February 4, 2015

(10) Düğün Şarkısı / Evlenirken Çok Sıkılmıştım

Bugünün meydan okuma sorusu kapsamında düğünümde dans etmeyi umduğum şarkıyı yazmam lazım. Düğün oldu bitti, dans da edildi lakin elim o güne ait fotoğraf koymaya varmıyor. Sıkıntıdan fenalıklar geçirmiştim.

Çok sevdiğim bir başka adamla samimi pozumuzu koyuyorum. Yıl 2008'miş, mazimiz daha da eski aslında.

Urfa Müzesi'nin eski müdürü Eyyüp Bucak, enteresan bir insandı. Bu heykel aslında uzun zamandır müzedeymiş ama o dönem, başka bulguların da etkisiyle yeniden keşfedilip acayip heyecan yaratmıştı, 2000'lerin başı olması lazım. Küçük bir ekip olarak kendi kazı evimizde çalışacaktık o yaz, geldiğimizi haber verelim diye makamına çıktık. Konuşmak için sıramızı beklerken, bizden önce gelen bir National Geographic fotoğrafçısı olay çıkardı. Israrla depoya inip bu heykelin fotoğrafını çekmek istiyordu, sergideki vitrinleri açtırmak istiyordu, küstah da bir herifti. Eyyüp Bey canına okudu, paketleyip kapının önüne koydu fotoğrafçıyı. Öylesine rezil etti ki herifi, odanın öbür ucunda biz sarardık korkudan. Sonra hiçbir şey olmamış gibi bize dönüp "Depoyu ve heykeli görmek ister misiniz?" diye sordu, yutkunup kafamı salladım. Bizi önüne katıp depoya indirdi, heykel depoda yerde uzanmış yatıyordu. Heyecandan ağlamıştım başında.

Fotoğrafta sarıldığım, Kültür Müdürlüğü'nün bahçesindeki sahtesi tabii ki; orijinali de depodan çıktı, sergileniyor. (Eğer Urfa Müzesi'nin taşınma işleri bittiyse, geçen sene kapı duvardı.) 11 bin yaşındaki bu Urfalı'nın hikayesi için şuraya bakabilirsiniz.

Düğüne dönecek olursak, biz gidip Belediye'nin nikah salonunda evlendik. Hiç şarkı markı da gelmedi aklımıza. Bir odada birbirimize bakıp sıramızın gelmesini beklerken kardeşimden bir mesaj geldi, "Ablo, annemin kuzeni başka bir gelini sen sandı, fotoğraflarını çekip ağlıyor. Ayrıca gelin-damat salona girerken ne çalıyor farkında mısınız?"

Şu çalıyormuş:



Valla ne yalan söyleyeyim, bugün evleniyor olsam üşenir müdahale etmezdim ama o günün heyecanıyla koşup müzikten sorumlu abiyi bulduk. "Burdan bir şey seçin" diye bir liste gösterdi bize, gözümüze çarpan ilk tanıdık şarkıyı seçtik. O da şuydu:



Hiç de sevmem aslında, sıkıntılar basıyor Elvis Costello "şiiiiiiiiiii" dedikçe. Aylar sonra barbar kocam itiraf etti, şu çalsın istermiş aslında:



"Sadakat mi istiyorsun?
Bu gözlere bak o zaman.
Sonsuza kadar
Ateş gibi yanacaklar.
Her şeyi yapardım; yalvarırdım, çalardım, ölürdüm
Seni bu gece kollarımla sarmak için" mealindeki şarkı sözleri biraz içimizi tarif ediyor, dışımız ise geceler boyunca mısır patlatıp korku filmi izliyor.

Düğün şarkıları zinciri böyle bitmedi, bir de dans şarkısı var tabii. Gece yemekli-canlı müzikli bir yere gittik, kendi halimizde dans ederken arkadaşlarımız müzisyenlere gidip bizim için şarkı istemiş, o gün evlendiğimizi söylemiş. Bilhassa belirtmeleri iyi olmuş çünkü ben geline meline benzemiyordum. Grup, bizim için şu şarkıyı çaldı.



"Kapı açık, arkanı dön ve çık"ı duyunca dönüp şöyle bir baktım şarkı söyleyen kıza. Ne denir? Hiçbir şey denmez. Zaten akabinde biri gelip kocama "Ay biz de burda yapmıştık düğün yemeğini, 3 ay sonra boşandık. Sonunuz bize benzemez inşallah" demiş.

Gecenin ilerleyen saatlerinde buzda kayıp düştüm, herkes düştü o gece. Evde de biri teras kapısını kırıp camın içinden geçti, Koko kırık cama bastı filan. Böyle başlayan evliliğimiz, 4 seneyi geride bıraktı, gene iyiyiz valla.

