November 27, 2014

Babamızın Oğlu

Cosby Ailesi'ni hatırlıyorsanız herhalde aşağı yukarı aynı yaşlardayız. Bilmiyorum belki bir yerlerde tekrar gösterimleri vardır ama oyuncuların saçından başından anlayacağınız üzere feci şekilde 80'lerde geçiyordu olaylar.

Televizyon tarihinin ilk siyahi ailesi değil tabi ama anne-babanın üniversite mezunu ve bir hayli zengin olduğu ilk siyahi aile. (Siyahi mi diyoruz, ne diyoruz? Doğrusu ne bunun? Çok feci şüpheler içindeyim şu anda.) 8 sezon, inanılmaz reytingler filan. Ben de gözümü ayırmadan keh keh seyrettim küçükken.

Sonra da unuttum gitti. Ve fakat dizinin babası Bill Cosby korkunç bir şekilde tekrar girdi gündemime. Şu ana kadar 16 kadın, tecavüzle suçladı adamı. Kadınların on ikisi ilaçla bayıltıldıklarını söylüyor, diğer bir kadına da ilaç vermeye çalışmış, üç kadını ise zor kullanarak taciz etmiş. 1965'ten 2004'e kadar uzanan bir zaman dilimi içine yerleşiyor kadınların başına gelenler. İşin acıklı tarafı, kadınların bir kısmı daha önce de adalet aramış ama nasıl olduysa üstü kapatılmış, Bill Cosby'nin asla üstüne yapışmamış bu suçlamalar. Şimdi tekrar deniyorlar, daha önce ismini saklı tutan kadınlar isimlerini de açıklıyor bu sefer, yıllarca sesini çıkaramayanlar ekleniyor.

Türkçe pek bir şey bulamadım, İngilizce çok var, bir gugıllamaya bakıyor. Milliyet Gazetesi kadınlardan birini, eski süpermodel Janice Dickinson'ı haber yapmış yarım yamalak. Milliyet'e göre Dickinson "itiraf ediyor" tecavüze uğradığını. Acı çekmekten hoşlandığım için okuyucu yorumlarına da baktım.


Çok şükür biri gelip çemkirmiş itiraf meselesine. Diğer üç kişinin sorularının cevabı aslında haberin verilme şeklinde saklı. Tecavüz, kadının suçu, yani ayıplanacak taraf kadın olduğu için; tecavüzcü, milyonların bayıldığı tonton bir aktör olduğu için, herif bir de karun kadar zengin olduğu için, kadın 32 sene susup bugün "itiraf ediyor" suçunu. "Kendimi tecavüze uğrattım" demeliydi ki hepimiz rahat edelim, "Uğrattırmasaydın bacım" deyip kafamızı diğer tarafa çevirelim.

Janice Dickinson'ın röportajının birazını seyrettim, bir ara anılarını yazmış ve bu olaydan bahsetmek istemiş. Cosby'nin avukatları gırtlağına çöküp çıkarttırmış, böyle anlatıyor yani kadın.

Demek ki bilgisayar karşısında aşortmanlarıyla çay içerken taa Hollywood'da yaşayan meşhur bir kadınla "Şimdi miee aklına geldiee cnm?" diye samimiyet kuran insanları tecavüze inandırmak mümkün değil. Bu tavır kadınlardan gelince daha da çok şaşırıyorum, 35 yaşındayım ve allah bilir kaç kere tacize uğradım yollarda. Allah bilir kaç kere başkalarının başına gelirken müdahale ettim. Hatırladığım ilk hadise o kadar küçükken oldu ki ne kıza ne erkeğe benziyordum, dev gözlüklü ve okul formalı, yürüyen bir patatese benziyordum. Herif mahallenin tuhafiyecisiydi. Kimseye söyledim mi? Hayır. Ne olduğunu bile anlamamıştım. Yıllar sonra uyandım.

