz olması için neden elinden geleni yapmaz ki insan. Neden birbirlerini tanımaya, bir parça da olsa hayatlarına sızmayı, onlarla birlikte olmayı istemezler. ne ketum insanlar var. Nedense ya çok karışanı ya da bulaşmayanı denk gelir hep bize, bir türlü ortak paydada buluşanına rastlamadım. Apartman hayatını bir kişi bile mi mutlu anlatmaz. Hey allahım yaaa valla hepsini toptan falakaya yatırasım böyle parmaklarımı gözlerine soka soka böyle böyle olacak, insan olun biraz diyesim var. Boşver iyi yapmışsın bırakmakla, baksana sana patlayacakmış sonunda. O kimse sana iyi birisin sen diyene de azcık içim ısındı, aferim ona. Şu 4 yıldır kapı dışarı çıkmayan komşulara da ben olsam fırsattan istifade bir bahane uydurup evlerine sızma operasyonu düzenlerdim. Vampir ısırsın diye bir yerlerimi yırtıyorum ben burda tepmesene fırsatları ayol:):) Bize bir faydası olurdu..:)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ya valla çok naif bir birlik-beraberlik motivasyonuyla başlamıştım, çok fena şiştim en sonunda. Dün kırtasiyedeki oğlan "En pamuk ihtiyar bile korkunç birine dönüşüyor" dedi, çok isabetli bir tespit yaptı.
      Kanalizasyonda sorun var, su deposu hakikaten korku filmlerinden çıkmış gibi, binayla bahçe birbirinden ayrılıyor, bütün binanın sağından solundan beton parçaları düşüyor. Ve bunları herkes biliyor, bilmiyorlarsa bile öğrenmişlerdir diye düşünüyorum zira sürekli bunu anlatan yazılar yapıştırdım kapılara, çoğaltıp dairelere dağıttım falan. Olmadı bir türlü.
      Bana iyi birisin diyen komşu, zemin katta ev-ofis yaşıyor, ben de seviyorum, zaten bir tek o usta musta buldu getirdi, teklif aldık, pazarlık etti. Ben pazarlık edemiyorum, sesim kedi osuruğu gibi çıkıyor. Yanı başındaki kanalizasyon tamir olsun istiyor, bütün gün baktığı bahçe güzel olsun istiyor doğal olarak. Olmadı.
      Evden çıkmayan komşuların evine sızabilsek bile en fazla küf kaparız, gerçekten vampir olsalardı gözlerinde biraz ışık olurdu.
      Müstakil ev dünyanın en güzel şeyi, allahım umarım kurtuluruz apartman hayatından.

      Delete
  3. "Elim varmadı, sanırım için için bütün apartman ölsün istiyorum." Koptum ! .D

    Hiç değmez var ya.. Kısa bir hayat sonuçta. Onu da böyle acayip insanların yaşadığı bir toplumu güderek heba etmemek lazım. Çevremde olsun, kendi sitemde olsun öyle şeylere tanık oldum ki şimdiye kadar. Yöneticilik mi ? Aman aman. Sokak hayvanları da olmasa ne yöneticiyle tanışırım ne insanlarla görüşürüm. İnan o kadar bezmiş durumdayım komşuluk işlerinden. Gene eski mahallem iyiydi. Yaş ortalaması 60+ civarı olduğundan iyi kötü kanun nizam biliyorlardı. Oturaklı insanlardı. Şimdi oturduğum yerde insanlar 60- ve bir çoğu kendi kafasına göre takılıyor. Apartmanın kolonlarını patlatmadıkları kaldı. Onu da yaparlarsa tamam. Kurtuluruz cümbür cemaat herkesten. Ufak bir yönetime talib olma denemesi yaşandı. Neler girdi araya bilsen.. Politika bulaştı yahu daha ne diyeyim. Yönetici mi seçiliyorsun milletvekili mi belli değil.

