September 2, 2014

Sinema ve Kapkek

Başta Saçaklı olmak üzere İzmirlilerin gözü aydın, Başka Sinema filmleri İzmir'e de ulaşmış nihayet.

Bütün yazı abesle iştigal ederek geçirdim, artık sinemaya gitme zamanı gelmiş olabilir. Eylül filmlerine şurdan bakmak mümkün. Geçen sene en beğendiğim filmler bu seanslarda gösterilenlerin arasından çıktı. Gloria hariç. Artık itiraf edebilirim herhalde, üç kadın gittik filme, ilk fenalık geçiren annem oldu, S. efendiliğinden dişini sıktı, ben dakikaları saydım. Nihayet Gloria şarkısı çalmaya başlayınca "ALLAAAHH BİTİYOR BİTİYOR HADİ ÇOK ŞÜKÜR!!" deyivermişim. Koşarak kaçtık. Pörsümüş bedenlerin birlikte devinimi, benim seyretmeye tahammül edebileceğim bir şey değilmiş. Ay çok fena.

Geçenlerde Leylak Dalı ile elele tutuşup kapkek yemeye gittik. Benim yolculuğum biraz maceralı oldu. "Ulan yaz bitiyor, üstelik kız buluşması yapıyoruz, giyineyim biraz" diye düşünerek kısa bir şort ve panterli sandaletlerimi giydim. Bir çıktım ki apartmandan, bütün cadde sağlı sollu adam dolu. Ellerinde bayraklar falan.

Geçemiyorum, bir parti havası var, polis var, sivil var. Allah için çok nazikti herkes, "Buyrun han'fendi"lerle falan yol açtılar. (Panterli sandalet etkisi bence). (Biraz da onların deplasmanda olmasının, benim ise mahallemde olmamın etkisi olabilir).

Neyse, kısa sürede uyandım ki cumhurbaşkanlığı yemin töreni var, adam caddeden geçecek. Aşağı doğru yürüdükçe yanımdan üzerinde "Özel Servis" yazan belediye otobüsleri geçmeye başladı, biraz daha adam taşıyorlardı, cadde uzun çünkü. Caddenin en aşağısında hanımlarla da karşılaştım, onlar da bayraklarıyla bekliyordu. Bunca zaman oldu, hala bu otobüsle taşıma işini anlayabilmiş değilim. Valla. Çok acayip.

Neyse, d'lish cupcake dükkanı Tunalı civarında, bu karamelli maramelli olanı çok güzeldi. Limonata da çok güzel, kendileri yapıyormuş, güzel kavanozlarda getiriyorlar. Biz bir kavanozu paylaştık, isteyene bir kavanoz-iki pipet romansı da sağlıyorlar.

Bir sonraki yazımda apartman yöneticiliğinde geldiğim noktadan bahsetmeyi düşünüyorum. Hazır mısınız?



11 comments:

  1. 2 gün sonra bir daha gittim, kızkardeş ve kızçe eksik mi kalsındı? Lakin limonata bitmiş idi, yiğen beni kandırdın teyze diye kızdı bana :) Bagelin tadına da baktık ama muhteşem diyemeyeceğim, bir dahaki sefere farklı bir mekan deneyelim. Bu arada unutturma beraber Gesav'a gidip Bedri Rahmi baskısı alacağız...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay evet, Bedri Rahmi! Ben hazırım gitmeye, sen dürt beni istediğin zaman :) Yeni bir kafe de var aklımda, mesaj atayım sana.

