February 9, 2017

Perşembe Fena Olmayabilir

Ay evi biraz toparlamam lazım ama nedense bir neşe, bir sevinç bastı bana. Kendi kendime şarkı söylüyorum, içimde iyi şeyler olacakmış gibi bir his var. (Lütfen yüzüme sıvama bunu hayat, lütfen.)

Şunu dinliyorum:



En azından nakaratı söyleyebilelim diye kamu hizmeti yapacağım.

"Svaku oluu isprati rom
A onda eto vedri, eto liyepi dana
Volim te
Povyeruy sırçzı mom
Toy şkolyki
Gye si mirna, gye si sama"

Bazı sesler Türkçe'de yok, ben de zaten dili bilmiyorum. Ama insan içinde söylersiniz bu şekilde utanmadan. Hemen çevirisini de koyayım, şuradan aldım:

"Her fırtınayı takip eder gök gürültüsü
Ve ardından gelir temiz, şahane günler
Seviyorum seni
İnan kalbime
Şu deniz kabuğuna
Huzurlu ve yalnız olduğun"

Gülmeyin, İngilizceyi de böyle öğrendim ben. (Hemen de sevinmeyin, sonra ODTÜ'de aylarca döverek tamamladılar geri kalanını.) (Sabır sabır, tekrar tekrar, formül aşağı yukarı bu.)

En azından seni seviyorum demeyi öğrendik bugün, daha ne olsun. (Boşnaklar da bizi sevecek mi?) (Ay tabii ki.) İçinde yalnız kalabilip huzur bulacağımız deniz kabuğu kalpler diliyorum hepimiz için. Hisli pop müzik gibi günler de temenni ediyorum, ağır şeyler düşünmek zorunda olmayacağımız zamanlar. (Güzel günler de bizi görecek mi?) (Deli misin, tabii ki.) (Sabır sabır, formül aşağı yukarı bu.) (Bir de dayanışmada ferahlık var. Onu da ben icat etmedim zaten.)

2 comments:

  1. Ne güzel! Keyiflendim bu coşkulu yazıyı okuyunca:) Huzurunuz daim olsun.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay hakikaten bir coşku hali vardı :) Sonra sakinleştim, hava o kadar gri ki Ankara'da insana ister istemez bir emekli memur hali şey oluyor :)

      Delete