April 10, 2015

Yanmayan Fitne Ateşleri

Şu Whiplash'i hala seyretmedim, bugün aklıma bu video geldi, yıl 2006'ymış. Bazen kendimi bu davul çalan oğlan gibi hissediyorum, benim akacak mecram yok ama. Takdir edersiniz ki ütü, temizlik filan gibi fiziksel aktiviteler insanın gazını bir miktar alsa da bu tür bir ruhsal sınava, ne bileyim böyle sanatsal kendini paralamalara yol açmıyor.



Dün 9 Nisan'dı, kar yağdı buraya. Bugün de yağmış. Şu anda bir miktar güneş açtı.

Kaldırıma park etmiş bir arabanın sileceklerini kaldırdım. Annem yoldan geçen belediyenin temizlik işçilerine "Ay bir el atın da camlarını indirelim!" dedi, gençten bir tanesi "Abla, indireyim de her yerde güvenlik kamerası var, başımıza iş açılır" diye cevap verdi. Anarşi ve kaosu başlatamadık gene, fitne ateşini yakamadık.

Bu ayın Ot Dergisi'nde Murat Menteş'in küçük oğluyla yaptığı 23 Nisan söyleşisi çok güzel.

Gidip Grup Yorum cd'si aldım çünkü müziğin yasaklanmasına inanılmaz gıcık kapıyorum. (Le Hanımlı cd'yi aldım.)

Twitter'da bir Dersimspor hesabı takip etmeye başladım, bazı tweet'lerine çok güldüm.


Ada (ki en sevdiğimiz Ada'dır) yılbaşında bana masa takvimi yapıp hediye etmişti. O kadar işime yarıyor ki şaşırıyorum.


Tchibo'dan hala ses seda yok. Bakın gene yanmayan fitne ateşi.

Annemle görüntülü sohbet edelim dedik, hayvanat bahçesine döndü ortalık.


Ben kalktım zaten sonra masadan, Kudi ele geçirdi tableti. Konuşma nasıl bitti bilmiyorum.


Giderayak şu videoyu da bırakayım, bir reklamda duydum şarkıyı. "Çilekli Mektup 23" ne demek bilmiyorum, orijinali 1970'lerde çıkmış şarkının, asit etkisi herhalde böyle bir şey.



Belki dışarı çıkıp tulum peyniri alırım.

P.S. Dayanamadım laf attım Dersimspor'a, fav'ımı aldım ahahhahha!


10 comments:

  1. Bizim burda tulum peynirinin cevizlisi var ki yeme de yanında yat salaksan, akıllıysan yersin :) Gönderiiiim mi, belki seni Antalya'ya transfer ederim böylece, köpenkler de Conan'la kalır (Conan duymasın) :) Görüntülü konuşma yaparsınız. Heykelet sergisine gitcem birazdan (ananem heykele heykelet derdi) burada güneş var bugün...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay neden her şeylerin en güzeli Antalya'da ya? Bu evlilik müessesesi sürekli aleyhime işliyor yalnız benim, 3 gündür şehir dışında Conanbey, köpenklerle birbirimize baka baka fenalık geçirdik. Ben de falez görmek istiyorum, heykeletlere bakmak istiyorum, ağzıma yüzüme cevizli tulum sürmek istiyorum ühühüühüüh!
      Ay bi de kart attıydım ben, gene dergiden kesme zarflı. Gelmedi mi yav?

      Delete
    2. Ay gelmedi valla, çok mu oldu yollayalı? Cevizli tulum konusunda ciddiyim, istersen yollarım ya da ay sonu bebeler gelcek onlarla gönderirim...

      Delete
    3. Bir haftayı biraz geçti, aynı gün attıklarım İzmir'e falan vardı da ondan merak ettim. Tulumun ciddiye binmesine çok sevindim :D Gelirken azıcık getir madem örtmenim, ölmem ben tulumsuzluktan. Hem sen gelir gelmez buluşmuş oluruz :)

      Delete
  2. yaoo o çilekli şarkıyı çok sevdim. bugünde güzel bir şey buldum dinleyecek. ne güzel.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Çok hastasıyım cover şarkıların. Gerçi bunun orijinalini bilmiyordum ama olsun. Bahar gelmiş gibi bir etki yaratıyor, gerçekten gelene kadar bununla idare edebiliriz belki :)

      Delete
  3. Özlüyorum seni ayrıca bir tarhana olayı var ki içimde kaldı :) Uğrayamayışım iş ve hayat telaşından