35 yıllık tecrübemle bir numaralı empati kurucusuyum böyle hadiselerin. Diğer türlüsü anormal olurdu zaten, olmaz mıydı? İstatistiklere, nasıl istatistik yapıldığını öğrendiğimden beri şüpheyle yaklaşıyorum ama yorumların aldığı beğenilere de dayanarak şunu gönül rahatlığıyla yazıyorum; %75imiz kalpsiz öküzmüş. Bari biraz ortada durun lan, o da yok. Son sözümü çay koyup aşortmanlarımı giyerek söylüyorum, Bill Cosby babanızın oğlu mu?

13 comments:

  1. Süper yaa evet sanki babamizin oglu! Biliyormusun bende ugradigim tacizleri yillar sonra neden ses cikaramadim,korktum deyip cok düsündüm,ama kücük ve savunmasizdim,ne oldugunu anlamadim .Adam yillarca uyuttu bizi,kimbilir böyle kac ünlü daha var...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Babamın oğlu da olsa, 16 kadın suçlayınca bir durup düşünürüm. E işte şu Rihanna'nın sevgilisi kızın kaşını gözünü patlattı, hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam ediyor. Bir de üstelik twitter'da "Beni de döv" diye yavşak yavşak destek verdi binlerce kadın herife.
      Çok üzgünüm senin de başına gelenler için, çoğumuz ses çıkaramıyoruz, yalnız değilsin bu konuda.
      22-23 yaşındaydım, kız arkadaşımla eve gidiyoruz, saat akşam 8, Kızılay'dayız, şehrin göbeği. Herifin biri gelip arkadaşlık etmeyi, birşeyler içmeyi falan teklif etti, tersleyip püskürttük. Herif arkamızdan ne dedi biliyor musun? "Madem tersleyeceksiniz, bu saatte ne işiniz var sokakta?" Saat 8'di! Ve herif gerçekten şaşırdı terslememize, samimiyetle şaşırdı. Bu heriflere bu cesareti pompalayan toplumu dinamitleyip en baştan başlamak lazım.

      Delete
  2. Tatlim ben cok ümitsizim Türkiye`de ki bu kafalarin degisecegine dair,imkansiz gibi duruyor burdan, keske burdaki gibi caddede isedigin saatte istedigin gibi rahat rahat yürüyebilen insanlar olsak,kimse laf atmasa,seni takip etmese,elini kolunu carpmadan yürüse!Beni bundan daha cok üzende kadin katilleri,nasil buna izin veriliyor,kadinlar apacik öldürülürken,aklim almiyor icim yaniyor.

    ReplyDelete
  3. aslında bu algı o kadar tanıdık ki; bizim evde bile kadına bu türlü bir yaklaşım mevcut. kimse işin 'bu adam nasıl bir psikopat, bu nasıl bir adalet, bu nasıl iş?' tarafını irdelemiyor. sen yine diğer türlü de yorumla tamam ama bunu neden sormuyorsun karşındaki suçlu insanı neden yüceltip masumlaştırıyorsun? kadın ne yaparsa yapsın, mesleği ne olursa olsun, kıyafeti görünümü ne olursa olsun bu suç, bu haksızlık.
    katilleri savunan tv programları, o programları savunan kadınlar, o sunuculara verilen en güvenilir bilmem ne ödülleri bir de televizyonlara çıkıp öldürdüm, doğradım, namusumu temizledim diye pişkin pişkin konuşmaları falan.
    neyse ki toplum vicdanına bırakılmış bir adalet sistemi içinde değiliz yoksa bu adaleti bile mumla ararmışız!

    ReplyDelete
    Replies
    1. Evet, o zaman mahallenin ortasında cezamız kesilecekti, şimdi en azından mahkemeye gidip oralarda iyisine denk gelirsen hakimin falan, biraz yol almak mümkün.
      Algı herhalde genlerimize kazınmış vaziyette, yani benim de kazınmış vaziyette ki mütemadiyen eteğimi bluzumu kontrol halindeyim sokakta, arkamdan yürünüyorsa kaldırım değiştiririm falan. Ninja oldum, memleket eksik olmasın.