      Delete
  2. Hazırım ben, hazırım bekliyorum!
    Şu film festivalleri, kız kıza buluşmalar, yeni açılan pastaneler, kapkekler dünyasına ne kadar da uzağım. Sanki uzayda yaşıyorum. İçinde bulunduğum mekan bir nevi koğuşmuş dün bunu idrak ettik arkadaşla saz eşliğinde gitar çalarken biri söylüyor bir arkadaş kanaviçe yapıyor biri cep telefonunu karıştırıyordu ve elektrikli ocakta çay demliyorduk. Burada hayat iç güveysinden hallice, hem deniz bile yok yakınlarda, her yere yazıyorum aklımdan çıkmıyor çünkü bu sene sadece 4 kere kısa süreliğine girdim denize, ne fena!
    Birlikte el ele verip bir yerlere gideceğim arkadaşım olmasını özledim ve o ihtimali düşünmek bile güzel...
    Türkiyeye gelince özellikle yazları en sevdiğim şey tazecik limonatalardan içmek. Hemen hemen her yerde de var artık. izmir'de bir de mezeci keşfetmişim offf acayip lezzetli şeyler vardı nerden geldi aklıma bilmem. Birkaç motif yaptım renkli yünlerden, bakalım ne zaman gerisi gelecek...
    hemen yaz yönetici mevzularını ayy epey meraklandım doğrusu:)
    Panterli sandaletleri de koyar insan şu içeriğe istinaden...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Birazdan bir yere çıkmam lazım, dönüşte yazacağım yöneticilik maceramı :)
      Ah Tuğbacım yaaa, şantiye hayatı işte, biliyorum biraz, koğuş gibi hakikaten. Sen ama, yumoş ev hayatı yarattın elindekilerle, kedi var yahu evde :D İşte bütün bu saz eşliğinde gitarların, kanaviçenin, cep telefonu karıştırmaların falan üzerine İzmir'e dönünce her an daha da kıymetli olacak, valla bak.
      Meze deyince aklıma geldi, tabule yaptım geçen akşam, çok kolaymış. Bir de Maraş'ta kazıda, köydeki kızlardan öğrendiğim bir meze var, bir ara da bunları yazayım.
      Panterli sandaletleri koymuştum bir yere, burası mıydı instagram mıydı acaba? Onu da yazayım, dükkanın sahibi kız çok tatlıydı, hikayesi de çok güzeldi.

      Delete
  3. Yöneticilik aman allah'ım onu bende yapmıştım bir ara !!! bu arada senin için foto çektim :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay Nesrin, hayatımda yaptığım en çirkin şey yöneticilik! :D Geliyorum hemen fotoğrafa bakmaya :)

      Delete
    2. Bilirim , sanki ilkokul öğrencileri öğretmenine şikayet eder gibi birbirini şikayet edip duruyorlardı :)

      Delete
  4. Gloria için neler demiş :(( Ben sevmiştim aslında. Salondaki tek erkek olmama rağmen :D

    Bir de Very Cupcake var Tunalı'da. Cepa ve Bahçelievlerde de şubeleri var yanlış hatırlamıyorsam. Çok öneriyorlar ama henüz yemedim :/

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay Zihin, çok fenaydı ahhahhaha :D Annem exorcist gibi kafasını çevirip gözlerini patlatarak "BUNLAR DAHA NE KADAR İNLEYECEK??!!" dedi, fısıltılı bağırdı inanamazsın :D Ona da sinirlendim, ben mi çektim filmi, niye bana göz patlatılıyor? Aile faciasına sebep oldu Gloria :D
      Very Cupcake'e ben de gitmedim, ara sokaklarda bir yerde galiba. Gideyim hakikaten.

      Delete
  5. Başka Sinema'nın İzmir'e geldiğini duyunca ben: http://galeri12.uludagsozluk.com/515/ucan-adam-sabri-gif_631656.gif ahahahha :D buradan duydum, bundan sonra hep okucam bilooğğunuzu! :)))

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay ne güzelmiş goril! Ahhahhaha yaa kıyamam, ne olduysa bir anda, Sabri olmuş hakikaten :D
      Biloğu oku, yarın sonbahar kombini yaparım, ona da "çok tatlı çıkmışsın cnm yhaa!" yaz. Bunları bekliyorum hep.
      Baktım İzmir poroğğğramına, Only Lovers Left Alive, Inside Llewyn Davis, The Great Beauty birer seans oynayacakmış, git bak valla çok güzeldi bunlar. Özet istiycem sonra :D

      Delete