January 11, 2017

Teşkilat! Başbakanlık!

Daha sık yazmanın yollarını arıyorum a dostlar, belki iyice günlük yazıyorum havasına girersem olur bu iş.

Bu ökönömik krizli günler çerçevesinde annemle babam buradaki evlerini kiralamaya karar verdiler. Hangi kriz, liramız maşallah aslan gibi diyorsanız şöyle bi cevabım var. 4 sene önce Bosna'ya gittiğimizde 1 Bosna markası aşağı yukarı 1 Türk lirasına denk geliyordu, bu sene 1 marka 2 liraya dayanmış. Yani her şeye iki katı para ödemiş olduk. Yani o dünyanın hiçbir yerinde bir işe yaramayan Boşnak konvertıbıl markası bizim paradan iki kat değerli.

Her neyse. Gidip cama "Sahibinden Kiralık" yazısı yapıştırdım, arada sırada arayan oluyormuş babamı, düne kadar kimse görmek istememişti evi. Dün "Başbakanlıktan emekliyim" diye arayan bir adama evi göstermeye gittim. "Başbakanlıktan emekliyim, aslında korumaydım, sonra işte danışmanlık, polis teşkilatına üyeyim, kızım oldu, antikacılık yapıyorum, eskicilik yapmıyorum, antikacılık, aslında halılar, biz de Mesnevi Sokak'ta oturuyoruz, aslında Mesnevi'de annem oturuyor, yakın olsun anneme, bu kartvizitim, evet başbakanlık yazıyor kartvizitte, uyanıklık yaptım, teşkilat, küçük kızım var" filan diye akıl kaçırtıcı bir monologun içinde buldum kendimi. O arada evde duran iki adet külüstür bazayı sordu adam.

Bazalar bizim eski bazalar, haşat halde. Buradan indirip annemlerin eve attık, annemlerin daha yeni iki adet bazasını alıp buraya getirdik. "Bazalar atılacak, kapıcıya söyleyeceğim bir ara" dedim. "Bir öğrenci kız dükkana gelip baza sordu bana" dedi, "Aaa yaa? E alın tabii?" dedim, ne bileyim. Herif 15 dakika içinde kapıya bir araba dayamıştı, içinden genç bir oğlan çıktı, bazaları arabaya yüklediler. O arada evde sürünen, ecnebi damadımızdan kalma bir adet kum torbasını da -şu boks için olanlardan- alıverdi sürükleye sürükleye. "Bu da mı atılacak? Ben zaten eski sporcuyum, başbakanlık, teşkilat, başbakanlık!"

"Ben öğleden sonra karımla geleyim, ben beğendim, o da bir görsün evi" dedi, "Olur" dedim. Tahmin edin sonra ne oldu.

Evet. Herif 24 saattir aramadı. Ay ağladım biraz kendi kendime gülerken. Resmen üçkağıtçı bir hurdacıyı eve sokmuş oldum, durduk yere bir de kum torbası hediye ettim. Bunlar mühim değil, mühim olan evde duran 2 adet iyi halı ve birkaç parça başka eşya. Alıp buraya getireceğim kaç zamandır, ağır oldukları için bir türlü alamadım ve herif gördü tabii bu eşyaları. Kargo bekliyorum, gelsin çıkacağım. Bakalım herif sadece açıkgöz bir hurdacı mı yoksa bir de üstüne hırsız mı? Günahına mı giriyorum yoksa annemlerin evin kapısını patlattılar mı dün gece? Cinnah üzerinde düşe kalka halı, sehpa filan taşıyan birine rastlarsanız benim o. Bir el atarsanız makbule geçer.

Dün Balkan soğuğu dedim, Novi Sad dedik filan, demin şunu gördüm:




Acaba Balkan ülkelerinin haber kanalları da hiçbir şeyden bahsetmeyip saatlerce kar haberi yapıyor mu? Ben gene daha sakinim ama barbar kocam bayağı bağıra çağıra televizyonla kavga ediyor artık. Haberler bitiyor (Memlekette sadece İstanbul var amk! Sadece kar yağıyor! Allah belanızı versin!), tartışma programıyla kavga ediyor (Cahil! Cahil! Hah sen konuş, söyle şuna! Birisi de bunu söylesin artık amk!). 6 sene önce evlendiğimizde 35 yaşında sakin bir adamdı, şu anda 72'sine girmiş bir ganyan bayii müdavimi.

Gideyim kahve yapayım, bir de çorba. Köpenkler saksı devirdi. Kargocu gelmek bilmiyor. Güneş açtı burada, ben de radyoyu açtım. İyi olacağız.

7 comments:

  1. Hala inanamıyorum. Döndü mü ? :D

    Novi Sad, halaya duruyorum ^_^~

    Televizyon mümkün mertebe izlemiyorum biliyorsun (ekleme: Gardırop Savaşları hariç). Fakat tabi bazen yemek yerken falan sessiz olunca ev sıkıntı geliyor mecbur açıyorum. Düzenli seyredilmediği için de öyle bilmemnebox veya o feşmekantvlerden yok bende. Kablolu sadece. 99.9% benzer kanallar. Hep iktidar haklı, muhalefetse rörörö.

