January 8, 2019

Keteler

Toni Collette pek sevdiğim oyunculardan biri. Geçen cuma akşamı seyrettik bu yandaki filmini, valla sinir bozucu bir gerilimdi, beğendim ben. Ha türünün çığır açan bir örneği mi? Değil. Ama seyredilir.

Gerilim-korku türünde aileden birine bir haller olur da diğer fertler bir türlü anlamaz ya durumu, ben anlardım gibime geliyor. O kadar çok korku filmi seyrettim ki anında uyanırdım, küçük bir çanta hazırlayıp evdeki lanetlenmemiş canlı bireyleri alır ve arkama bakmadan kaçardım. Filmlerin ilk beş dakikasında kaçanlar genelde kurtuluyor. Barbar kocama bu şekilde ifade ettim.

O ise beni iyileştirmeye çalışırmış. "Nasıl olacak o?" diye sordum, beni bir odaya kilitleyip günde üç kere yemek itecekmiş kapının altından. Bir de düzenli aralıklarla yavru köpek atacakmış içeriye. Çomarlar ve Bobiler. "Kaşlı köpek atarım üzerine," dedi.

Valla çok arzu ediyorum yerli mamül, kendinden kaşlı köpek. İnternetlerde bulduğum şu fotoğraftaki çocuk gibi:


Nasıl bir ciddiyet, bir ağırbaşlı varoluş. Sorumluluk sahibi bir aile ferdi olacağı her halinden belli.

Evde yer yok, üçüncü bir köpeğe imkân yok. (Aslında bana kalsa orta boy bir taneye var yer.) Ama barbar kocamla şöyle anlaştık, yani ben anlaştığımızı düşünüyorum çünkü bir cevap alamasam da ayda iki kere yüksek sesle dile getiriyorum; gidip de sahiplenmem hâlihazırda evde iki canavarla yaşıyorken ama yolda karşılaşırsam, efendime söyleyeyim peşime takılırsa, hiv hiv hiv bir şeyler derse filan ben alır eve getiririm. Bunu yaparım. Eğer fotoğraftaki gibi oturaklı bir çocuksa Reşo, gerzek bir hödükse Kete koyacağım adını. Her şey hazır.

Kete olsa evde, yerdim. Bu mahalleye doğru dürüst bir fırın açılsa keşke. Doğru dürüstten kastım şu, endüstriyel olmasın ama ne bileyim mesela bir keke "Ama o bizim bebeğimiz, sevgimizle glutensiz yaptık" diye fahiş fiyatlar da istemesinler. Çölyaklı komşularımı tenzih ederim, bir tuhaf beslenme trendleri ve bir tuhaf fiyatlandırmalar uçuşuyor memlekette, onu demek istedim. Ayrıca mahallede açılan bir kahveciden çekirdek kahve almak istediğimde aynen bu cevabı almışlığım var, "Ama çekirdekler bizim bebeklerimiiiiz, böyle satmıyoruuuaz!" Nereden senin bebeğin oluyor kahve çekirdekleri, elinle mi dikip hasat aldın? Artizan martizan peşinde değilim, normal ev usulü unlu mamül peşindeyim.

Kalkayım da en yakın markete gideyim, kuşlara verebileceğim hiçbir şey kalmadı evde, ekmek de yok. Son bayat ekmeklerle kavanozun dibinde kalmış bulguru bıraktım dışarıya, iyice kalabalıklaşmış güvercin nüfusu, anında yediler her şeyi. Yarın ve öbür gün -8'e inecek diyor meteoroloji, ne biçim santigrad dereceler bunlar bilmiyorum, keşke ekvatora daha yakın bir yerde yaşasaydım.

16 comments:

  1. Ben de hasta yatağımda dünden beri Palu ailesini izliyorum. Müge Anlı daha önce hiç izlemedim, programa dair de pek bir şey anlayamadım. Bunlar kurgu mu yoksa gerçek insanlar mı ondan da emin değilim fakat eğer gerçekte, dehşetten dehşete sürükleniyorum.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Aa benim haberim yok öyle bir aileden. Nedense haberimin olmaması daha iyiymiş gibi bir his var içimde o.O

      Delete
    2. Ayol nasıl yok memleket bunu konuşuyor. OLMAMASI KESİNLİKLE DAHA İYİ. Her türlü rezillik var ailede, cinayet, istismar, şiddet, taciz, tecavüz.

      Delete
    3. Aslında önlem alıyorum böyle şeylerden haberim olmasın diye. Gündüz televizyon açmıyorum. Akşam Şafak açıyor, o da Tamirat-Tadilat, Emlak Avcıları filan. Haberleri akşamüstü Yavuz Oğhan'ın radyo programından dinliyorum, bir de gündüz Evrensel gazetesine bakıyorum. Televizyonda haber de seyretmiyoruz. Bazen tartışma programı açıyor Şafak, öyle fonda kendi kendilerine kavga ediyor adamlar.

      Sabah 5 dakika hızlıca Twitter'a bakıyorum neler olmuş diye, sonra ertesi sabaha kadar bir daha bakmıyorum. Biraz Instagram'a bakıp kedi köpek layklıyorum, bütün gün Messenger ve emailim açık ama ara sıra kontrol ediyorum. Telefonumu sadece arama ve mesaj için kullanıyorum, mesajları ortalama 3 saat sonra farkediyorum, gelen aramaların da %50'sini duyup açıyorum. Whatsapp'ı mesela cart diye kaldırdım telefonumdan, tam bir manyaklık çünkü.

      Bu düzen içinde Palu ailesine denk gelmemeyi başarmışım. Sanırım gün içinde haberleştiğim 3-5 kişilik aile ve uzatmalı aile bireyleri de denk gelmemeyi başarmış, kimse bana Palu malu anlatmadı.

