February 20, 2017

(2) ve (3) Çeşitli Çocukluk Halleri

Ay evin içinde (yani umarım öyledir) alyansımı kaybettim a dostlar. Bu bir işaret mi, öyleyse ne anlamam gerekiyor, köpenkler mi yuttu, sanki çıkarıp masanın üstüne koymuştum en son, niye masada değil o zaman? Şu iki şalanj sorusuna cevap vereyim, günün geri kalanını yerlerde sürünüp yüzük arayarak geçireceğim. (Merhaba kader ortağım Gollum, merhaba sana!)

2. soru çocukluk eğlencemi soruyor. 9 yaşıma kadar tek çocuktum, biraz da içine kapanıktım, annaneme yapışıktım. Arka bahçeye doğuran kediler, bir miktar çizgi film, kitaplar, çizgi romanlar, ananemin anlattığı masallar. Kendi kendimi eğleyebilen bir çocuktum sanırım.

Bir de babam var tabii. Annemin Facebook sayfasından arakladım bunu. Koymasına itiraz etmiştim, "Herkes çok beğendi" diye yazmış bir de fotoğrafın altına.

Okuma bayramı olması lazım, yani demek ki 1985-1986 filan. Babam da gazetenin ilan sayfasından iş arıyor.

Bu tuhaf huyları çocukluğumdan şu yaşıma kadar sürdü. Bir ara yarım metrelik oyuncak ayıma sardırmıştı, sabah kalkınca evin çeşitli köşelerinde, çeşitli kostümler giydirilmiş vaziyette buluyorduk ayıyı. Yatak odamın kapı eşiğinde üzerinde avukat cübbesi ve ağzında sigarayla bana bakan ayı, mutfak masasında güneş gözlüğü ve yağmurlukla oturan ayı, salonun ortasında koluna uçan balon, göğsüne okul harçlığı bantlanmış ayı.

Şimdi köpeklere yapıyor aynı muameleyi. Bizde kaldığı bir gecenin sabahında Koko'yu boynunda Mimarlar Odası bilmemne delegesi kartıyla dolanırken buldum. Çünkü babam sabah 5'te kalkıyor, evin geri kalanı uyanana kadar da neşeyle sanatını icra ediyor.

Yaşlanınca geçer zannettik, geçmedi. Kapışıp küstürdüğü arkadaşı arabasına binip kaçmaya başlayınca ilk bulduğu taksiye atlayıp "Öndeki arabayı takip et!" diyen 70 küsur yaş grubu. Sonra bir cenazede yakaladım küstürdüğü arkadaşını, ağzından girip burnundan çıktım. Cenazeden 6 ay sonra barışır gibi oldular, dün aradı babam, gene küsmüşler. Benim halim kalmadı artık.

3. soruya da hemen cevap yazayım, 7 yaş pantolonumun cebinden ev anahtarı ve özenle düzleştirilip katlanmış Çokomel folyosu çıkardı. Çalışan anne bana çocuğu olarak kendimi bildim bileli anahtarım var, eve hep ilk ben girdim. Çokomel folyoları da hala her yerden çıkıyor.

14 comments:

  1. Ay babana gülmekten öldüm :) Koko'yu boynunda Mimarlar Odası kokartıyla hayal ediyorum, "hav seçime geldim, hav" ahahaha :) Senin de Beden Eğitim üzerine transa geçmiş görünüm çok takdire şayan, bayıldım, tacını sevdiğim :)
    Alyans dedin de dün okuduğum kitapta kadının etajer üstünde duran pırlanta yüzüğünü koca cebine atıp çıkıp gidiyor evden. Kadın gün boyu evde deşmedik yer bırakmıyor. Adam da huysuzun teki, gelince utana sıkıla yüzüğü kaybettiğini söyleyip bir güzel azar işitiyor. Sonra artık adam demiyorum herif yüzüğü çaktırmadan duvarın dibine bırakıp "ne biçim aramışsın" diye bir posta daha azarlıyor kadını. Bence Şafak'ı bir yokla, hahaha :)
    Kendi blogumda cevap yazdım ama görmediyse Osman Hamdi için Türk müzeciliğinin "Bânisi" demiş Zunkla kağıdı, yani kurucusu :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Bir de karşılıklı kahvaltı ediyor köpeklerle, tereyağlı ekmek filan verip, sohbetli kahvaltı. Sonra babam gidince köpeklerin dengesi bozuluyor, ağlıyorlar bütün sabah.
      Neden Beden Eğitim oldum peki? Çünkü annemin öbür derslerin kostümünü dikecek ne hali ne de vakti vardı. Şort tişört, taçları da zaten başka bir anne toptan yaptıydı. O vecd içindeki halime de günlerce gülmedilerse noolıyım.
      Şafak'a dün geceden beri soruyorum, almadığını söylüyor. Daha önce yedi bu boku çünkü, hemen onun tepesine çöktüm. Doğru söylüyor gibi geldi ama emin de olamıyorum ahahhhahha :D