    Kanallardaki yorumcular günlük shift ediyor. Herhalde bardaklarını da özelleştirmişlerdir. "X'in bardağını yıkadın mı" "yok abi o yarın geliyor kanala". Neyse işte ben normal vakitte sakin bir insan evladıyım ama tartışma programlarını yanlışlıkla açınca felaketim oluyor ağlıyorum sinirimden. Barbar Bey'e katılıyorum. Küfürler gırla uçuyor odada. Her şeye müsemma gösterebilirim ama cahilce laflara artık dayanamıyorum. Eskiden sabrederdim. Artık yapamıyorum. Yalan da söyleyemem, her türlü küfür çıkıyor ağızdan, cinsiyetçi türcü küfürler bile çıkıyor. Dayanılır gibi değil cehalet karanlığı. Bak gene sinirlendirm yazarken.

    Neşeli bir kapanış yapalım: https://twitter.com/sasgem/status/819189829699338242 Keşke tüm yorumcular böyle olsa ya tansiyonum indi sayesinde :))

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ahhahahha ay biz bu amcaya denk geldik o akşam, karşısındaki Özgür Demirtaş'ın sessiz sessiz kafa sallamaları bizim evde de tansiyonu düşürmüştü. Bir on! Bir on daha! Bitti gitti :D
      Sahte kiracı geri dönmedi tabii ki. Kargocu da gelmedi. Biraz önce gidip kendim aldım kargoyu. Ev soyulduysa hala haberimiz yok. O arada evin karşısındaki küçük tiyatrodan biri aramış, şimdi bir de gidip tiyatrocu gezdireceğim sanırım. (Gözlerimi devirdim.)
      Ay şu saate kadar tımbır tımbır müzik çalıyordu evde, birazdan açılacak o haber kanalları ve dizimize kadar lağım dolacak salona. Ben bir yandan bir şeyler okuyorum, kalkıyorum dolanıyorum, Conan Efendi yerinden kıpırdamıyor. O yüzden o daha hakim kim hangi kanalda yatıp kalkıyor, kimin artık özel bardağı vardır filan. Cinsiyetti, türdü, o insaniyet sınırlarını da aşalı oldu bayağı.

      Delete
  2. Ahaha sizin evdeki Conan bizim evdeki Gonan'a ne gadanak da benziyor, yakınımda olsaydın daha galiz bir laf ederdim ama şimdi edepli olayım, kulağımdan kurudum haber kanalı izlerKENE, yetti gaaaariiiiii diye bağırmak istiyorum.
    Ev kiraya vermek kadar yivrenç bir başka olay varsa o da ev satmaktır. Anamgilin evi kiraya verirken telefon edip bir aday kiracı "Ay yerleri parke kaplatıp kat kaloriferi döşetemez misiniz?" demişti, Sözkonusu kira da 300 liraydı :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Valla dün akşamı da aynen böyle geçirdik, Şirin Payzın'ın fosforlu gömlekleri yüzünden kör oldum sonunda.
      Demek o aday kiracı beni arasa, ben parke kaplatıp kat kaloriferi döşeyeceğim, üstüne de bir kira bonus vereceğim filan. Öyle bir gerizekalılık.

      Delete
  3. Ay umarım soyulmamışsınızdır Mina. Barbar kocan hakkında böyle söylüyorsun ama kendine bakınca "ben de huysuz teyzeyim" diyorsun. Ben de kendime bakınca bir huysuz teyze görüyorum, neyse ki sizin kadar yaşam tecrübem yok da aklım çok ermiyor hiçbir şeye.

    Her yerde kar fotoğrafı görmekten yıldım. Evde iyi ki televizyon yok. Kar işte yağıyor, yarın öbür gün erir neden herkes bu kadar sardı anlamadım. Ankara'ya ilk geldiğim yıl karın ne menem bir şey olduğunu anladım, iki üç senedir de kar yağışlarını lanet olsunlarla karşılıyorum galiba -.-

    Dün hocanın duvarına ayçiçee çizdim, kurtulamadık Ankara undergrounddan anasını satiym, akşam on sularında da Ender efendi yazmış bakalım altından ne çıkacak. Kendi blogum gibi kullandım buraları gidiyorum.
    <3

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay hakikaten, neden kocama çizgi roman kahramanı payesi verirken kendimden huysuz teyze diye bahsediyorum ben ya? Kendime çok kızdım şu anda. Aynı şeylere sinirleniyoruz halbuki.
      Keşke biri 40 yaşında, çok kızgın ve çok havalı bir kadın kahraman çizse.
      Ben 2001 kışında tamamen taşındım buraya, giyinmeyi öğrenmem en az bir 10 senemi aldı, ilk defa bu kış da kar yağarken eve kapanmam gerekmediğine ikna oldum.
      Almayın sakın televizyon, eve sıkıntı getiriyor sadece.
      İnsanlardan yeteri kadar nefret etmeye başladığında kurtulursun diye tahmin ediyorum. Öpüyorum. Gidiyorum. <3

      Delete
    2. Ben çizeceğim 40 yaşında çok kızgın ve çok havalı bir kadın kahraman. Biraz sabret :D

      Delete