      Dur ben yazayım bunu, zaten günlerdir düşünüyordum. Bu anında mesajlaşma-anında haberdar olma işi benim çok sinirlerimi bozuyor.

      Delete
    4. Çok iyi etmişsin. Vatsapı silmedim ama ben de benzer durumdayım. Bilgisayar açık olduğu müddetçe sadece müzik var ya da abuk sabuk yutubırlar, ses olsun diye. Televizyonumuz zaten yok. Twitter'da da iç karartan her şeyi olabildiğince hızlı geçiyor, neymiş diye hiç kurcalamıyorum. Kuzenim bahsetmeseydi benim de hiç haberim olmayacaktı. İnsanlar aradıklarında %98 ulaşamıyorlar çünkü önemli bir telefon beklemiyorsam telefonum her daim sessizde. Birilerine ulaşasım olunca çat diye mesaj atıyorum, anında cevap da beklemiyorum ahahah sana da yaptığımdan biliyorsun zaten. Çok mühim bir şey olursa arıyorum. Böylesi çok temiz.

      Az önce gaflete düştüm bir aramaya cevap verdim, şimdi verdiğim buluşma vaadinden nasıl kurtulacağım diye tırnaklarımı kemiriyorum mesela...

      Delete
    5. Ay buluşma vaadleri en fenası ahhahhha :D Ben de dün akşamüstüne kadar kaçabildim o aileden, radyoda bahsettiler çünkü.

      Delete
  2. Haberin olmasın Palu ailesinden, öyle 5 dakikada bile kaçsan kurtulamazsın zira, en berbat gerilim filmi halt etmiş yanlarında. Ben sadece okudum sekte-i kalpten gidiyordum, bir de izlesem ne olurdu bilmem.
    Kete olsa da ben de yesem, şöyle içi kavrulmuş unlu falan. Arkadaşımın rahmetli Erzurumlu annesi nasıl nefis yapardı..
    Ye ye nereye kadar onu da bilemedim, dombili moduna geçtim yine...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay tamam o zaman, inşallah bir yerlerden fırlamazlar üzerime. Birkaç gündür twitter'a hiç bakmıyorum, hemen faydasını görmüşüm anlaşılan.

      En son Kars'ta bir çiftlikten peynir meynir söylerken baktım kete de satıyorlar, öyle ta Kars'tan geldiydi. Şafak keteden meteden anlamadığı için hepsini tek başıma yemiştim, ne güzeldi :) Tartılmıyorum aylardır çünkü kilo aldığımın farkındayım. Spora gitme düzenim de bozuldu. Ve bunlar hiç olmamış gibi börek yapmaya gidiyorum şimdi mutfağa ahhahhhah :D

      Delete
  3. Çok korku filmi izleyenler bence şifreyi kolay çözerler bence de ;P
    Barbar kocanın kurtarma reçetesine de bayıldım. 3 öğün yemek ve minnoş köpek yavruları
    :D Dünyanın en sevimli reçetesi olabilir bence

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ya di mi ama? Kendi kendine kapı mı açılıyor? Bardak mı yürüdü masada? Hemen tüyüyoruz, hiç uzatmanın alemi yok :D Valla reçete sevimli ama işe yarar mı emin değilim. Bana o odada köpek yavrularıyla 40 sene geçirirmişim ve hiçbir şey çözüme ulaşmazmış gibi geliyor.

      Delete
  4. kete'den kete'ye geçişte kahkayı bastım ofiste. neyse ki normal karşılanıyor bu çıkışlarım. öyle reşo olsa öyle kete olsa keşke de yesek. her şeyin yavlusu güzel değil bence ama konu kedi köpenk yavlusu ise aşırı güzeller. dişlerimi sıka sıka seviyorum. hele o göbeeeek :)
    evde ki çocukların fotolarını az koyuyon sosyal mecralara hasret kalıyoruz bak olmuyor bööle. bu serzenişimin de yeri gelmişti. havalar normal santigratlara gelince keşke ankaraya gelsem de sen de beni kitabevi gezisinde çıkartsan :) sonra sizin balkonda canavarları kıstırsam filan. yılsalar benden öyle deli sevsem onları. :) hayalim bu. teşekkürler. iyi günler.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay evet ya, her iki kete de yenir. Reşo da yenir üstüne :D Aslında prensip olarak yavru kedi ve köpeğe karşıyım, Koko ömrümden 10 sene götürdü büyüyene kadar. Yediği, kırdığı, kazdığı, deldiği her şeyi hâlâ hatırlıyorum :D Kızım koltuk kazdı ya, üçlü koltuğun ortasına yere doğru giden bir çukur açtı. İçine televizyon kumandası filan düşüyordu. Ohhh düşününce tansiyonum fırlıyor ahhahhha :D

      Ay lütfen gel Ankara'ya, her şeye rağmen bahar pek hoş geliyor buraya. Üstelik fazladan bir odamız da var, bir yatak ve bir başucu sehpasından ibaret. Gece de yatağa köpek servisimiz var :D Valla bak, ben dünden hazırım. Bir düşün <3

      Delete
  5. ben de cinayetlileri çok izliyorum sanırım... eller turuncu olunca millet melekler-şeytanlar diyor, ben işallah birini öldürmemişimdir uykumda diye düşünüyorum. :)) yine öldürememişim! :P

    yalnız yavru köpek fikri kadar parlağını yeminlen duymadım, oha diip gidiyorum...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Öldürseydin daha koyu renk olurdu diye düşünüyorum :D Artık önümüzdeki maçlara bakıcaz, ben her türlü destekliyorum.

      Urla'da dükkan mı açalım, "Üzerinize yavru köpek atılır" diye?

      Delete