    ReplyDelete
    Replies
    1. Yaa işte ben de instagram'dan Zeytin'le İda'ya bakıyorum hep :) Ay noolucak yahu, var zaten evde tarhana, sen bir boş an denk getir, elbet buluşuruz :)

      Delete
  4. Tulum demeyin banaaaaaa. Peynir canafarı oldum iyiden iyiye. Bi gelen var şu sıra tr den adama sıraladım erzincan, tulum, beyaz, eski kaşar, pastırma:) Umarım abarttığımı fark etmez:)
    Köpenklerle görüntülü konuşma maceranıza bayıldım. Ben de geçen skype dan arabistana giden bir arkadaşımla konuştum ama kedicik totosunu ağzıma dayayaraktan konuşmaya çabaladım. Muhtemen biz de şu fotoğraflardaki gibi görünüyorduk:)
    Fitne ateşini yakamamışsınız çok kınadım:) Benim de çok yakasım var öyle bir ateşle birilerini, hatta tüm şantiyeyi olabilir. Zira düşünüyorum da şantiyelerde bu kadar öküzü bir araya nasıl seçmece topluyorlar anlayamıyorum. Erkek milletinden baygınlık geldi. Evli olmasam lezbiyen olabilirdim yani o derece. Kedili köpenkli yaşam ve doğa ve de bolca kitap istiyorum. Bu arada köpenk çok zormuş tecrübe ettim ve köpenk hayallerime veda ettim. Kediciyim ben sonsuza dek. Buradaki yan komşu köpüş aldı pek güzel labrador kendisi, dişi. Ama ayy hababam yalıyor devamlı oyun istiyor hav hav da hav hav deli etti. Sevimli ama çok yorucu. Hanıma öğlen yemek ve su veriyorum tipini görmelisin etrafında dört dönüyor mamayı görünce ama çok yalıyor ve benim hiiiiç hoşuma gitmiyor. Bir de insan gibi sıçıyor:) Ben kedimin o miniş patilerine, bidicik pembo diline, hele ki o izmir köfte tatalarına kurban olurum:):):) Bu sırada belirtmeliyim ki kedinin kakasını göre göre izmir köfte yemeğini yemekten vazgeçtim:):) Ama yine de kızımın tatalarını çok seviyorum bu da biline!!! Yiğit deli olduğuma kesinlikle kanaat getirdi zira kimse kedisinin tatasıyla konuşmuyordur diyor:)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay peynir dünyanın en önemli şeyi! Ben de taşıdım çok peynir, sucuk falan, abartmaktan sayılmıyor hiç, hem sen gurbettesin :)
      Yanmıyor fitne ateşi, yani böyle kaldırıma park etmiş araba kadar yanıyor, fıt diye sönüyor hemen :D Öf şantiye kadınları da beni hep çok bunalttı, en son babam Pakistan'dayken o kadar acayip bir kadınla vakit geçirmek zorunda kaldım ki hala düşündükçe sinirlerim bozuluyor, kıçımın kenarı aşçıları falan azarlardı. "Ben iyi kahve içmek istiyorum!" diye olay çıkartmıştı, sussun diye sorduk ne istediğini, normal neskafe değil, neskafe gold istermiş meğer. Çapı da buydu, allah düşmanıma vermesin. Bir ara anlatayım sana, olaysız bir anımız olmadı, kadını havaalanında Pakistan polisinin elinden falan kurtardım ahahahhah :D
      Of köpekler böyle, aynen anlattığın gibi. Annem de hiç katlanamıyor yalamalara, ben alıştım artık. Bak birazdan evden çıkmam lazım, ben çıktığım anda evde ergen partisi vermeye başlayacaklar, yastıkları falan havalara atıyorlar, çantalarımı terasa fırlatıyorlar, kuşlara havlıyorlar. Kedi olsa, kapıyı çeker çıkarım, aklım evde kalmaz, koşa koşa eve dönmek zorunda hissetmem kendimi.
      Senin kedi estetik olarak da o kadar güzel ki bana hiç tuhaf gelmiyor kakalarıyla olan ilişkin :) Benim elime naylon torba geçirip toplamam gerekiyor, kilolarca hem de ahahhahha :D Yani deli değilsin, kedi gerçekten çok güzel :) Öpüyorum çok sizi, Ankara'dan kalpler, kalpler <3

      Delete