October 16, 2017

On Beşinci Gün / Musallat Olan Biriyim, Kediler Vardı

İki gün patlak vermemişçesine kaldığım yerden devam ediyorum. Dün gene  normal bir pazardı. Barbar kocamın annesine gittik, kedileri sıkıştırmayı arzu ediyordum, kediler hiç oralı olmadı. Zaten pek yüz vermiyorlar, kış programına geçmişler anlaşılan, kafalarını çevirip bakmadılar bile.

Kayınvalidemi kedilerinin obez olduğuna ikna etmeye çalıştık, gene. Gene hiç dinlemedi. Biri normal şişman da diğeri halihazırda iri bir kedi, aldı başını gidiyor. Neyse, çay filan içip kalktık. Bir dahaki sefere fotoğraflarını çekeyim kedilerin.

Halkımızla beraber Metro Toptancı Marketimize uğradık, nedense tuhaf bir hafta sonu aktivitesi haline geldi o market bizim için. Her yer çocuk doluydu, raflarda çocuklar, market arabalarında çocuklar. Kendime iki çift havlu spor çorabı aldım, 3200'lü tuvalet kağıdı aldık. Gene yanlış almışız. Aylar önce alıp çok beğendiğimiz tuvalet kağıdını arıyoruz, markayı da hatırlamıyoruz, gene tutturamamışız.

Dönüşte Nadire'nin evinin oralarda inecektim. Kahve içmek için sözleşmiştik. Yoldan mesaj attım, cevap gelmedi. Barbar kocam fırsatı kaçırmadı:

BK: Belki de seninle görüşmek istemiyor?
Ben: Oha tabii ki istiyor.
BK: Rahat bırak kızı, belki pazar pazar sevgilisiyle oturacak evde?
Ben: Ay onunla sonra da oturur, bana da ihtiyacı var.
BK: Cevap yazmazsa naapıcaksın?
Ben: Arıycam.
BK: Bence daha ne kadar küçüleceğini bir düşünmen lazım.
Ben: Ay ben daha da küçülürüm, hiç önemli değil. Toplam 3 arkadaşım var, küçülmekten gocunmuyorum.
BK: ...
Ben: Telefonu da açmazsa apartmanın arka bahçesine girip salonun camına yapışmayı düşünüyorum.
BK: ...
Ben: Annesi dut yolladı bana. Dutlarımı alıcam, allah allah?

Neyse, Nadire açtı telefonu, temizlik yapıyormuş. Gidip kahvemi içtim, dutlarımı aldım, bir saat kadar durmaksızın konuştum. Kedileri sıkıştırdım. Bunlar da çok sıkıştırtmıyor gerçi kendilerini. İkincisi daha yeni eve terfi etti, twitter'da bulduk çocuğu. Öncesi-sonrası fotoğrafı koyayım:


Masanın altındaki yeni kız, adı Piya oldu. Ad koyma sürecinde edvenst Zazacam ile göz doldurdum gene:


Gözleri tamamen iyileşti derken ağzında iltihap çıktı, o da geçmek üzereymiş. Büyüdükçe benekleri koyulaşıyor, biraz da kafası toparlaklaşmış. Şunu eve geldikten birkaç gün sonra çekmiştim:


Hava kararmaya başlayınca kalkıp eve geldim. Akşam yemeği niyetine sandviç yapıp yedik. Netflix'te bir film seyrettik, The Meyerowitz Stories diye, komedi/drama. Adam Sandler, Ben Stiller, Dustin Hoffman vardı, fena değildi. Dustin Hoffman'ı ne zamandır görmemiştim, sevindim. Biraz dağılmış bir ailenin heykeltraş babasını oynuyordu, yer yer bayağı güldüm.

5 sayfa kadar kitap okuyup kendimi yorgana dürdüm, uyudum. Çok üşüyorum, hep üşüyorum.

6 comments:

  1. 15 gündür pedikürcünün ayak parmağımda açtığı yarayı tımarlamaya çalışmaktan bir hal oldum. Dizim yetmiyormuş gibi bir de parmak, seke seke sekban oldum yav, ne demekse işte. Bugün sonunda doktora gittim, meğer eti pörtletmiş hain kadın. İğneyle parmağımı uyuşturup koterle dağlayıp pörtlemiş eti yokettiler. Nedir bu başıma pardon sol bacağıma gelen, önce diz, sonra lipom operasyonu, ardından kaynar çay, şimdide pörtleme et. İmdaaat! Kart at bana moralim düzelsin...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay okurken bayılacak gibi oldum, nedir hakikaten senin bu başına gelenler?! Kart yollayayım, sonra da nazar boncuğu yollayayım, belkim bi faydası olur.

      Delete
    2. Leylak Hanımcığım bende de hep sağ... sağ bacağa vuran siyatik, sağ dizde sıvı birikmesi, şimdi de sağ ayakta taban çökmesi ve bir miktar kemik iliği ödemi...

      Nazar boncuğunu görüyor ve arttırıyorum, kurşun döktürelim! Kim nerede bulursa haber versin, ben gelirim. :)

      (Ben niye başka yorumlara salça olmaya bayılıyorum yahu? Yeni çelıncta bi gün bunu yazayım bari)

      Delete
    3. Ya evet ve geç de kalıyorsun salça olmakta, cevap alamıyorsun.
      Ananem dökerdi kurşun, bence annem de yapabilir, sonra da çorba içersiniz. Bak pilan yaptım hemen.

      Delete
    4. Dün Kemeraltı'na gitmiş anam, arayıp bakır cezve, suzeni örtü, gümüş tamircisi filan hepsini anlattı. O arada kurşun da alabilirdiniz, Mennan'da kazandibi yedikten sonra Urla sınırları içine dönüp baaaçede dökerdiniz. Hep kaçırılmış fırsatlar bunlar.

      Delete