March 25, 2015

Panait ve Nikos Gibi Oturalım mı?

Ay gene düştüm ben ya, nasıl olabiliyor anlamıyorum. Kudi dışarda havlamaya başladı diye bir hışım kendimi terasa attım, atmamla yere yapışmam bir oldu. Görünürde bir şeyim yok, Kudi'yle konuşmuyoruz şu anda, sinirimden Koko'ya da atar yaptım.

Sabah her şeye gıcık kaparak uyanmıştım zaten. Tchibo'ya email yazdım, içinde atarlı soru işaretleri var bol bol. Gerizekalı olduğum için önce iki kişiye okutup onay aldım, böyle normal insan siniri gibi olsun istedim, zavallı biri gibi olmayayım. Kardeşim biraz daha çemkirmemi söyleyince biraz daha çemkirdim, öyle yolladım emaili. Bakalım ne olacak. (Aaaa şimdi telefon ettiler, bugün halledeceklermiş. Şüpheler, şüpheler. Ben artık oradan alışveriş yapmak istiyor muyum, ondan da emin değilim.)

Bugün Panait Istrati ve Kazancakis'in bu fotoğrafını gördüm. Meğer elele tutuşup Sovyetler Birliği'ni gezmeye gitmişler 1927-1928'de.


Burası Gürcistan'da bir Milli Park'mış. Allahım ne kadar sevimliler, heykellerle bir örnek pozlar falan. İnsanın yanaşıp arkadaş olası geliyor.

Okuldan eski bir arkadaşım bir ara facebook'ta "Neden artık kimse simli kartpostal yollamıyor?" diye sormuştu, tabii hemen müdahale ettim "Ay istediğin simli kart olsun, ohoooo!" diye. Kısa sürede işler çığrından çıktı, geçenlerde şunu yolladı bana.


Kartın dışı böyle güllü, yanık yanık; içini açınca kalpler fırlıyor, üç boyutlu. Bir de üstüne parfümlü kart, aklımı kaçıracak gibi oldum ahahahhahha! Bunun boy ölçüşecek kart bulmak için Tandoğan'daki asker pasajına gitmem gerekiyor olabilir.

Asker pasajı deyince aklıma tuhaf bir şekilde annem geliyor. Birkaç sene önce annem ve babam, beni ve arkadaşım Sarıkafa'yı kollarının altına sıkıştırıp Gar Lokantası'na götürdü. Ordan Cermodern'e yürüdük falan derken o altgeçide girdik, sağlı sollu asker eşyası satan dükkanlar, "Anonslu kaset doldurulur"lar, yeşil donlar, ne ararsanız. Sarıkafa'yla önden önden yürüyoduk ki arkada kalan annemin sesi geldi, kendi kendine yüksek sesle şu soruyu soruyordu: "Aaa acaba burda kırmızı ruj bulunur mu? Rujumu unutmuşum ben!"

Hala emin değilim, bizle mi eğlendi yoksa kısacık bir an ruj bulabileceğini mi düşündü. Belki de askeri vesayete hakaret etmiştir meh meh meh. Ay kötü kötü espriler öfff.

Gideyim ben, üç saattir süründürüyorum bu yazıyı. Biraz önce çorap çekmecesi elimde kaldı, oturup sağına soluna çivi çakmak zorunda kaldım, bugünden pek hayır gelmeyecek anlaşılan. Bir şarkı koyayım, T-Rex'in çok güzel şarkısı Cosmic Dancer'ı bu sefer Morrissey söylüyor. Hiç dans etmiyoruz, ne fena.



20 comments:

  1. Mayıs'ta Gürcistan'ı gezicem uzaktan aşk yaşadığım Macarla. Kartını bekle!! Eminim böyle dallı güllü olur oranın kartları.

    ReplyDelete
    Replies
    1. En güllüsünden bekliyorum o zaman yihhuuu!

      Delete
  2. Ay aklıma ne geldi, yazın benim biraderi de alıp müzeye gidelim, ordaki aslanlarla aynı pozu verelim ne hoş, very beautiful olur, apteshane ibriği gibi sıralanırız beyle :) (apteshane ibriği babamdan arak bir vecize)
    Tabii askere giden bir oğlun ya da eş dost oğlu olmayınca geçersin böyle dalganı, benim o herifsi mekanı kaç kez tavaf etmişliğim var biliyon mu uygun boy yeşil fanila bulacağım diye :)
    Düşme konusunda benimle rekabete girdiğini düşünüyorum ama rekorumu bırak aşmak, egale bile edemezsin, yine de kendine tikkat et, kırma biyerini. Kudi bilmeden yapmıştır aplası, affet :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Gidelim, her türlü pozu itinayla veririm :D
      Babama "Bana çorap al" deyince gider ordan yeşil yün çorap alırdı, Tandoğan'da, tam karşısında oturuyorduk bir ara. Biraz batar, yıkayınca yavşar filan ama sıcak tutar o çoraplar :)
      Allahım umarım civar apartmanlardan gören olmamıştır uçtuğumu, üstümde güllü pijama vardı ahahhahha :D Son 3-4 saattir köpeklerle birbirimizi görmeden vakit geçirmeye muvaffak olabildik. Artık akşam Şafak'a şımarsınlar, yanlarım zonkluyor benim.

