April 26, 2016

(15) Sevdiğim Mevsim Bahar

"Bahar geldi bahar geldi bahar
Bahar geldi ulan!"

Aynen Nazım Hikmet'in hissiyatını paylaşıyorum, bahar gelince ben uyuzunun bile içi tomurcuklanıyor, camı açıp dışarıya bağırasım geliyor. Şu anda tam olarak emin değilim bahar mıdır değil midir, evde burnuma kadar polar svetşört ile oturuyorum.

Annem Arabişko'nun fotoğraflarını yolladı geçen gün, İzmir'e gelmiş bahar, bir hayli hem de.


Babam geldi birkaç günlüğüne. O sabahın köründe uyandığı için köpekler de uyandı, mecburen ben de uyanmış sayıldım. Kalkmışken çocukların emaillerine cevap yazdım. Ödevine koymak için alıntı bulmuş ama İngilizce'ye çevirememiş. Baktım alıntı Nietzsche'den, hemen içimin yağları eridi ama benim de kabiliyetimin bir sınırı var. Alıntıyı bulduğu kitabı buldum, sonra kitabın İngilizce baskısını buldum, alıntıyı bulup yolladım. Saat 08:05'ti. Bir diğerinin "Ben Danca makaleler ve tezler buldum" konulu emailine henüz cevap veremedim, ne diyeceğimi bilmiyorum çünkü.

O arada babam Sakız Adası'nın Almanlar tarafından işgaliyle ilgili bir kitabın peşine düşmeye karar verdi, onu bulamadık internetlerde. "Sakız'da kesin vardır, oraya gitmek lazım" dedi. Omlet yapacaktım, kahve içip fırladı gitti evden.

Evden çıkmadan çantasını toparladı, seyahatlerde kullandığı kozmetik çantasını çok seviyormuş, çok kullanışlıymış. Çanta şu:


Çanta benim. Ne ara babamın mini hijyen çantası oldu bilmiyorum. Kirazlı falan. Neyse artık, bağlanmışlar birbirlerine.

O arada kardeşimden mesaj geldi:


Olabilir çünkü poğaça bu. Kardeşimin köpeği her daim çok aç. Hayatında iki ana mücadele var; her şeyi yemek ve çaktırmadan yatağa çıkıp uyumak. Sadece bunlara çalışıyor kafası.


Yan mücadele alanlarına da halk otobüslerine, motosikletlere, çöp kamyonuna ve kağıt toplayan çocuklara havlamak dahil. Belediye otobüslerine havlamıyor. Bir aydır kaç tane atık kağıt işçisiden özür diledik belli değil.

Bruce Springsteen Purple Rain'i söylemiş, üç gün önce bir konserinde. Herhalde tribute dediğimiz şey tam olarak böyle yapılır. Patron'dan daha iyi mi bileceğiz?




13 comments:

  1. AHAHAHAHAHAHAHA Bu havaya doğru yatış ve tavanı izlemek bizim evden tanıtık. Bu nesil neden bu kadar avanak ve tatlış?

    ReplyDelete
  2. "mecburen ben de uyanmış sayıldım." Osmanlı gördüm seni Ferminaanım :D Beşinci sınıf esprinin ardından yoruma geçiyorum; Arabişkoyu da yatağın üzerindeki tombiği de yemek istiyorum, saygılar.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Köpeklere Osmanlıyım, yoksa babam başının çaresine bakar. 5'te kalkıyor adam, yeniçeriler kapıya dayansa yapamam ben 5 :D
      Of Arabişko'yu ben de yemek istiyorum, huyu da çok güzel. Keşke evde yer olsaydı :/

      Delete
  3. Köpeğin yatış şekli ne kadar sevimli öyle ya :D

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ahhahha ay ben de çok güldüm fotoğrafı görünce :D Kalın ense :)

      Delete
  4. purple rain ile kötü anılarım var. kötü bir şeyler olurken fonda çalıyordu. sonuna kadar dinleyemedim ama yine de performansı için springsteen'e yıldız verip kuş kaldırıyorum. eminim sonuna kadar güzeldir. bi' de ben bu videoları ekleyince niye çük kadar görünüyor blogda? seninkiler ne güzel kocaman kocaman. her ne yapıyosan bana da öğret bak yoksa danca, fince, iskitçe makaleler yollarım mailine durduk yerde onları da çevirmek zorunda falan kalırsın. öptüm gül yanaklarından.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Sana şimdi mesaj atıyorum kocaman videolar için.
      Purple Rain'in bende de anısı var ama o kadar uzun zaman geçti ki artık üzülmeli değil buruk gülümsemeli hatırlıyorum.
      Bir süreliğine elimin altında Danimarkalı var aslında, çocuklara söylemedim :D

      Delete
  5. bence kesinlikle köpekler evin içinde, onlara dil çıkarıyor ve birazdan gününü görecek... :))

    "n'oldu yea! ben zaten burda yatıyodum n'oldu?!" bakışı <3

    konu neydi bu arada? he bahar...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Sanki "Anneöa?" diye sorarmış gibi :D Aslında patisini yalıyormuş, ondan dil dışardaymış ama bilmemize gerek yok bence.

      Delete
  6. Ben bu fotoları nasıl görmem ahh

    ReplyDelete
    Replies
    1. Meşgulsün sen çok, nasıl görecektin. Sana neden yollamıyorum ben güzel fotoğraf çektikçe bilmiyorum, benim hıyarlığım.

      Delete