February 3, 2015

Maçor'un Maceralı Hayatı / (9) Common People

Merhaba, bugün sizi kedi fotoğrafına boğup gideceğim.

Taş kalpli ruh ikizim, arkadaşım sarı kafa, bir tekir kedi almıştı, 2-3 sene oluyor. Adını Maçor koydu. Anlaşamadılar. Kedinin arkasından atıp tuttu, deli olduğunu iddia etti filan. Bana sorsanız, Maçor hakkındaki iddiaların çoğu sarı kafa için de geçerli. Ortada bir huysuz deli varsa eğer, Maçor değil o.

Gerçi onun da tuhaf huyları yok değil, her sabah 5 gibi yatağın başlığına tırmanıp annemin göğsüne atlıyormuş. Ama bakın bir paralellik var; sarı kafanın evinde kaldığım gecelerin sabahında gözlerimi açtığımda gördüğüm ilk şey sarı kafa olurdu. Yanlamasına uzanmış, çenesini eline dayamış, burunlarımız arasında 20 santim var. Sanki bir saattir konuşuyormuşuz gibi kaldığı yerden konuşmaya devam ederdi, "Yani demek istediğim, bütün bunlar çok saçma...".

Aralarındaki geçimsizliğin üstüne bir de sarı kafanın 6 aylık İngiltere macerası girdi, hemen arkasından kazı sezonu geldi. Maçor kazı evinde geçirdi yaz mevsimini, arada ortadan kayboldu, kuyruğunu kırmış olarak geri geldi filan; bir sürü macera. Uzatmayayım, Maçor sonunda kendini annemlerin Urla'daki evinde buldu. Bu kış da arabaya binip Ankara'ya intikal etti, bir nevi demirbaş olarak.

Anneme doğum gününde bir tablet almıştık, resmen lazım bir şeymiş. Gazeteleri okuyor, bize mesaj yazıyor ve tabii Maçor'un fotoğraflarını çekiyor.

Maçor, yanlarını yalarken uyuyakalmış.



Annem, Maçor'dan dürüm yapmış.



Maçor, sırtüstü uyuyor.



Sırtüstü yatan bir kedinin ayakları kadar komik çok az şey var dünyada. Bugünün şarkısını da koyayım hemen, 9. soruya cevap olarak gün boyu dinleyip de sıkılmayacağım bir şarkı yazmam lazım.

Çok şarkı var, kusana kadar dinleyip sonra biraz daha dinlediğim. Bugün içimden bu geldi.




8 comments:

  1. Yerim, yerim, yerimmm. Yanları yalamak yorucu bir iş tabi.
    Kırlentlere de bayıldım.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Çok yorucu ya gerçekten, yanları yala, sonra elini yüzünü yala, sonra uyu falan. Çok yoğun bir ajandası var.
      Kırlentleri Pakistan'dan taşımıştı annem, söyliyim iltifat aldıklarını :)

      Delete
  2. O patileri ısırırım ama :D (geldi crazy cat person!!) Bir şey biliyorsam, o da kedilerin her zaman haklı olduğudur. Maçor'a ve diğer kedilere laf yok :) Yanlız o sabah 5 olayı tüm kedilerde var sanırım. Benimki de o saatte ayakta oluyor. İçerden çatır patır sesler geliyor. Sanırım avcılık içgüdüsüyle uyanıp ava gitme hissi uyanıyor serserilerde :)

    Pulp diyince aklıma ilk gelen kişisin. Sayende grubu yakından tanıdım.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay tabii ki Maçor haklı, çocuğun bir düzeni var: gün içinde bahçeye çıkıp dolaşmak istiyor ama illa ki evde uyuyor. Kaka-çiş de muhakkak eve yapılıyor. Biraz huysuz, arada tokadı çakıyor. Normal kedi işte.
      Aaa demek ki erken kalkan yol alır diye dikiliyor bunlar sabahın köründe ahahhaha :D
      Pulp'la ilişkimiz Efes One Love'daki konserden sonra sağlamlaştı. Artık ne kadar hırpalandıysam, o konser tünelin ucundaki ışık gibi geldi bana. Tabii o zaman bilmiyordum, aradan geçen iki sene ömrümden ömür götürdü :)

      Delete
  3. Ne sabahın beşinde, ne başka bir saatte hiiiiç atlamaz benim Boncuğum:) yumuşağım, pamuğum.. Bugün hiç uğramadı, bak çok özledim. Ama zıpır bir kedim daha vardı.. Zeytin! Hiç sevdirmezdiki kendini. Atlardı, zırlardı, tırmalardı.. Oda öyle bir kediydi işte.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Boncuk özgür bir kedi :) Acaba boynunda çip var mıdır? Veterinerler takıyor, nerde olduğunu takip edebiliyorlar. Ya da tasmaya takılabilen küçük tüpler var, bir kağıda adres-telefon yazıp tüpün içine sıkıştırıyorsun. Sizin orası medeni memleket, kaybolur da zor durumda kalırsa biri görüp haber verir.
      Maçor da çok geziyor dışarda, alıcam bir ona bir adresli-telefonlu tasma.

      Delete
  4. İnanılmaz! bizim bakkalın kedisine korkunç benziyor, kırık kuyruk, renk, deli gibi kendi kendine takılması felan, Ankara yazmasa, annen ile komşu olacağımı sanacaktım :( O sırt üstü yatmalardan ortaya çıkan mutlu haller, patilerin tavşana benzemesi, o yüzden Dünya'daki bütün kedilerin benim olmasını istiyorum. Olmaz mı ? :/

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay yorumunu yayınladım, cevap yazmayı unuttum!
      Valla aslında tam bakkal kedisi, kasap kedisi; acayip hırt suratlı, koca kafalı. Ama kalbi yumuşakmış salağın, Urla'da bahçede yaşayan kedi sürüsüyle yapamadı. Evde olmak istiyor, gelip klavyeye yatsın falan istiyor. Bırakmayı denedi annem bahçede, tüyleri dökülüyor herifin, mantar çıkarmış. Hala tam geçiremedik mantarı. Bunun eski annesi de böyle, tam bir baş belası :D
      Sen kedileri topla, ben de köpenkleri. Bütün gün facebook'ta ev arayan köpeklere bakıyorum, böyle böyle deliricem herhalde.

      Delete