February 14, 2017

Boyoz Bence Daha Mühim

Ay ben yazana kadar Sevgililer Günü geldi, ben çok başarısızım böyle günler olsun, ne bileyim doğum günleri olsun. Bir haftada yetişip kutladıysam doğum gününü, seviniyorum. Pakistan mesela, kökten bir çözüm arayışına girmiş:


Ben size söyleyeyim bugün Pakistan'da neler oluyor; sokaklarda yatan, anca karnını doyuran kesim zaten kutlanmış mı kutlanmamış mı farketmeyecek. Bir grup azgın kuduz sağda solda kalpli yastık filan yakıp yasağı kutlayabilir. Bizim gibi Pakistanlılar "Off allahım, ne biçim ülke?" diye hayatlarına devam edecek. 5 kuşaktır Cambridge mezunu, sahip olduğu toprakların ucunu bucağını bilmeyen ultra zengin kesim de bayağı içkili miçkili Valentine's Day kutlayacak.

Suyu çıkmış, içi çürük ülke manzaraları. Çürük deyince aklıma geldi, şu yazıyı geçenlerde okudum, buraya koymak istiyorum. Bunun adı aşk değil, flört şiddeti.  Yazının ikinci yarısında listelenen hıyarlıkların bir kısmı benim de başıma geldi, bir kısmını etrafımdaki kızlar yaşadı.

Şiddet derecesi düşük ama bunaltma seviyesi yüksek bir örnek, benimle konuşurken her cümleye "Hayır" ile başlayan ayı.

Ben: "Filmi beğenmedim ben, gözümüze sokmuş her şeyi."
Bu: "Hayır şimdi sinema sanatında car car car car...."
Ben: "Ne güzel lokantaymış burası."
Bu: "Hayır lokanta deyince esas bir de şurası var vır vır vır vır...."
Ben: "Her dediğime hayır diyorsun, nasıl konuşacağız biz?"
Bu: "Hayır öyle yapmıyorum."

Benim durmaksızın yanıldığım, bunun da bayılana kadar itiraz edip beni düzelttiği bu ilişki tahmin edersiniz ki 3 ay sürmedi. Zaten farklı şehirlerde yaşıyorduk. Allah hayatındaki insanlara sabır versin, ne diyeyim.

Nasıl, içinizde kalmış üç gram Sevgililer Günü heyecanını da yok etmeyi başardım mı? Meh meh meh. Amaan allahaşkına üç günlük dünya, alacaksanız alın ayol kalpli gül, güllü kalp. Ben olsam çorap alırdım, yaşlandıkça en güzel hediye çorapmış gibi gelmeye başladı. Ya da boyoz.

Hafta sonu Gediz geldi İzmir'den ve böyle bir şey varmış, hiç söylemiyorsunuz?


Havaalanı servisinden "Bavulu görünce korkma" diye mesaj attı, gene de bunu beklemiyordum. Özenle ayırdım, buzluk torbalarına yerleştirip kaldırdım. Bir fırın da burada açacak kadar boyoz var evde. Denemek için 3-5 tane attım fırına, gayet güzel oldu.

Kaç kere geldi gitti kız, nihayet Kıtır'a oturmayı başardık. Her geldiğinde deniyoruz, hep dolu hep dolu. İnsanlar işten çıkmadan yetiştik bu sefer, masa bulup oturduk. Biz iki kişi Kıtır'a ulaşana kadar yolda kar topu gibi büyüdü grup; bir kısmını yolda bulup kolumuza taktık, Sarıkafa "Ay Kıtır'a mı gitsek?" diye aradı içine doğmuş gibi. Bazıları birbirini tanımayan arkadaşlarım tanıştı, ne zamandır bu kadar neşeli bir akşamüstü geçirmemiştim. Bira içip çerçöp ne varsa yedik. 

"Kıtır ne ayol?" diye soracaklar için ekleyeyim, benim fotoğraf çekmek gibi bir alışkanlığım olmadığı için internetlerden buldum, şöyle bir yer:


Avizeleriyle meşhur bence.

Cumartesi akşamı da önce meyhaneye, arkasından halay çekmeye götürdük Gediz'i. Halay işi felaketle sonuçlandı, sonra yazarım çünkü diagram filan çizeceğim.