      Delete
    2. Okuduğun kitabın arasına bak, ayraç diye koymuşsundur. Ben kocamın kimliğini koyup 1 ay kimlik aratmıştım adama :)

      Delete
    3. Ahahhahhhaha ay :D
      Baktım kitabın arasına, orada da yok. İşi gücü bıraktım yüzük arıyorum, ay sinir bastı yemin ederim :D

      Delete
    4. Yahu ben koptum babana. Bize de gelse keşke dedim içimden çünkü babamı anımsattı.
      Bir sene, sanırım lisede falandım, annemin tek rujuyla banyo aynasına bana not yazmaya başlamıştı. Sabah elini yüzünü yıkar, sonra da ruju alır hikayeler yazardı bana. Annem deli olurdu. Bıktım her gün ayna temizlemekten diye bağrınır dururdu.
      :)

      Delete
    5. Babalarda bir kendini ifade, bir tür sanat arayışı varmış ama ahahhhah :D
      Ay "annemin tek ruju" yazmışsın ya, hakikaten öyleydi. Seninki de şu altın rengi ambalajlı yeşil rujlardan almış mıydı? Sürünce pembemsi bir renk oluyordu. Çocukluğumun bir kısmını o yeşil ruja şaşırarak geçirdim :D

      Delete
    6. Ahahaaa benim annemin de vardı aynı yeşil Şrek'ten :) Hatta geçen Funda bir yerde görmüş de anamın ruju diye foto çekip instagrama koduydu :)

      Delete
    7. Yeşil Şrek :D Ay ama ne rujmuş, hayatımızdaki yerine bak :)

      Delete
  2. Biliyorum gülüncek şey değil ama yukardaki Gollum referansı muazzam :) Dün akşam annem geldi, televizyon açıldı, Yüzüklerin Efendi'ni gördüm zaplarken ve annemin yorumu "aman değiştir şu tipsizleri".

    Selam edelim babaya :) Çocukluk ne güzel şeymiş ya... Benim de şöyle resimler var, kafamda kartondan taç. Monark mı olmuşum neymiş o zamanlar bilmiyorum da.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Gollum'u talihsiz mücadelesinde yalnız bırakmak zorunda kaldım, buldum yüzüğü. Ama yemin ederim sabah orada değildi, bir anda beliriverdi. (Gitti kafa, gitti.)
      Aleykümselam, iletirim ben :) E valla bütün taçlılar birleşip hakkımızı isteyelim, hazır öyle bir furya varken. Karton marton.

      Delete
  3. ayyy o ne eğlenceli bana yahu.. çok güldğm şaaaneliymiş ..

    ReplyDelete
    Replies
    1. :D İnsan sabah kalkıp kostümlü ayıyla karşılaşınca hafiften kalp sektesi geçiriyor ama olsun, mühim olan babam eğlensin :)

      Delete
  4. Baban EFSANE! Bu "öndeki arabayı takip et!" çılgınlığı beni biraz memnun etti zira kapıştığım arkadaşlarımın evlerini basmak üzere şehir değiştirebiliyorum ben de. Kendimde olunca aşırı bir reaksiyon gibi gelmişti ama baban içime su serpti, aşağı yukarı aynı şey sayılır.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Taksiciler tuhaf karşılamıyormuş bu talebi, en çok ona şaşırmıştım. Takip etmiş taksici abi öndeki arabayı.
      Ay ama lütfen bir örneğini daha gördün diye durumun aşırılığını sorgulamaktan vazgeçme. Bunlar sorgulamadılar hiç, hala ara ara yumruklaşmalar oluyor :D

      Delete