25 comments:

  1. hahah güler misin ağlar mısın ne enteresan anılarla dolmuş özel gününüz.
    Düğün kadar saçma bir olay yok bana göre ama önemsemiyorsun diye de bu kadar eziyet biraz fazla olmuş. Hele Demet Akalın kısmı çok, çok fazla :)
    Nice güzel yıllarınız olsun.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Öfff valla geçip gittiğine o kadar seviniyorum ki anlatamam, gerçekten çok saçmaydı her şey :D Çok teşekkür ederim iyi dileğin için.
      İyi ki yorum yazdın, bir saattir blogunu bulmaya çalışıyordum ahahhha! Açar açmaz "There is a light that never goes out" kalbimi çaldı :)

      Delete
    2. hahah sevindim bak, iyi ki yazmışım.
      O şarkı benim hikayem, anlamım, her şeyim. Şu meydan okuma sonunda onunla taçlandıracağım bütün şarkıları. Aslında kendisi neredeyse 30 sorunun da cevabı :)

      Delete
    3. O kadar haklısın ki! Kaç senedir bir dövme hayal ediyorum, hatta iki kişi hayal ediyoruz çünkü bu şarkı ikimizi yerlere yapıştırıp yerlerden kaldırdı. Bir türlü beceremedik yaptırmayı. Dur bakiim, bir daha gündeme getireyim bu projeyi.

      Delete
    4. Bu şarkıyı vücudunda yer verecek kadar seven birini daha bulduğuma inanamıyorum!
      Dövmeyle ilgili hayallerimin en başında geliyor bu sözler. Vücudumda yaptıracağım yer ve yazı fontu dahil her şey belirlenmiş şekilde beni bekliyor yıllardır :)
      Ve dediğin gibi bu öyle bir şarkı ki yere vurur, yerden kaldırır, mutlu eder, mutsuz eder, umut verir, umutsuzluk aşılar. Böylesine komplike başka bir şarkı daha dinlemedim hayatımda.
      Zaten o yüzden en sevdiğim ya..

      An itibariyle uzun zamandır bloğuna ve sana olan sevgim iki kat arttı :')

      Delete
    5. Ben şeyapacaktım, her zaman olduğu gibi, harikasın, süpersin, sana bayılıyorum gibi yorumlarda bulunacaktım ama buraya salça oldum eheh.
      Benim dövme işi ne oldu acaba, ben paramı içkiye yatırmışım, param kalmadığında param kalmadığını farkedebildim. Ama olsun, para biriktirmeye başlamak için de geç değil *.*

      Delete
    6. Eylül, ben de bir deniz feneri falan, böyle old school bir şeyler hayal ediyordum. Sonra gugılladım, yalnız değilmişim, var öyle deniz fenerli-şarkı sözlü dövmeler. Kolumun içinde de başka bir şarkı sözü var, el yazısıyla; nereye yaptıracağımı da bilmiyorum. Benim biraz çalışmam lazım anlaşılan :)
      Ben de dün senin blogunu en sona kadar okudum, sevgimiz karşılıklı :) <3

      Cessie, zaten Adem Brezilya'daydı, paraları yemeseydin de gidemeyecektik. Biriktir biraz, bu ay sonu bi gidicem ben. Olmadı benle gel de çizimi falan gösterip konuşalım, fiyat miyat alalım. Benle gel dediğim, ben de arkadaşıma yapışıp gidicem çünkü biliyorsun Adem beni kesinlikle hatırlamıyor :D

      Delete
    7. Ya Brezilya mı? Çok havalı!

      Delete
    8. Dövme toplantısına gitmiş :)

      Delete
    9. Beni çırak alsın, eğitsin. Çok kafama yattı.

      Delete
    10. Annen ağlasın diye mi yahu hep bu planlar? Bi yaptır dövme de bak, belki nefret ediceksin. AMA BELKİ DE BU İŞİ YAPMAK İÇİN DOĞMUŞSUNDUR? (Heyecan, heyecan)

      Delete
  2. ee sen ne çalsın istiyordun peki, onu söylememişsin. eşinin istediği ve talihsizlikler sonucu çalanlar hariç. :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ahahhahha ne güzel yakaladın! :D Hiçbir şey istemiyordum, o gün bitsin istiyordum. Var bazı şarkılar, ikimizin şarkısı diyebileceğim. Ama o nikah, o herkesin önünde dans, o korkunç sosyal atmosfer falan kirletsin istemezdim şarkılarımızı.
      Şu mesela, ikimiz yalnızken dinliyoruz:
      http://youtu.be/o_cHvtPB2dY

      Delete
  3. Oy maşallah daha nice mutlu seneler diliyorum :)
    İnsan bazen kararsız kalıyor müzik konusunda acaba hangisi olsaaaa ??? :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay çok teşekkür ederim, daha mutlusu sizin olsun <3
      Valla düşünmem için 4 sene verseler gene karar veremezdim, hiç düğün insanı değilmişim ben :D