Sevgi dediğin illa partnere olacak değil, (pantere de olabilir ho hoh) (ayh özür dilerim gerçekten) bunun arkadaşı var, kedisi var, köpeği var. Şöyle bir dinleyeniniz varsa daha ne ister insan bilmiyorum.


Yerinde duramadığı için flu çıkmış çocuk, Miyu bu, teyzesi sayılırım. En çok onun sevgililer şeysini tebrik ediyorum zira bugün yarın ponponlar gidici.

Günün anlam ve önemine uygun bir şarkı bırakıp gideyim, ütü yapayım, kitap okuyayım.

4 comments:

  1. Pakistan haberini sabah okuduğumda bakalım ne zaman buralara gelir diye düşünmeden edemedim. Daha bir spikere sahip çıkamıyor möthüş ilerici medya çalışanları. Kendi grubundan şutlanmış herkes sus pus. Valentine'nin günü yok sayılsa kaç yazar artık.

    Boyoz hiç yemedim ömrümde.

    Kıtır'ı ben seviyorum ama felaket kalabalık oluyor. En son 6 Haziran gecesi gitmiştik arkadaşlarla. Ne umutlarımız vardı be.. Şimdi 70'lik amcalara döndük hepimiz.

    En sevdiğim Nick Cave şarkılarından biri paylaşılmış. Eyvallah diyorum. The Good Son'da boş şarkı yok. Lament var bir de orada ki öfff <3

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay Emin Çapa da biraz ayıp etmedi mi yahu? Oturduğum yerden insanların işiyle ilgili fikir yürütmek de ayıp tabii ama gene de biraz direniş, bir duruş filan bekliyor insan.
      İzmir'e gidince ye boyoz. Yanında haşlanmış yumurta vermeye kalkabilirler, oldum olası sevemedim öyle yemeyi. Kendisi zaten güzel boyozun. Bir de tahinlisini getirmiş Gediz, o da çok güzeldi.
      İşte hafta içi iş çıkışı saati öncesi içerde yer bulabildik, saatlerce de kıpırdamadık yerimizden. Bana da 7 Haziran gecesi bizim evdeki parti hayalet gibi musallat oldu, düşünüp üzülüyorum.
      Benim de en sevdiğim Nick Cave şarkılarından biri bu, dur bir de Lament dinleyeyim. Ay çıkış tarihi 1990'mış albümün, bana bir şeyler oluyor :D

      Delete
  2. İzmir'de yaşıyorum ama (İzmirli değilim, Balıkesirliyim.) boyoz sevmiyorum. Yağlı bir şey. Küçükken anneannemin yaptığı o yağlı hamurları hatırlatıyor bana. Gerçi Ali'ye bu benim Balıkesir'de höşmerimin yüzüne bakmamam, sonra burda höşmerim diye ağlamam gibi dedim az önce. Herhalde yıllar sonra İzmir'de olmasam özlerim ben de boyozu.
    Sevgililer günü saçma geliyor. Hele o hediyeleri çiçekleri orada burada insanların gözüne gözüne sokmak. Neyse ki Ali'yi alıştırdım da öyle bir derdimiz yok. Gerçi başlarda pek şaşırmıştı sen gerçek misin diye. :D Ama şimdi o da alıştı. Birbirimize hediye almak için illa bir güne mi ihtiyacımız var.
    Kıtır'ı merak ettim.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay boyozda yağ da olmasa zaten geriye kağıt gibi bişiy kalacak, mecburen yağlı :D Ben de İzmir'deyken bu kadar meraklı değildim, uzak kalınca insan heyecanlanıyor, senin höşmerim gibi, ne güzel demişsin.
      Ya hakikaten, benim adamın huyu değil zaten özel günler, ben daha da beterim ondan. Doğum günlerinde alıyoruz hediye, galiba o kadar. Valla ben de bazı hemcinslerimizi suçlayacağım iki arada bir derede, nedir bu kutlama manyaklığı? Aydönümü filan duydum ayol etraftan.
      Kıtır'da güzel oturuluyor, içerinin bir sıcaklığı var. Tamamen havasının hoşluğu yani, yoksa normal patates kızartması, normal kokoreç filan, bir numara yok yemeklerinde.

      Delete