      Delete
  3. Geçmiş olsun.
    Öyle garip kaçamaklarla okuyorum ki parça bütün ilişkisi kalmıyor bende :) Ama senin yazıların kendi içinde ayrı konular içerdiğinden seviyorum :) (valla kötü bi şey demedim)
    Fotoğraf şahaneymiş. Panait Istrati ile 2011 de tanışmış ve dumur halde okumuştum (hala okmak lazım var evde üstelik)
    Şöyle bir kısacık alıntı ile selam verip kaçayım 'Gönülleri dostluk ateşiyle tutuşanlara ne mutlu. Yalnızlığı daha az öldürücü ve yaşamı katlanır bir hale getiren yalnız odur.' (Arkadaş Kitabından)

    'Birazdan öleceğim Adrian . Sana tek miras olarak şu nasihatte bulunacağım, küçük zevklere bütün kuvvetinle ve henüz vakti geçmeden karşı koy.Bize en çok acı çektiren odur. Oysa ne yazık! Küçük zevler bütün ömrümüzü onlara adamamızı isterler.
    Gitme be, bade Kozma!... (Angel Dayı Kitabından)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Teşekkür ederim :) Ay aslında elle tutulur hiçbir şey olmuyor hayatımda, ite kaka her şeyi yazıyorum, herhalde ondan böyle :D
      Alıntılar ne güzel, ben de lisede falan okumuştum, tekrar mı okusam diye düşündüm bugün. Bu yaşımda ne anlarım yazdıklarından, merak ediyorum.

      Delete
    2. geçmiş olsun yavrimo. Benim evde evde neyi tutsam elimde kalıyor bu ara. Salon kapısının camı düştü allahtan yiğit kırmasın diye plastiğimsi bir madde adı mika olabilir emin değilim kendimi silikon tabancasıyla kenar çıtalarını yapıştırırken buldum. Bi an gaza geldim insanın eline çekiç geçince hele dişiyse amazonlaşıyor :) Allahtan sonra gittim leylak rengi bi kazak buldum giydim falan slikon kafası ay sustum. öperim

      Delete
    3. Ahahahah ayy ben de domestos kafasından muzdariptim, bu aralar arap sabununa geçtim, onun kafası yok pek. İşim var diye sabahın köründe dikildim ayağa, iş iptal oldu, şimdi mecburen eve sarıcam. Resim asmak olsun, saksı taşımak olsun, gazam mübarek olsun.
      Gideyim de bir leylak rengi kazak da ben giyeyim. Öpüyorum alnından <3

      Delete
  4. "Ay gene düştüm ben ya, nasıl olabiliyor anlamıyorum" daha net başlanamazdı yazıya :D Çok geçmişler olsun Ferminaaanım :( Köpekte oluyor mudur bilemiyorum ama bizim kediye takılıyorum bazen. Ayak altında dolaşmıyor mu.. Uçup gidicem bir gün camdan aşağı, hadi bakalım..

    Ahahaha bu poza çok güldüm çünkü bir benzerini geçen yaz İstanbul'da kuzenle verdim. Arkeoloji müzesinde şu merdivenlere dizilmiştik ikimiz (http://blog.bluzz.net/wp-content/uploads/2012/08/IMG20120825_007.jpg) :D

    Morrissey'i görünce istemsizce heyecanlanıyorum. Nerde ve nasıl olursa.. Büyü mü yaptı nedir dinleyenlerine, anlamadım. Leş siyasi görüşüne rağmen ne zaman onu görsem/duysam, "Elvis görmüş 60'lar kadını" gibi oluyorum. Töbe yareppim. Daha batmadan ufaktan kaçayım.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ahahhahha teşekkür ederim, dizim ağrıyor biraz, pek bişiyim yok. Ay bunlar da bazen sessiz sessiz gelip arkamda dikiliyor, aniden dönünce takılıyorum. Allahtan ikisi de öküz gibi iri, bunlara tutunuyorum da düşmüyorum. Kayınvaldeaaanımın kedilerden biri düz beyaz, geceleri koridorda yatıyormuş, yerler de beyaz, görünmez oluyor hayvan. Kediler kamuflajda ve çeşitli kombat tekniklerinde daha uzman, köpekler salak oluyor :D
      Ay bu bina ne kadar güzel allahım yaa. Müzekartımı yeniledim, her yere gitmek istiyorum şu anda :) Bütün aslanlarla fotoğraf çekilesim var, çok özendim size :)
      Ben de Morrissey seven birini görünce seviniyorum, sanki iyi anlaşırmışız gibi geliyor. Bilmiyorum anlaşır mıyız ama en azından konuşacak ortak bir mevzuu oluyor ve tuhaf bir şekilde bu adamı kimse öyle "mehh fena değil" gibilerinden sevmiyor, "hakkında ters konuşursan olay çıkartırım" şiddetinde seviyor :)
      Ahahhaha peki ya Beatles görmüş 60'lar kadınları? Ouvvv :D

