December 9, 2016

Bitti Mi Sandın?

Bu Watsons şubesindeki çıplak üst araması haberi çok feci. Sonra firma açıklamalar yaptı, onlar da bir tuhaftı. Önce kabul eder gibi gereğini yapacaklarını söylediler, sonra çıplak arama yok demeye çıkacak bir açıklama daha geldi. Başına gelenleri anlatan çocuğa inanıyorum, aksi yönde bir şeyler ortaya çıkana kadar. Pek de beklemiyorum aksi yönde bir şey çıkmasını. Ha mesela pantolonunu dizlerine indirmemiş olsunlar, orasını çocuk abartmış olsun, farz edin böyle gelişmiş olsun hadise. Gene de ben anlamıyorum alt tarafı bir ruj için reşit olmayan birini tek başına boş odalara sokmayı, sorgulamayı, dört-beş yetişkin tepesine dikilmeyi filan. Üstelik çocuk ruju çalmamış, nasıl geri alınır bu olanlar?

Böyle şeyler firmaların üstüne yapışıyor, en azından ben unutmuyorum, benim gibi çok insan var. Mesela hala eve hiçbir Sütaş mamülü sokmuyorum, 2014'te sendikaya üye olan işçileri işten çıkardılar, işçiler direnince de ne üstlerine jandarma salmadıkları kaldı ne de işçilerin durdukları yere kamyonlarla gübre dökmedikleri. Sonra mahkemeyi işçiler kazandı, işlerini geri aldılar filan ama ben işçiye böyle muamele eden insan müsveddelerine para kazandırmak istemiyorum. "Sütaş dışında ne yoğurt var?" diye alışveriş yapıyorum, sorarlarsa da anlatıyorum neden almadığımı. Diğer firmalar çok mu farklı diyeceksiniz, değildir tabii. Ama Sütaş'ı içime sindiremiyorum. Ya da Filli Boya'yı.

Kaç kere boya satın almam gerekecek hayatımda? Bir elin parmaklarını geçmez ama olsun, fabrikalarında öğrencileri köle gibi çalıştıran, iş cinayeti yaşandığında üstünü kapatmaya uğraşan bir firmaya benden beş kuruş gitmesin. Yoksa ne içli değil mi 10 Kasımlar'da, 29 Ekimler'de filan televizyonlara verdikleri reklamlar. Filli Boya'nın sahibesi, ölen bir çocuğun annesine "Ben de çok ağladım, benim de çocuğum var, kahroldum" diye ağlaşıp davadan yırtmaya çalışırken siz mesela Instagram hesabını açıp çocuk komada yatarken hanımefendinin bir uçakta Avrupa istikametinde business class selfiler çekip tatlı hayat-yaşasın tatil paylaşımları yaptığını görebiliyorsunuz. Ağlamıyorlar yani, onu demek istiyorum. İşler ciddiye binince paniğe kapılıyorlar sadece. Paralar paralar çünkü, mühim şey paralar.

Neyse, Watsons bayağı dev bir tokat yedi bence. Şimdi bir süre paniklerini seyredeceğiz. Biraz önce şunu gördüm: https://www.evrensel.net/haber/298846/watsonstan-ciplak-arama-ozru

Aladağ'da yanan çocukların aileleri şikayetçi olmamış, Watsons ne ki diyebilirsiniz, valla haklısınız. Aileleri de suçlamaya elim varmıyor çünkü karşılarında bir yurt müdürü, bir kilitli kapı filan yok sadece; karşılarında ahtapot gibi uzuvlarıyla devasa bir sistem var, topyekun bir suç mekanizması var. "Allah" diyorlar, allah istedi, allah karar verdi, kapıları allah kilitledi, allah çıkardı yangını, allah istemedi sönmesini, allah varken yetkililerin yurt binası denetlemesinin gereği yok. Kurallar yok, mahkemede hak aramak yok, insan hayatının bir önemi yok. Ben size söyleyeyim ne var, karşılığında para aldığı işinin gereği yurt denetlemeye gelen ama müdürle birkaç çay içip hiçbir şeyi denetlemeden evrak imzalayıp giden memur var. Yok mu allahaşkına? Bütün sistem böyle çalışıyor.

Belki görmemişsinizdir diye bu hafta sonu Ankara için ortalıkta dolaşan şu haberi de ekleyeyim. Aslında hiç istemiyorum böyle panik dalgalarına kapılıp sürüklenmek ama hep kafamda bir şüphe, "Ya doğruysa?" diye.

Cuma cuma bunalttım, kusuruma bakmayın. Şunu bırakayım, belki telafi ederim biraz. (Edemedi.)

6 comments:

  1. Ailelerin şikayetçi olmadığı haberi doğru değilmiş, twitter'da Mehmet Atakan Foça yazmış orada okudum şimdi.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ben de okudum sonradan, ne fena bir şey bu yarım yamalak-yanlış haberler. Umarım yalnız kalmaz bu aileler, çok acılı bir süreç var önlerinde. Ne kadar kalabalık o kadar iyi.

      Delete
  2. Watsons da yaşanan olayı hiç duymamıştım , ne kadar şaşırtıcı .. daha neler olacak , neler başımıza gelecek acaba diye düşünmeden edemiyorum . Söylediğin her şey katılıyorum!!!

    ReplyDelete
    Replies
    1. Başka dükkanlarda da oluyordur, zalimlik her yere yayıldı. En çok çocuklara üzülüyorum, biz gene başka günler de gördük, böyle bir yerde büyümek ne fena.

      Delete
  3. Ayh hiç haberim yoktu bu soyunma olayından. İçim karardı, İstanbul da patlamış yine. Yarabbim allan dağında gözümü açıyorum telefon çekmiyor falan, güç bela internete giriyorum bi yer patlamış. Ne zaman şöyle kendi küçük dünyamda huzura erişsem bir şey oluyor amk.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Eh işte, öyle kendi küçük dünyan olsun da istemiyorlar çünkü. Bütün bunlar, dehşetten ve endişeden büzülüp yok olsun diye küçük dünyan.

      Delete