      Delete
  4. müzik kültürüm sıfır olduğu için bu mücadeleye yeltenmedim:) ama düğün şarkısını görünce atlayayım dedim. İlker salona giriş şarkısını ki hatırlamıyorum güzel seçmişti de ilk dans parçasını atlamış, o vakitler pek moda bir slow şarkı amour mu ne onu çaldılardı ay içimiz şişti. İlker bir an önce yemek yemek istiyor ben bira an önce dağıtmak istiyorum ama amour çalıp duruyor. neyse sonrasında dağıtmıştım:) ama şarkıyı hala duydukça ne bayıktı be deriz:)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay iyi bari, bir bayılan ben değilmişim ahahhaha :D Biz de bu Elvis Costello şarkısını bir daha dinlemedik, çıktı gitti hayatımızdan. Neyse yani, zaten bir takım aile fertlerinde başka gelinlerin fotoğrafları falan var, hiç tanımadığımız insanlar gelip bizle fotoğraf da çektirmişti. Alabildiğine saçma bir gündü, şarkısı da eksik kalsın :)

      Delete

  5. mutlu ve beraber geçsin ömrünüz

    ReplyDelete
  6. Tu tu tu tu 41 kere maşallah!!!! :)) 4 sene dile kolay. Bir sene bile benim gözümde uzun bir zaman evliliklerde. Bu gidişle ben de o heykelle evlenirim :( Linkteki ikinci resimde heykelaaanımın yerde yatışından çok etkilendim <3 Asdgfdsagdsagdfas

    Ooo oo Bowie dinliyorsunuz demek. 10 numeroyu verdim gitti :D

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay yok ya, çot diye geçiyor yıllar. Tencere-kapak gibi ikimiz de biraz geniş insanlarız, yuvarlanıp gidiyoruz :)
      Heykelaaanım değil ayol o, heykelbey. Bak ellerinin hemen altında malzemeleri var :) Ama kireçtaşı olduğu için bu detayları görmezden gelebiliriz, millet köprülerle, gökdelenlerle falan evleniyor gevur memleketlerde.
      Bu aralar korkunç şeyler dinliyoruz aslında, baştan sona Journey konseri falan seyrettik, sürekli kafamda çalıyor. Evliliğin bir de bu yüzü var, karşı tarafın müzik zevkinden kaçamıyorsun. Sen al 10 numeroyu geri, hiç haketmiyoruz ya valla bak :D

      Delete
    2. Aman yarabbi!! Görmemişim :D Neyse kırdırırz o bölümleri :p Journey gene iyi bence, metal dinlerken evlendikten sonra arabeskçi olanlar tanırım o_O

      Delete
    3. Ahahhahhah kırdırırız tabii, senden kıymetli mi :D
      Ya Journey yeni vokal bulmuş kendine, gencecik bir çocuk, Filipinli. Çok acayip bir hikaye, parklarda yatmaktan Journey'e. Oprah'a çıkmışlar, stüdyodaki Oprahçı kadınlarla birlikte zarıl zarıl ağladım seyrederken ahahhahha :D
      Bu evin arabeskçisi benim galiba, ben karışmasam her yer tayt, her yer kabarık saç.

      Delete
  7. Bu müzikli baş kaldırıya bende varım diyebilirdim aslında. Müzik gibisi var mı? Ama ben daha çok Türk müziği ile giredim olaya. THM ve TSM.. Türkçe çok zengin bir dil olmasada bazı kelimelerin anlamı yabanci dillerde aynı değil. Neyse, bu günün sorusuna cevap veremezdim mesela. Yok öyle bir şarkı. Zaten düğünde yok.. Bende 20 yıl önce farklı düşünmüyordum senden. Çok saçma buluyordum düğün olayını. Sokaktan birer şahit bulup, gidip bir yere imza attık işte. Gelinlik bile giymedim. İçimde kaldı mı? Hayır.. Ben istediğim gibi evlendim. Sonrasında evde şarkılar söyleyerek. Gecenin şarkısı ise " yeterki gel bana senede bir gün" oldu. Çünkü farklı ülkelerde, aynı anlayışta yaşıyorduk. Sen anladın onu.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay yaa keşke girişseydin sen de, ben dinlerdim THM'leri TSM'leri, hem öğrenirdim biraz.
      Bana da Türkçe süper zengin bir dil gibi geliyor, bilmiyorum belki anadilim olduğu için, eğip büküp kendimi rahat ifade edebildiğim için. "Ben bir koyun olayım, sen de bir kuzu, meleye meleye getirek yazı" dizesi herhalde hiçbir dilde adamın içine oturmuyordur, çevirsen komik olur :)
      Ben de giymedim gelinlik, hiç öyle şeylerin insanı değilmişim.
      Sizin gecenin şarkısını da çok seviyorum ve anladım ben onu evet :)

      Delete