Merkür şeyi varmış arkadaşlar, neden haber vermiyorsunuz? Bırakın yazı yazmayı, kompüteri açmazdım bilseydim. Kudi, iç parazit tabletlerini yutturduğumun gecesi her şeyi kustu. Salonun ortasına, kilimin üzerine. Tabletleri de mi kustu bilmiyorum, gözlerimi kapayıp temizledim ortalığı. Pek sevmediğim bir veterinerden aldım bu iç-dış parazit ilaçlarını, Kudi, ensesine dış parazit şeyini sürdükten sonra da atarlanmıştı. Çocuğa bok atıyorum ama ben de sürekli şüpheler içindeyim. Veteriner bir kadın aslında ama ne zaman gitsem kocası oturuyor, kadın yok ortalıkta. Annemin köpeklerinden biri Leishmania (ne siz sorun, ne ben anlatayım, korkunç bir hastalık), onun için bir tasma sordum. Adam içeri gidip karısını telefonla arayıp geri geldi, işime yaramayacak bir tasma gösterdi filan. İçim daralıyor böyle şeyler olunca.
Ay buraya da sorayım, belki bir bilen vardır. Şunu arıyorum:
Bu ya da pire, kene vesairenin yanında tatarcık ve sivrisinekleri de uzak tutan herhangi bir tasma. Bir ara internetlerde görmüştüm, şimdi hiçbir yerde bulamıyorum.
Köpenklerle devam ediyorum; sabah gördüm, orduda görev yapan köpekler onuruna pul serisi çıkıyormuş Amerika'da:
Ordu mordu umrumda değil, ne güzel grafik tasarım allahım! Biz de görürüz umarım bir gün işinin ehli insanların tasarladığı pulları. Mayıs ayında şu çıkmış mesela:
Nerede duruyor bu insanlar, anlayanınız var mı? Fon ne yani? Yeşillendirilmiş Mars yüzeyi mi? İnsanlar insan mı, vitrin mankeni mi, bunu da asla bilemeyeceğiz. "Hayaller"in Y'sinin koltuk değneği olduğunu anlamam 5 dakika sürdü. Amerikan pullarını tasarlayanlar diyecek ki "Fon, bayrağın renkleri; yıldız şunu temsil ediyor, bunu temsil ediyor." Biz ne diyeceğiz? "Yeşil radyoaktif atık var sanırım?"
Ergenliğimin süpermodeli Helena Christensen'le tek taraflı aşk-nefret ilişkim tam gaz sürüyor. (Instagram'da takip ediyorum yani kadını.) Köpeğini alıp Danimarka'ya ailesinin yanına gitti. Geçen gün story'sinde şunu gördüm:
Dikkatli bakarsanız, koltuğun köşesinde kürklere kıvrılmış yatıyor çocuk. Bunda bir şey yok. Dikkatinizi çekmek istediğim şey koltuğun üzerine serilmiş olan örtü, aynen benim ve milyonlarca köpekle yaşayan insanın serdiği gibi bir örtü. "Helena da insanmış!!" diye kocama yolladım.
Helena'nın insan olduğu konusunda şüphelerim var, köpeği de tüy dökmüyormuş deseler hemen inanırım. Ama allahaşkına bir bakın, bu kadın 51 yaşında.
51 yaş, çok yaşlı olduğu için değil. Kadın o kadar güzel ki 71 filan da farketmeyecek zaten. Şu durduğu yerden atlayıp yüzdü, valla sinirlerim bozuluyor ama kendimi de durduramıyorum.
Nazar etme ne olur, çalış senin de olur felsefesini izleyerek dambıllarımı ve matımı alayım. Sıcakta salona gitmeyi gözüm yemedi, zaten ne gerek var, evde kendi kendime de fenalık geçirebilirim, birkaç set mekik ve planke bakıyor o iş.
Güzel bir hafta sonu temennisiyle gidiyorum, gözlerinizden öbüyorum.



