      Delete
  5. Geçmiş olsun. Fotoğraf bence de çok tatlı gerçekten.
    Annene hayranım ahaha.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Çok mersi :) Bak Koko şu andaki dışardaki çiçek saksılarımdan birine işiyor şırıl şırıl, koşuyor muyum? Hayır. Çünkü koşunca düşüyorum.
      Annemle hayat, maceralarla dolu ahhahhaha :D

      Delete
  6. Çok geçmiş olsunnn, biraz talihsiz bir gün olmuş senin için. Ama Kudi'ye kızma annesi. Bir de ara ara fotoğraflarını görsek ne de güzel olur. :)) Özledik. :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Yaaa teşekkür ederim :) Bir şey olmadı bu sefer, usturuplu düşmüşüm :) O kadar pofuduk ve saftirik ki kızmak mümkün değil. Koyayım biraz fotoğraf hakikaten, bakayım nerelerde uyuyor evin içinde.

      Delete
  7. oha, bana çok dişli bir rakip çıkmış! :))
    peki hiç düşündün mü, neden sen acaba?? (bol soru işaretli)
    ahhahha :D

    ReplyDelete
    Replies
    1. Neden ben? Çünkü üstümde göz var, nazar var, bilimsel olarak böyle açıklıyorum ahahhahha :D
      Ay çok dramatik düşüyorum ama içi boş hep, bir şey olmuyor sağıma soluma. Senin gibi sessiz sessiz kendimi sakatlamıyorum :D

      Delete
    2. yok yook... diyorum ki, bu simli kartlar güllü zarflar neden hep sana..? :)))

      Delete
    3. Ay kartı mı diyordun sen? Ahahhahha anlamamışım :D Bilmiyorum ki güllü zarflar neden hep bana? Dışım 36, içim 64 yaşında, o yüzden mi ki?

      Delete
  8. Dışı 32 yaşı 62 biri geldi bakın heleeee. Benim ben! Bana da lazım o kartlardan:) Ay en çok merak ettiğim şu asker pasajı oldu ya, Oradan bir şafak takvimi almalıydım nasıl kaçırmışım. Bende geçenlerde yere yapıştım penguen gibi dümdüz:) Ama asıl bombayı ben evliliğimizin ilk yıllarında patlatmıştım, romantik bir sahil kenarı yürüyüşünde denize akan bir su birikintisinden atlayamayıp kuma paaat diye yapıştım. Yiğit de gülmüştü, hala ben düştüm sen bana güldün diye anlatırım:)
    O fotoğrafa inan ben de ilişmek istedim. Oturalım bir çay içelim diyesim geldi, hatta ısrarcı bile olabilirim.
    Annenin kırmızı ruj aramasına hiiiç şaşırmadım o da benim kafadan. Ama kadın biliyor anacım en olmadık yerlerden bile ummayacağın şeylerin çıkabileceğini. Ben asker çocuğu olan son derece ciddi bir arkadaşımdan tırnak makası törpü gibi şeylerin çıktığını bilirim, o yüzden her an her şey olabilir şu hayatta. Mesela burada market sanarak girdiğin dükkandan kumaş düğme gibi şeyler alabilirsin, hatta ayakkabıcıdan don, manavdan pergel de alabilirsin misal:) Cezayir tüm acayipliklerin toplandığı bir cooğrafya bak bunları yazayım bir ara ben...
    Kart diyorum mektup diyorum ben de, arada bana da yazııııın iki satıııırrr yalnızlıktan ölen vaaaaar burdaaaa...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Valla bana da annemle harika gezme dolaşma partneri olurmuşsunuz gibi geliyor. Bir buluşabilsek İzmir'de, test ederiz bu teorimi :)
      Yazdım sana mini-mektup, zarf yoktu, dün çıkıp aldım falan derken bugün vericem postaya. Ay aylardır yazmadım sana, hep de aklımdasın, telafi edicem işalla :) Yaz Cezayir'i, bak sen de boşladın blogu son zamanlarda, farketmiyor değilim.

      Delete