      Delete
  4. % 75imiz kalpsiz öküzmüş..hay ağzını öpeyim (taciz sayma litfan:))))

    ReplyDelete
  5. Ahahhaha estağfurullah, ne tacizi :D
    Sen de Danny Kaye yazmışsın şimdi, 80'lerin televizyondaki en güzel şeyiydi. Muppet Şov'un da hakkını yemeyeyim ama Danny Kaye'in yeri çok başka.

    ReplyDelete
  6. Yaa, gazete haberlerindeki yorum kısımları gerçekten çok vahim. Okuyunca oturduğum yerde omuzlarım düşüyor, boynum içine kaçıyor, yaşama isteğimi kaybediyorum. O yorumu yapan ayrı, bir de o yorumu beğenen 198 kişi var.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Hah valla ya, esas o 198 kişi beni çok korkutuyor. Linççi sessiz kalabalık.

      Delete
  7. Ülkemiz ve dünyadaki cinsel istismar suçlarına dair istatistiklere bakarsak (ki bunların buz dağının görünen tarafı olduğunu biliyoruz) faillerin büyük oranda aile içinden/ akraba olduğunu görüyoruz. Yani bence 'babanızın oğlu mu?' demek yeterli ve yerinde bir tepki değil ne yazık ki. Peh.
    Ben etrafımda öyle ya da böyle tacize uğramamış bir kadın görmedim. Yalnız cinsel taciz de değil, şiddet var bir de.
    Ve bunların tamamının sebebinin ataerkillikten kaynaklandığı malum. Evdeki baba, devlet baba vs vs. Sistem kadına yapılan bu muameleden besleniyor, meşruiteyini buna dayandırıyor, buna teşvik ediyor. Çekirdeğindeki ailede de durum bu. Kendi babasının, babasının oğlunun, kocasının şiddetine maruz kalıp susmayı erdem sayan kadınlar yok mu? Yaygın değil mi? Cefakarlık kadınlığın cilasıymış gibi algılanmıyor mu? Ya da 'devlet baba'nın terörüne susmuyor mu toplum? Bunu babanın gücüne, egemenliğine bağlamıyorlar mı? Hoş görmek bir tarafa desteklemiyorlar mı? İsyanı aile birliğine bir tehdit olarak görmüyorlar mı? İsyan edene karşı birleşmiyorlar mı? Onu ayıplayıp, yıldırıp, sindirmiyorlar mı?
    Tüm bunlar açısından bakarsak bu olaylara ve dahasına failler tam da 'babalarının oğlu olduğu' için böyle tepki verdiklerini söyleyebiliriz bence.
    Kafam dumanlandı. Sistemin kadına layık gördüklerinden payını almış biri olarak serinkanlı kalamıyorum. Öfkeleniyorum sonra da işte böyle yer yer parçalı mantıklı olmak üzere saçmalıyorum. Peh.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Tam da bu söylediklerinden yüzünden, bazen mutfakta dikilirken, bazen gece yolda yürürken, bazen televizyona bakıp ağlarken aklıma bu şiir geliyor.

      http://youtu.be/_hz1ar58BIM

      Delete
  8. Kadınların şimdi cesaret alıp söylemeleri normal bir 10-20 yıl önce kadın ve insan hakları Amerika'da iyi değildi. Kadınlar yeni yeni cesaret edip bu konular hakkında konuşuyorlar.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Valla bakındım biraz, adama da bayağı destek var. Ferguson'da olan bitenler hakkında da mesela, sanıyordum ki genel kanı polisin suçlu olduğu yönünde. Halbuki bayağı kalabalık bir "Bankamatiği kırdılar"cılar grubu varmış, "Çocuk diyorsunuz ama 18 yaşındaydı"cılar, "Pis zenci, zaten hırsızmış"çılar, "Polisin vurmaya her türlü hakkı var"cılar falan. Amerika'nın da kalpsiz öküzü bolmuş, ben saftirik gibi sadece aktivist maktivist tipleri takip ettiğim için sosyal medyadan, uyanmamışım hiç.
      Ama kadınların arkasında bu sefer ciddi kamuoyu desteği var, daha cesurlar dediğin gibi. Gene de bilemiyorum, Amerikan adalet sistemi de bir tuhaf.

      Delete