    "Cehennem başkalarıdır" der Sartre. Başkaları da komşularım elbette :p

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ahhahah Sartre referansı serpiştirirdim istifa mektubuma, ne güzel olurdu, aklıma gelmedi hiç :D
      Yangın çıksa, en kaçamayacak olanlar biziz tepede oturduğumuz için, yoksa ne hayaller kuruyorum. Neyse, devredeceğim komşu emekli, sakin bir adam. Aidat verme işini de kocama satarsam kapıcıyı görmekten de kurtulurum bir nebze.
      İki dairenin sahibi doktor bir çift, çok yaşlandılar, meğer kızları gelmiş bakmaya. Tadilat, para mara deyince soymaya gelmişiz gibi irkildi, bir de "BENİM ANNEM BABAM HASTA, NE HAKLA BÖYLE ŞEYLER İSTİYORSUNUZ?!" diye atarlandı. Akabinde de zemin katı polisle birlikte basmış, tadilat çok uzun sürmüş, annesi tadilat sesi yüzünden hastanelik olmuş. Annesi 1920 falan doğumlu, sanırım memleketin ilk kadın doktorlarından. Sanıyorsun ki asalet akar her yerlerinden, kültür-nezaket falan fışkırır ama yok, yetiştire yetiştire de bu nevrotik kızı yetiştirmişler. Polis çağırmalı falan. Herhalde annesi babası hiç ölmeyecek zannediyor, hepimiz susarsak, mahallede çıt çıkmazsa sonsuza kadar yaşayacaklar. Evlerden ırak.

      Delete
  4. Müstakil ev dünyanın en güzel şeyi, allahım umarım kurtuluruz apartman hayatından. Demişsin ya kocaman AMİNNNN diyorum hiç akıllı adam işi değil apartman denen...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Değil valla, insani bir durum değil bu. Bir yandan da 10 kişi biraraya gelip bir iş yapmaktan acizmişiz, çok acıklı.

      Delete
  5. Çikolatalı kart iyi geldi, mutsuzluklarımı alıyorsun. İyi ki varsın.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Hohoyt köpeğin olsun çikolatalı kartlar! <3

      Delete
  6. Hepi topu 5 dairelik bir apartmanda ay birlik olalım birbirimizi tanıyalım diye düştüğüm yolu üst kattaki komşumla kavga ederek kapatmış bir insanım. Yöneticilik mi yok almayayım ben.
    Ben vallahi anlamıyorum bu insanları , yaşama hevesleri de mi yok yahu. Biri kalkmış uğraşıyor siz rahat edin diye keyfini çıkart sev onu di mi ama yok. Biri iyi bir şey yapıyorsa kesin taşlamalı.
    Aman kurtulmuşsun vallahi , iyi olmuş.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay iyi bir tecrübe yaşayan var mı acaba, yemin ederim çok merak ediyorum, şu hale bak :) Kafamdaki bir diğer fantaaazili senaryoda da apartman olduğu yerde akordiyon gibi çöküyor, en üst katta olduğumuz için hepsinin tepesine binmiş oluyoruz, sonra ben AHAHAHAHAHA diye kahkahalar atarak enkazın içinden yürüyüp gidiyorum.
      Kurtuldum evet, zaten kapıcıyı merdivenden yuvarlamama çok az kalmıştı, iyi oldu hakikaten.

      Delete
  7. Çok güldüm bu yazıyı okurken ama sanıırm yaşadıklarınız hiç de eğlenceli değildi.Geçmiş olsun diyorum :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Çok teşekkür ederim :) Kurtuldum ya gerisi önemli değil :)

      Delete
  8. eski bir inka atasözü der ki; paran çoksa kefil, vaktin çoksa şahit, sabrın çoksa apartman yöneticisi ol:)

    ReplyDelete
    Replies
    1. İnkalarla tartışacak değilim :)
      Şahit de olmuşluğum var, demek ki bir kefil olmak kalmış, gerizekalı maceralara devam.

      Delete
  9. Replies
    1. Ay sağol valla ya, düşman başına :)

      Delete
  10. ben demiştim demeyeceğim.neyse apartman yöneticisi de olmadık demezsin artık.
    kurtulmana sevindim.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay insan başına gelmeden anlamıyormuş :D Ben de çok seviniyorum kurtulduğuma.

      Delete