İşte Benim Stilim yarışmacısı kızlar gibi soruyu tekrarlayarak nereye varmaya çalışıyorum bilmiyorum. "Bu kombinimle nereye gidiyoruuuuum? Beni istemeye geleceklermiiiş, evde söz kesilecekmiş."
Havalı bir şeyler yazabileyim diye yine dünden beri haldır haldır cevap düşünüyorum. Kompüterin başına oturalı bir saati geçti, oradan oraya atlıyorum. Kitap tanıtım yazısı okudum demin, "....yazarın saftirik yapıtlarında bir yeniden doğuş...". Satirikmiş meğer. Bazı günler ne yapsam olmuyor.
Neyse, kitap olsa İhsan Oktay Anar yazsın isterdim, nasıl olsa "Höst!" diyen yok. Bütün bu saçmalığın içinden ne güzel çıkardı Anar, hem belki birileri gece yatakta okurken kahkaha atardı. "Mina Nam Bir Zat: Ehemmiyetsiz Serüvenler"
Film olsa ne olurdu bilmiyorum ama müzikleri ne tuhaf olurdu, yıllar içinde nerelerden nerelere geldim. Mümkün olursa eğer, olmadık insanlar, olmadık şarkıları coverlasın isterdim. Ne bileyim mesela Erdal Erzincan bir Pearl Jam söylesin, Eddie Vedder gelsin "Diyarbekir yoluna le Diyarbekir yoluna" diye halaya girsin. Musa Eroğlu ile Miley Cyrus düet yapsın. Şimdi böyle yazınca bir boka benzemiyor ama olabiliyor böyle şeyler.
Ne Müslüm Gürses dinlerim ne de Bülent Ortaçgil ama bakın bu var:
Şalanjdan gene köpeğe geçeceğim, bu geçen gün Kudi'nin bebekliği diye koyduğum fotoğraftaki yavrular ev arıyor. O tweet'i ekleyeyim buraya:
Arkadaşlar bu minik yavruları sahiplendirmem lazım. Bu twiti elden ele dolaştırırsak sevinirim. @petlebi— Aykut (@aykuttelli) January 14, 2017
Yer: İstanbul-Bahçeşehir. pic.twitter.com/rNz9sEDSaT
Annelerinin fotoğrafını gördüm, bunlar ufak tefek olacak büyüyünce, Kudi gibi azman değil.
Boğazım ağrıyor, kafam zonklamaya başladı, gidiyorum ben. Adaçayı filan yapayım.






